Hepimiz bilmeliyiz ki, Zonguldak henüz üniversite olgusunu tam olarak kavrayamadı.
Üniversiteyi tam olarak benimseyememiş hala geniş bir kitle var.
Başka illerdeki üniversite-kent ilişkilerine imrenirken, burnunun dibindeki üniversiteyi göremeyen bir kesim var.
Mesela kentteki politikalar, hizmetler üzerine fikir ve zikir tartışmasına giren çevrelere bakalım.
Siyasi partilere,
derneklere,
esnaf odalarına,
kamu kurumlarına.
Onları hiç; üniversiteye katkı sağlamayı amaçlayan açıklamalar yaparken görebilir misiniz?
Kentle üniversite arasındaki cam duvarı kıracak, sosyal, bilimsel, kültürel buluşmaların hangisinde varlar?
Yoklar.
[*][*][*]
Oysa Zonguldak&[#]8217;ta siyaset yapan tüm isimlerin en çok üzerinde durması gereken yerlerden birinin üniversite olması gerekmiyor mu?
İnanıyorum daha rektörünün adını bilmeyen, üniversiteyi tıp fakültesi hastanesi kabul eden nice siyasiler var.
Durum böyle olunca, üniversite ile kent ne yazık ki birbirinden kopuk ve amaçsız bir yaşam sıvısı oluşuyor.
Toprak ile su birbirine kavuşamıyor.
[*][*][*]
Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;nde dün çok anlamlı bir etkinlik vardı.
ZOKEV ve Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin zaman zaman gündeme getirdiği Zonguldak&[#]8217;ın ilk gazetecisi Tahir Karauğuz, artık Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;nde yaşayacak.
Genç ve girişimci Öğretim Görevlisi Yücel Namal&[#]8217;ın çabalarıyla üniversiteye davet edilen Doğu Karaoğuz (Karauğuz) babasına ait hatıraları bağışlamaya karar vermişti.
Yaklaşık 2 yıl geçti.
[*][*][*]
Bu düşünceye Rektör Prof.Dr.Mahmut Özer de sahip çıkarak destekledi.
Geçtiğimiz aylarda Tahir Karauğuz&[#]8217;un ismi sık kullanılan salonlardan birine verildi.
Sonrasında da o salonun karşısında mini müze diyebileceğimiz bir hatıra köşesi oluşturuldu.
Organizasyonun başında yine Yücel Namal hoca vardı.
Doğu Bey bu anlamlı günde oradaydı.
Can Polat Pamay, açılışa Doğu Karaoğuz&[#]8217;un Çelikel Lisesi&[#]8217;nin arşivinden çıkardığı notları, izin günlerini belirten evraklarıyla katılarak hoş bir jest yaptı.
Çelikel&[#]8217;in renklerinden oluşan kaşkolu da Doğu Bey&[#]8217;in boynuna asmayı ihmal etmedi.
Zonguldak&[#]8217;ın ilk gazetecisinin kullandığı daktilodan, çıkardığı bazı gazete, dergi, kitap ve fotoğraflar bu sergide mini müzede yer alıyor.
[*][*][*]
Doğu Bey&[#]8217;e bu paylaşımları adına ne kadar teşekkür edilse azdır.
Bu çaba ve destek, kapsamlı bir basın müzesinin yolunu açmalı.
Bu düşünce Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin hedefiydi, ama olmadı.
Kentin üniversitesi ise bu düşünceye sahip çıkarak olgunlaştırdı ve imkanlarını da kullanarak bir ilke imza attı.
Rektör Mahmut Özer, Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak&[#]8217;ı yazanların kitaplarından bir kütüphane oluşturacaklarını söyledi.
Bu konuda gazetecilerden ve kültür-sanat çevrelerinde yardım istedi.
Özer&[#]8217;i yürekten kutluyoruz.
[*][*][*]
Bu konuda katkı sağlaması gerekenler mutlaka destek olmalı.
Parçalanmış, darmadağın olmuş camianın eserlerini en doğru toplanabileceği yer üniversite.
Bu çalışmalar esas adıyla Karaelmas Üniversitesi&[#]8217;nin eksik dokularını tamamlayacak.
Tahir Karauğuz&[#]8217;dan sonra akla gelen ilk isim Ahmat Naim Çıladır.
