Zonguldak’ta,
Son günlerde,
Bazı medya organları,
Ve,
Sosyal medya fenomenleri tarafından,
Yaygara koparılıyor.
Aslında bunlar,
Sosyal medya fenomeni değil.
Sosyal medya menemeni.
Ömer Selim Alan’ı hedef alan paylaşımlar,
Aslında bir siyasetin mamülü değil.
Tamamen,
Kişisel hırs ve çıkarların sonucu.
Belediyeden talep et.
Kabul görmesin.
Uuuuu Ömer Selim Alan de!
Çocuğunu,
Liyakatsiz şekilde işe koymaya çalış.
Kabul görmesin.
Ovvvv Ömer Selim Alan haindir de!
Şehrin yarısı,
Belediyede çalışmak istiyor.
Diğer yarısını yönetmek istiyor.
Yahu böyle bir durum mümkün mü?
Sonra dönüyorlar,
Alan’ın muhalifleri AK Parti içinde diyorlar.
Doğru,
Haklılar!
Kendi meclis üyesi bile,
Kafa haplarını unuttuğu zaman,
Ömer Selim Alan’ı hedef alıyor.
Olsun.
Muhalifi de içeriden olsun.
İbn-i Rüşd’ün güzel bir sözü var.
“Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zira sahih dönüşümler hep içten gelir.”…
Öyle ya!
Muhalefet içeriden gelirse,
Belki her şey daha güzel olur.
İnsan kaynağı daha katmanlı bir AK Parti,
Daha liyakatli bir Zonguldak olur.
*    *    *    *    *    *    *    *    *
MHP’de,
Aday adaylık süreci devam ediyor.
Ülkü Ocakları İl Başkanı Gökmen Karali,
Merkez İlçe için,
Belediye başkan aday adaylığı başvurusunda bulundu.
Elini bir şekil taşın altına koydu.
Ancak bu hamle,
Acaba ittifak olmayacak mı?
Sorusunu akıllara getirdi.
Öte yandan,
Kozlu Belediye Başkan aday adaylığı için,
Eski ilçe başkanı,
Muhammet Özdemir başvuru yaptı.
Kriminal vakalar ile,
Sıkça anılan Özdemir’i,
Medeni cesareti için kutluyorum.
Sedat Peker ile fotoğraf koyan,
Oğluna gazeteci tehdit ettirten ,
Siyasi nezaket gereği ‘Aday yapılmayan’,
Ama aslında görevden alınan Özdemir,
Belediye başkan olma hayali kurmuş.
Sanırım,
Uzayan gecelerde kuruyor bu hayalleri.
Olsa olsa narkoz etkisi falandır bu.
Yazık ki,
MHP’nin insan kaynağı bu kadar.
Muhammet Özdemir’e kaldıysa bu işler.
Vay anam vay!
Özdemir’e Niyazi Mısrı’nin şiir ile veda edelim;
Karıncalar gibi sen, ufak ufak yürürsün.
Meleklerden ileri, seyrânı arzularsın!
*
Topuğuna çıkmadan, suyu deniz sanırsın
Sen dereyi geçmeden ummanı arzularsın!
*
Haydi Niyazî yürü, atma okun ileri
Derdiyle kul olmadan sultânı arzularsın!
*    *    *    *    *    *    *    *    *    
Bazen Zonguldak’ın olaylarını,
Tarihi olaylar ile düşünüyorum.
Kara mizah yapasım geliyor.
Yav düşünsenize,
Yıl 1453…
İstanbul’u feth etmişsin.
Karakterler farklı olsun.
Mesela Fatih Sultan Mehmet,
Ömer Selim Alan’mış gtibi düşünelim.
Ulan İstanbul’u feth ediyorsun.
Atınç Kayınova ‘İyi feth edemedin’ diyor.
Tahsin Erdem, “Fetih sırasında çok para harcadın. Ben iyi bir hesap uzmanıyım” diyor.
Fırat Birkan,
İstanbul’un fethini beğeniyor.
Ama diyor ki, “Bu şehre bir mimar lazım”.
Savaş hali tabi yıkık dökük ortalık.
Gemileri karadan yürütüyorsun.
CHP Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu gemiler ile fotoğraf vererek, “Gemilerin tahtaları TOKİ tarafından yapıldı. Sağlam değil” diyor.
Savaş sırasında,
Yıkılan körünün üzerinde şiirler okunuyor.
Köprü altı esnafı,
Esnaf kethüdasına gidip,
Ömer Selim’i şikayet ediyor.
Nejdet Tıskaoğlu ile Cem Küçük,
Fetih sonrası diplomasi yapıyor.
Medyaya haber yaptırıyorlar, “Yeni Sultan Nejdet Tıskaoğlu  mu?” diye.
Özcan Ulupınar,
Feth edeni beğenmiyor.
Yeni hanedanlık peşine düşüyor.
Tüm bunlar varken,
Sadece sizle Bizans mı uğraşıyor sanki?
Bunlar varken,
Bizans’a ne gerek var.
Bunlar da yetmiyor!
Gemileri karadan sen yürütüyorsun.
Aydın Arıcı çıkıyor.
‘Allah için hizmet yaptık. Vatandaş için varız. Ömer Selim Alan Allah belanı versin” diyor.
Kemal Aydın fetihten sonra çıkıyor, “Haçen biz bu davanun başunda varduk” diyor.
Allahım bu nasıl bir hayal!
Ürktüm.
Neyse!
Ömer Selim Alan,
İkinci seçimini de alırsa,
Artık isminin ortasına,
Sultan ünvanı koyulur.
Ömer Selim Sultan Alan…