Zonguldak’ta,
Tahsin Erdem’in kibri yüzünden,
Trafik kazasında üç insan öldü.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan tarafından,
Üst geçit yapımı için toplantıya davet edilen Erdem,
Bunu bile bile toplantıda maraz çıkardı.
Mustafa Çağlayan’ın orada olması,
Sürprizmiş gibi!
Zonguldak Belediyesi,
Üst geçit bakımlarını kabul etmediği için,
Bu yatırım gerçekleşmedi.
Şaşırmamak gerekiyor.
Yakınen şahit olduğum bir durumu aktarayım.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu,
Fevkani Köprüsü yıkımından önce,
Esnafın nabzını tutmak için,
Köprüaltında ziyaretlerde bulundu.
Esnaf köprü yıkılsın istemiyor.
Bahaneler buluyordu.
Bir tanesi, “Sayın Valim bu köprü Zonguldak’ın simgesi” demişti.
Vali Bey de, “Madem simge! Bir boya bile vurmamışsınız” demişti.
CHP’li belediyeler döneminde,
Köprüye bir boya bile vurulmamıştı.
Muharrem Akdemir döneminde,
Köprü üstüne,
Saksılar ile çiçek koyulmuştu.
Bir dokunuş odur yani!
Üst geçit yapılsaydı.
Bu zihniyet o köprüye de bakmazdı.
Ama Tahsin Erdem,
Miras yemeye gelince,
Kimse eline su dökemiyor.
Sahil düzenlemesi Ömer Selim Alan döneminde olmasaydı,
Kent Lokantası nereye yapılacaktı?
Okuma salonu?
Emekli Kıraathanesi?
Belediye Sineması’na,
Ömer Selim Alan dönemine kadar,
Bir koltuk dahi koymadı CHP’li belediyeler.
Belediye Sineması,
Demir Ailesinden alındıktan sonra,
Çivi dahi çakılmadı.
O da Ömer Selim Alan döneminde yapıldı.
‘Eser siyaseti’ dedikleri bu işte!
Tahsin Erdem bir gün gidince,
Hangi eseri bırakacak?
İBB’den aldığı,
Halk Ekmek büfelerini mi?
Tahsin Erdem’e tavsiyem,
Eser siyaseti yapsın.
Jurnalciliği bıraksın.
Batuhan Karamalak’ın kiminle oturduğunun fotoğrafını atanları,
Acilen belediyeye almalı.
Sanırım Başkan,
CHP’lileri fişlemeye başladı.
Benim fotoğrafımı çeken kadını işe almalı.
Keza kocası son dönemde,
Halisünasyon görmeye başladı.
Aynı patronu gibi.
Ben anlamıyorum.
Bira içerek bu kafalarını nasıl yaşıyorlar?
Bu bambaşka bir maharet!
Ama aslında gazeteci ağabeyi bunun aklına giriyor.
Ağabeyi dedikoduları üretiyor.
Bu garibimi kullanıyor.
Keza kendi yazamıyor.
Masa başında uydurdukları yalanı,
Bu ‘ergene’ yazdırıyorlar.
Ağabeyi şimdilerde,
Aynı ideolojiden beslenip,
Memleketin başına terör belası olan yerleri geziyor.
Basın teröristleri de Zonguldak’ta işte!
Neyse!
Tahsin Başkan!
Jurnacilerini kesinlikle işe al!
Şahtınız şahbaz olursunuz!
Onlar eksik kalmasın.
Ama onlarla mücadeleye devam edeceğim.
Sektördeki ölümlerine kaza namazı kılınana dek!
* * * * * * * * * *
Kamusal işlere,
Bu ara çok meraklı olan Akın Kavi,
Çevre yolunda yaşanan kazaların ardından,
Sağduyulu bir yazı yazmış.
‘Bu sorun siyasete meze edilmeyecek kadar büyük’ demiş.
Hafriyat alanı olan Kavi,
Diğer hafriyat alanları içinde,
Siyaset üstü yaklaşımlar sergilemişti.
Yazısında kolladığı Tahsin Erdem,
Üst geçit yapılmasına onay vermedi.
Aynı Tahsin Erdem,
Akın Kavi hafriyat alanı yapsın diye,
Büyük mücadele verdi!
Ali Rıza Ağabey diyor ya, “Kentini değil kendini düşünenler” diye.
Bir tezahürde burada karşımıza çıkıyor.
Bence,
Üst geçidi Akın Kavi’ye yaptıralım.
Erdem ile Kavi anlaşsın.
Üst geçide gişe koyduralım.
Bir de Akın Kavi’yi ekonomik olarak böyle kurtarmayı deneyelim.
Hem de yap, işlet, devret modelini hayata geçirmiş oluruz.
Ama işte o zamanda,
Ne Ozan Varol,
Ne borç aldıkları tefeciler,
Ne Rektör hoca,
Ne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü,
Ne Ali Rıza Tığ,
Ne Batuhan Karamalak…
Kimseyi buradan geçirmezler.
Böyle de kamu yatırımı olmaz!
* * * * * * * *
Sosyal medyadan bakıyorum.
Bir tane köle neler yazmış öyle!
Ne büyük büyük laflar!
Bundan sonra ona ‘Kuki’ diyeceğim.
‘Gibi’ dizisi çok meşhur.
Dizinin ‘Kuki’ bölümünde kadınlara para vererek kendi talebiyle kölelik yapan fetişist erkekler var.
Tabi ‘Kuki’ o bölümde kölelik yaparak kendisine para verileceğini düşünüyor.
Ama halbuki kadının alması lazım.
Kadın verdiği hizmetin faturasını çıkarıyor.
İlkkan ise ‘Kölelik yevmiyesini’ istiyor.
Kadın da görüntüleri yaymakla tehdit ediyor.
Yılmaz parayı bularak Kuki’nin görüntülerini alıyor.
İlkkan ile Yılmaz tartışırken şu replik hayatımıza giriyor, “Bak sen şu Kuki’nin dediklerine, bak ya! Bak şu kölenin ağzından çıkanlara bak ya!”