Oğlu Sina Çıladır henüz aramızdayken Ahmet Naim Çıladır için de bir hatıra köşesi oluşturulabilir.
İz bırakmış gazeteciler, gazetelerin yer aldığı basın müzesi düşüncesi hızlandırılabilir.
Rektör Mahmut Özer ve öğretim üyesi Yücel Namal ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Bize düşen görevi yerine getirmeye hazırız.
[*][*][*]
Üniversiteye her konuda sahip çıkması gereken farklı çevrelere gelince;
Bu kent adına siyaset yapacaksanız önce üniversiteye dokunmak, onu ve önemini anlamak zorundasınız.
Tüm politik, ideolojik kompleksleri bir yana bırakıp, üniversiteyi ortak bir değer olarak görmek ve benimsemek zorundasınız.
Gösterilecek bu ilgi karşısında üniversite yönetimleri kapıları daha fazla açacaktır.
Bu değişim sürecini hızlandırmak ise Rektör Bey de bitiyor.
Köktürk&[#]8217;ten &[#]8216;Haberal&[#]8217; çıkışı ve diğerleri!
CHP Kongresinin ardından CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;le sohbet ettik.
Sorularımızdan biri de Haberal Ailesinin fertlerinden Erkan Haberal ve Cevdet Uğurlu&[#]8217;nun il başkanlığı seçimi sürecindeki müdahaleleriyle ilgiliydi.
Kamuoyunda;
&[#]8220;CHP&[#]8217;yi MHP&[#]8217;liler şekillendiriyor&[#]8221; diye, fırtına kopartanların salonda bu bağlamda tek somut bir söz söylememiş olmaları ne anlama geliyordu?
Köktürk, kendisinin de hedef olmasına neden olan bu eleştirilere ilk kez yanıt verdi;
&[#]8220;Hoca partimize katkı sağlamıştır.
Seçimlerde çok ciddi bir oy almıştır.
Parti meclisi toplantısında genel seçimlerden sonra yapılan ilk toplantıda Zonguldak&[#]8217;ın üzeri sarı kalemle işaretlenmişti.
Yüzde 24&[#]8217;ten yüzde 37,5 çıkan yüzde 13,5&[#]8217;luk ciddi bir oy artışı vardır.
Bunda benimde emeğim var, diğer çalışan arkadaşlarımızın da emeği var.
Ama bizimle beraber hocamızın ve onun için çaba ve katkı gösteren insanlarında emeği var. Emeği yok saymak, emeği dışlamak da çok doğru bir anlayış değildir&[#]8221; dedi.
Mehmet Haberal, kongre sürecine katılmak için cezaevinden izin alamayacağına göre, onun adına birilerinin müdahalesi çok normal.
Köktürk bu konuda yerden göğe kadar haklı&[#]8230;
Seçim dönemindeki çabanın bir vefası olmalı.
Ancak bunun için diğer partililerin emekleri de yok sayılmamalıydı.
Köktürk, Parti Meclisi Üyesi sıfatıyla, emeği geçen başka partilileri de kırıp dökmeden bu süreci geçebilirdi.
Sergi salonu mu, kebapçı mı?
Zonguldak&[#]8217;ın ana caddesinde tek sergi salonu var.
Daha doğrusu var-dı!
Emral Çarşısı yanında bulunan Güzel Sanatlar Galerisi restorasyon için Özel İdare&[#]8217;ye devredildi.
Restorasyon bitince yeniden Kültür ve Turizm Müdürlüğü&[#]8217;ne devredilecekti.
3 yıl geçti.
Restorasyon adı altında yapılan inşaat bitti, ama teslim edilemedi.
Projelendirmenin deprem güçlendirmesine göre yapılmadığı anlaşıldı.
Müteahhit sorunu yaşandı.
Yeniden ihale edildi.
Kültür-sanatın adresi ve buluşma noktası olan bu güzelim yer, o kadar badana-boya ve tadilattan sonra, hayır kurumlarının kermes yeri oldu.
İçeride istemediğiniz kadar tüpgaz, tencere, tava var.
Yani kebapçıya dönmüş.
Kimsenin hayır işine bir şey dediğimiz yok.
Ancak bu kentin sanatçılarına kapatılan yerin, kermesler için kullanılması yanlış.
Orada yangın çıkarsa, hesabını kim verecek?