Türkiye&8217;de aklı olan insanın aklı almayacak işler oluyor.
Zonguldak farklı değil.
Nispeten daha iyi olsa da durum aynı.
İktidar konuşuyor.
Yıllardır konuşuyor.
Yılların acı gerçekleri söylerken arada kaptırıyor!
Kimse anlamıyor bile!
Muhalefet farklı değil.
Emeklemekten kurtulamadılar.
Ordu.
Yargı.
Medya.
Spor.
İş hayatı.
Kültür sanat
Ve diğerleri.
Hepsinin üzerine siyaset sosu dökülüyor.
Herkese yediriliyor.
Bütün bu camiaların mensupları da balıklama dalıyor konuya.
Herkes bir parça kapma derdinde.
Diyelim ki iktidar işi biliyor.
Stratejik planlar geliştiriyor ve uyguluyor.
Bu nedenlerle ısrarla oyunu koruyor.
Bu gidişle de koruyacak.
Siyasi didişme toplumsal didişmeyi hızla körüklüyor.
Herkesin her şeyin farkında olduğu memlekette her şey çok anormalmiş gibi haz alma duyusunu tatmin etmeye çalışan bir taban bekliyor.
Kamplaşma iktidara yarıyor.
Muhalefet tezgaha geliyor.
Kimse kavga gürültü çıkarmasa iktidar mensupları çıkarıyor.
Mevcudiyetlerini devam ettirme sistemi böyle işliyor.
Bu muhalefet anlayışı iktidarla bu şekilde baş edemez.
Önce bir derin nefes alıp düşünüp yöntem bulmaları gerekir.
İktidarı destekleyen insanları kazanmanın veya insanları etkilemenin doğru bir yolunu bulmaları gerekiyor.
Bırakın iktidarla uğraşmayı iç sorunları nedeniyle nefes alamıyorlar.
Ciddi sorunların bile sulandırıldığı bir ülke olduk.
Bir tarafta özgürlükler gelişirken toplumdaki kamplaşma acaba 80 öncesine mi dönüyor?
O günleri bilenler, yaşayanların endişesi daha fazla.
Pek çok alanda dış güçlerin tezgahı ile oyuna getirilmiş vatandaşlar kendinden beklenmeyecek her şeyi yapar duruma geldi.
Demokrasiyi, hak arayışını, özgürlüğü, demokratik katılımı, muhalefeti bir birine karıştırmış siyasetçiler üç konuda çok başarılı.
Sulandırma&8230; Bulandırma.. Çamura yatma!
Yaygın siyasette durum bu.
Yerelde de durum farklı değil.
Kendi değerlerinden kendi düşüncesini olgunlaştıramamış, kendinden başkasını yok sayan toplum giderek insanlıktan uzaklaşıyor!
Kusura bakmayın.
Siyasi kavgalara veya bilinçli politize edilmiş olaylara sırtını yaslayarak beslenme alışkanlığı içinde olanları kutlamak gerekir.
O da bir başarıdır.
Belki de gereklilik, zorunluluk!
Bugünler onların dönemi.
Birileri bilerek bu kamplaştırma çabasının peşinden gidecek.
Birileri gitmeyecek.
Bir daha düşünün.
Siz siz olun konuları işine gelmediğinde sulandıran, korktuğunda bulandıran, işine gelmediğinde çamura yatanlardan olmayın.
Fotoğraf özrü
Dünkü &8216;Vatandaş ne yediğini bilmek istiyor&8217; haberinde kullanılan fotoğrafın üzerine &8216;Arşiv&8217; yazmamız gerekiyordu.
Fotoğraflarda bulunan kişilerden biri Zonguldak Belediyesi eski Zabıta Müdürü Nazmi Çolban&8217;ın haklı bir sitemi oldu.
Hassas bir konuda kullandığımız fotoğraflar konusunda daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor.
Çolban&8217;dan özür diliyor anlayışı için teşekkür ediyorum.
Ramis Muslu kaybetti. Osman Tutkun kazandı
Ramis Muslu GMİS Genel Başkanı olduktan sonra sendika çevrelerinde çok önemli adımlar atıldı.
Çetin Altun ve Ramazan Denizer döneminde alınan ağır yaraların ardından tedavi dönemi başlamıştı.
Seçim vakti geldi çattı.
Ve uzlaşı ve reform yanıyla öne çıkan Ramis Muslu kendi seçim bölgesinde kendisi gibi yönetici olan Osman Tutkun karşısında kaybetti.
40 fark fazla değil ama sonuç önemli.
Demek ki göremediğimiz etkenler varmış.
Osman Tutkun için azmin zaferi demek daha doğru olur.
İşçi ile olan yakın diyalogunu sandığa çok güzel yansıttı.
Şimdi diğer şubelerin seçim sonuçlarını bekleyip kimin Genel Başkan olacağını göreceğiz.
Tutkun, dediğini yaptı.
Derseniz; &8220;İşçi neye göre tercih yaptı&8221; diye.
Sanırım onu en güzel Ramis Muslu ile Osman Tutkun izah edebilir!
Çalışanlar ve kurum için bundan sonrası önemli.
Tutkun&8217;a ve maden işçisine hayırlı olsun.
Ramis Muslu&8217;ya emekleri için teşekkürler.