Çaycuma’ta konut üreten Ekrem Karaaslan’ın sahibi olduğu Ceylan İnşaat, 6 Mart 2024 tarihinde 1 milyon 650 bin lira peşin para ile satış sözleşmesi yapmış!
12 ay içinde teslim etmesi gereken daireyi sözleşme tarihi 18 ay geçmesine rağmen hala teslim etmemiş!
Sözleşmede yazılı mücbir sebeplerden hiçbiri olmamış!
Yani Çaycuma’da sel, deprem olmamış!
Ülke savaşa girmemiş!
İnşaat malzemesi temininde sıkıntı olmamış!
Kış sert geçmemiş!
Filyos Çayı kurumamış!
Peki sorun ne?
Vatandaştan parayı peşin alan Ekrem Karaaslan, daireyi neden teslim etmemiş?
Başkaca mücbir sebepler mi var?
İş hukuka gidecek!
Biz kamuoyunu bilgilendirmek için bir uyarı yaptık!
Gerisi yüklenici ve müşteriye kalmış!
Tapuyu görmeden parayı sıvayınca böyle oluyor demek ki!

Başkanın vasıfsız oğlu!

Bir dönem bir milletvekiline, kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunuyordu!
İşi o kadar arşa çıkarmıştı ki!
Milletvekili o kadar mükemmel biriydi ki!
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V) son peygamber olmasa o milletvekilini bize peygamber olarak yutturacaktı!
Ondan istediği verimi alamayınca, beklentileri karşılık bulmayınca, rotayı belediye başkanına çevirdi!
Başkandan menfaat temin etti!
Ama o iş de şu sıralar sallantıya girdi!
O nedenle başkanın vasıfsız oğluna bile, kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunuyor!
Halk dilinde ne dendiğini buraya yazmıyorum!
“Kendi adına telefon hattı bile alamayan, eşlerinin, annelerinin, babalarının, çocuklarının üzerinden ticaret yapmaya çalışan, iş insanıyım diye gezen niteliksiz dolandırıcıların yaşadığı kentin adıdır Zonguldak” diyor, noktayı koyuyorum!

Profesör olamazsın demedik!

Öyle büyük bir egoya sahip ki bu yazdığımız profesör!
Bir kere kentteki tek profesör bu!
Sonra, ülkedeki tek profesör bu!
Aslında dünyadaki tek profesör bu!
İnanılmaz bir ego!
Ama çalıştığı kurumdan ayrılmak zorunda kaldı!
Demek ki o kadar profesör değilmiş!
Hiçbir teklifi kabul görmedi!
Kurum hiç esnemedi!
Çünkü herkes bıkmış!
Egosu yüksek!
Ama çapı düşük!
Öyle olmasa burada ne işi var değil mi?
Biz ona profesör olamazsın demedik!
Adam olamazsın dedik!

Gelin adaylarını işe alıyor

Pusula’ya enteresan bilgiler geliyor!
Bir belediye yine personel alıyormuş!
Hatta almış gibi!
Alınanların ya da alınacak olanların içinde gelin/gelin adayı varmış!
Acaba hangi belediye ki!
Başkan, işsiz/güçsüz bir kızı gelin almak istemiyormuş!
O nedenle önce kızı iş/güç sahibi yapacakmış!
İşe alacakmış!
Sonra oğluna alacakmış!
Cumhuriyet tarihinde böyle vizyonsuz bir yönetim görmemiştik!
Hayırlara vesile olur inşallah!
Kız işe girince oğlanı bırakırsa ne olacak?
Yeni bir gelin adayı mı işe alınacak?
Babasının güvenip ofisini devretmediği bir çocuğa, bir baba kızını nasıl verecek?
İzleyelim, eğlenelim!

Karanlık

“Bazen karanlık bir yerde olduğunda gömüldüğünü düşünürsün,
ama aslında ekilmişsindir” sözünü çok beğeniyorum!
Söz bazen yazdığımız gibi oluyor!
Yani insan bazen tohum gibi ekildiğini hissediyor!
Bazen fidan gibi dikildiğini hissediyor!
Bazen gerçekten sevildiğini hissediyor!
O nedenle karanlıkta kalmayın!
Kalırsanız karamsar olmayın!
Ne demiş Victor Hugo?
“Gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden az önceki andır.”
Son söz:
“Karanlık aydınlığa kavuşur elbet
Siz o gün bayramı kutlamayı görün”