Plastik kabuklu domates yemekten gına geldi.


Hıyar&[#]8217;lar mis gibi kokmuyor artık.


Hırt hırt çiğneyip duruyoruz.


Çilekler elma iriliğinde, içi boş.


Deniliyor ki, bir çok meyve ve sebzenin genleri ile oynandı.


Normal gıda tüketmiyoruz.


Her şey katkılı.


Çözüm yok mu?


Var elbette.


Kendin üret kendin ye.


Bu kadar basit.


Balkonunda pek ala domates, biber, patlıcan yetiştirebilirsin.


Hatta oturduğunuz apartmanın müşterek bahçesinde bile ortaklaşa yapabilirsin bu çalışmayı.


Çevre düzenlemesi için, bu bahçelere diktiğin çiçeklerin yanına sebzeni de ekleyebilirsin.


Sonuçta, çiçekler ile sebzelerin görüntüsü göz zevkinizi bozmaz.


Sağlığınızı da.


Arada bir şehri dolaşmaya çıkarım.


Yeni kurulmuş olan sitelerin içlerine kadar girerim.


Şehir merkezinin dışında kurulan bu sitelere uzaktan baktığınızda, site önlerinde seraya benzer şekiller görürsünüz.


Çoğu kez bu seraya benzer çadırları, gerçek sera zannetmişimdir.


İçimden, &[#]8220;Bravo bu konutlarda oturanlara. Ne güzel sera yapmışlar ve çoluk çocuğuna organik ürünler yediriyorlar&[#]8221; demişimdir.


Uzaktan baktığımda böyle düşündüğümü belirtmeliyim.


Şehir içinde bile böylesi yapılanmalar var.


Gezin bakın.


Belki sizin komşu bile böyle bir yapı kondurmuştur bahçesine.


Sözü uzatmadan, sonuca gelmek istiyorum.


Dünyanın en pahalı yakıtını arabamın deposuna koyduktan sonra, şöyle zenginlik gösterisi yapmak için, aldım hanımı ve kızımı yanıma çıktım yola.


Amacım, apartman önlerindeki ve bahçelerdeki mini seraları onlara gösterip, bizim evin balkonunda da organik tarım yapabileceğimizi kanıtlamak.


Uzaktan gözüme kestirdiğim blokların önüne vardık.


Beş on tane, üzeri renkli, renkli naylonlarla örtülmüş yapıların önüne geldik.


O ne?


Benim sera sandığım o yapıların içinde otomobiller duruyor.


Hay Allah.


Adamlar kendilerine seyyar garajlar yapmışlar.


Garibime gitti.


Şehir içinde de aynı yöntem uygulanıyor.


Çevredeki bloklarda da.


Şehircilik uzmanı değilim. Yeşil alanların, imar durumlarının ne anlama geldiğini bilmem.


Bilenlere sormak istiyorum.


Böylesi yapılanmalar doğru mudur?