Fazlı Erdoğan, AK Parti&[#]8217;den milletvekili olduğunda, Ereğli&[#]8217;de müthiş bir otoritesi olmuştu.

Bürokrasi ondan, siyaset ondan, teşkilat ondan soruluyordu.

Dönemin AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, Genel Merkez yöneticilerinin isteği üzerine, Ereğli yolunda, Belediye Başkanı Halil Posbıyık&[#]8217;la buluşmuştu.

Posbıyık, o tarihte AK Parti&[#]8217;ye geçmeyi kabul etmişti.

Genel Merkez&[#]8217;e bu sıcak mesaj iletildiğinde, büyük bir memnuniyet yaşanmıştı.

Polat Türkmen heyecanlıydı.

Ama durumu haber alan Fazlı Erdoğan, hemen partisinin ilçe yönetimini topladı.

Halil Posbıyık&[#]8217;ın partiye girişine engel olmak için bir karar aldı, bu kararı da karar defterine yazdırdı.

Posbıyık&[#]8217;ın AK Parti&[#]8217;ye geçişinin önünü tıkadı.

Bu olay, beraberinde bambaşka sorunları da getirdi.

Eğer Halil Posbıyık, AK Parti&[#]8217;ye geçseydi, Murat Sesli, Belediye Başkanı olmayacaktı.

Ereğli&[#]8217;deki operasyon olmayacaktı.

Ereğli Belediyesi iki dönemdir AK Parti&[#]8217;de olacaktı.

Ereğli&[#]8217;nin birçok sorunu çoktan çözülmüş olacaktı.

Balıkçı lokantaları yerinde duracak, kentte huzur olacaktı.

Erdemir özelleşirken, birçok arsa ve bina Ereğli&[#]8217;ye kalacaktı.

Erdemir&[#]8217;le çatışma olmayacaktı.

Ereğli&[#]8217;nin önü açılacak, bugünkü kriz yaşanmayacaktı.

Fazlı Erdoğan&[#]8217;ın tek adamlık hırsı, Halil Posbıyık&[#]8217;ı tek adam yaptı.

Şimdi durum ne?

Fazlı Erdoğan, servetine servet kattı, Ankara&[#]8217;da yaşıyor.

Halil Posbıyık, Ereğli&[#]8217;de kendi halinde mücadele veriyor.

Olan Ereğli&[#]8217;ye oluyor.

AK Parti, &[#]8220;Ereğli&[#]8217;yi Halil Posbıyık&[#]8217;tan nasıl alırız?&[#]8221; diye hesap yapıyor.

Posbıyık ise, dördüncü kez seçimi almak için mücadele ediyor.

Ey Fazlı Erdoğan, yaptığın hesap kendi adına tuttu.

Ama Ereğli adına tutmadı.

Bunun vebali sana yeter.

Artar bile&[#]8230;

Kıssadan Hisse: Ayağını denk al!

Hz. Ali´nin yönetimindeki Kûfe´den bir Arap, devesiyle Şam´a gelmiş.

Şam´da dolaşırken, biri yanaşıp deveyi sahiplenmiş:

"Ver o dişi deveyi bana!"

Kufeli Arap, "Bu deve benimdir, üstelik erkektir" diye kendini savunmaya çalışsa da, anlaşamamışlar, iş Muaviye´ye kadar yansımış.

Muaviye, tarafları dinlemiş, sonra da kararını açıklamış:

"Bu dişi deve Şamlınındır!"

Sonra halka dönmüş:

"Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?"

Hep birlikte bağırmışlar:

"Şamlınındır!"

Muaviye, Arap´a dönüp demiş ki:

"Kûfeli, dinle! Biliyorum, bu deve senindir ve erkektir. Dönünce Ali´ye de ki: Muaviye´nin, dişi deveyi erkekten ayıramayan, o ne derse &[#]8216;evet&[#]8217; diyen 10 bin adamı var! Ayağını denk al!"

(Bu kıssayı Zonguldak&[#]8217;a uyarlayabilirsiniz!)

Günün Fıkrası: Bir karıyı vuramadılar!

Temel, İstanbul&[#]8217;a gelmiş, yolda yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyuluyormuş. Merak edip sormuş, &[#]8220;Hemşehrim, bu top atışları neyin nesi?&[#]8221; diye.

Kraliçe Elizabeth&[#]8217;in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürüyormuş. Temel, yine sormuş bir başkasına, &[#]8220;Bu top atışları neden?&[#]8221; diye. Aynı cevabı alınca söylenmiş:

&[#]8220;Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar be!&[#]8221;

Günün Sözü:

Herkesi dinlerim, ama kendi doğru bildiğimi yaparım.

Napolyon