Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar neticesinde şüphelilerce belediye şirketi olan Bolu Bel Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine gelir sağlamak için il merkezinde faaliyet gösteren marketlerle reklam sözleşmesi yapılmasının istendiği, bu kapsamda market temsilcileri ile yüz yüze ve telefonda görüşülerek ve de belediyenin denetim yetkisi kullanılarak marketlerin reklam sözleşmesi yapmak zorunda bırakıldıkları değerlendirildi.
Artık şunu çok net görebiliyoruz!
CHP’li Belediye Başkanlarına yönelik operasyonlar Zonguldak sınırına dayandı!
CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in hoplayıp zıplaması, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a zeytin dalı uzatması, barışmak ve görüşmek için dokuz takla atması bu yüzden!
Şimdi Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in 23 aylık görev süresince devirdiği çamlara bakalım!
1- Personel alımlarında usulsüzlük! Tahsin Erdem belediyeye akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, CHP İl ve Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanlarını ve delege ağalarının çocuklarını İŞKUR’a bilgi vermeden aldı. İŞKUR’a personel başı ödenecek 30 bin lira usulsüzlük cezasını belediye kasasından ödedi! İstediği personeli alabilmek için torpil yaptı, cebinden ödemesi gereken parayı belediyeden ödedi! Kamuyu zarara uğrattı, görevi kötüye kullandı!
2- Zonguldak’ta şantiyesi olan müteahhitlerden zorla bağış aldı! Toplanan paralarla geçen yıl Ramazan ayında kumanya dağıttı.
3- Merkez Çarşısı inşaatını yapacak olan müteahhitler ile bağış pazarlığı yaptı. Peşin parada anlaştığı müteahhit ile anlaştı. Kalan bakiyeyi taksitlendirdi. Ama sonra parayı peşin istedi.
4- Zonguldak Belediyesi’ne sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerden 20 milyon lira borcu olan Akın Kavi’den tahsilat yapmadı. Akın Kavi’nin annesi adına kayıtlı araziyi hafriyat alanı ilan ederek belediyeye 20 milyon lira borcu olan kişiye yeni kaynak yarattı.
5- Zonguldak’taki asansör bakım işini İstanbullu bir firmaya verdi. Tepkiler üzerine sözleşmeyi iptal edip eskiden olduğu gibi Makina Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi ile anlaştı.
6- CHP Kurultayı’nı bahane ederek eşi ve oğlu ile birlikte resmi makam aracı ile Ankara’ya Melek Mosso konserine giden Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, görevini kötüye kullanmış ve kamuyu zarara uğratmıştır.
7- Zonguldak Belediyesi Halk Ekmek Fırını’na ekmek tedarik işi CHP’li bir firmaya verildi. Sonra başka bir firma ile anlaşıldı. İhale duyurusu yapılmadı. Bu tip işlerin hiç birinde açık ihale yapılmadı.
8- Bazı müteahhitler Belediye Başkanlığı makamına çağırıldı, hangi hafriyat alanının kullanılması gerektiği hatırlatıldı.
9- Belediye Başkanı, kat maliklerinden onay, belediyeden izin almadan kaçak olarak yapılan terasa ailece misafir oldu. Kaçak terasa işlem yapmadı.
28 Şubat iftarı
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kuruluşundan bugüne partiye emeği geçen yaklaşık 2 bin kişiyi Kozlu Spor Salonu’nda ağırladı!
İftarın 28 Şubat’a denk getirilmesi partiye gönül verenleri mutlu etti.
Bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat’ın etkileri AK Parti’nin iktidarı kadar sürmemişti!
İftara katılanlar, böylesi büyük organizasyonların güç olduğunu, aksaklıklar yaşanabileceğini, ancak bu iftarın kusursuz olduğunu söylediler!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve ekibi bu iftara günler öncesinden hazırlandı!
Mustafa Çağlayan ve eşi, konukları kapıda karşıladı.
Spor salonunda değil de evde verilen iftar yemeği havası yaratıldı!
İlahiler, dualar, konuşmalar, sohbetler, anılar, kahkahalar, hüzünler.
İlk il başkanından son il başkanına kadar herkes oradaydı.
AK Parti’nin neden bunca yıl iktidarda kalabildiğinin örneği bu iftardı.
Senin karın olduğunu bilmiyordum!
Zonguldak’ta iş, hukuk ve magazin dünyasını sarsan olayın perde arkası aralanıyor!
Hukukçu kadın, kendisini taciz eden iş insanına, Zonguldak’ta kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği gerçekleri çatır çatır söyledi!
Olayın manipüle edilmeye çalışılmasının nedeni bu gerçekler!
İş insanı, olay sonrası taciz ettiği kadının kocasını arayıp, “Senin karın olduğunu bilmiyordum” dedi!
Kadın hukukçu, kendisine müdahale eden diğer kadın hukukçuya da çatır çatır konuştu!
Bildiği gerçekleri konuşan hukukçu kadın hakkında elli türlü tezvirat yapılıyor, yaptırılıyor!
Konumuz, hukukçu kadın değil!
Konumuz, hukukçu kadının uğradığı taciz!
Konumuz hukukçu kadının söyledikleri!
Biz buradan yürüyeceğiz!
Şimdi bir kadının uğradığı tacizi örtmek, manipüle etmek için algı üretmenin anlamı yok!
İnsanlar bugüne kadar yaşına hürmet ettikleri için yıllarca sessiz kaldıkları iş insanının artık durulması gerektiğini söylüyorlar!
Zaten yakın tarihte prostat ameliyatı olan bu huysuz iş insanının alkollü mekanlardan ve kadınlardan uzak durması, bir an evvel ev hayatına dönmesini istiyorlar!
Sarı nokta - Kırmızı nokta
Sarı nokta hastalığı, gözün retina tabakasındaki makula (sarı nokta) bölgesinin zarar görmesi sonucu oluşan ve merkezi görmeyi bozan bir hastalıktır.
Kişi tam karşısına baktığı yeri net göremez.
Ortada bulanık, eğri veya karanlık leke oluşabilir.
Yan görüş genelde korunur, yani tamamen körlük nadirdir.
Düz çizgileri eğri görür.
Yüzleri seçmekte zorlanır.
Işığa daha fazla ihtiyaç duyar.
Özellikle 50 yaş üstünde, tansiyon ve kolesterol hastalarında görülür!
Bizim iş insanı böyle bir hatalığın pençesinde iken, kavanoz dipli gözlük kullanırken, araba süremediği için şoför kullanırken, mekanlarda gözüne kestirdiği kadınlara, “Ben Zonguldak’ta sizin kadar güzel bir kadını nasıl fark edemedim?” diyebiliyor!
Ulan körsün!
Yoldaki düz çizgiyi bile eğri görüyorsun!
Güzel kadını nasıl göreceksin!
Onlar da seni değil zaten; paranı görüyor!