Zonguldak İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş&[#]8217;ı aldırmak için Ankara&[#]8217;da çeşitli temaslar olmuş.
Konunun içeriğini tüm ayrıntılarıyla biliyorum. Taraflarla görüştüm.
Olay, hiç gelmemesi gereken bir noktaya geldi.
Diyorum ki:
&[#]8220;Recep Demirtaş ile uğraşacağınıza, Zonguldak&[#]8217;ın sorunlarıyla uğraşın&[#]8230;&[#]8221;
Eğer Recep Demirtaş&[#]8217;ın alınmasında ısrar ederseniz, sorun kocaman bir hal alır, hiç çözemezsiniz.
En iyisi tansiyonu düşürmek! Ayağına &[#]8220;kurşun&[#]8221; sıkan arkadaşımızın yarasının iyileşmesini beklemek! Herkes bir adım geri atsın, derin nefes alsın!
Yoksa seçime kadar soluksuz kalırsınız!
Herkes haddini bilmeli!
İnsan her şeyi bilmeyebilir!
Normal karşılamak gerekir!
Ama en azından haddini bilmeli, değil mi?
Mesela, terbiyesiz bir adamdan devlet terbiyesi beklenir mi?
Özellikle temsil noktasındaki insanların kendilerine çok dikkat etmeleri gerekiyor.
Yedikleri, içtikleri, giydikleri, çektiklerine özen göstermeli!
Bir sendikacı, sorumsuz davranamaz!
İşçi sınıfına karşı sorumlu olmalı!
Bir Belediye Başkanı da sorumsuz olamaz!
O da halkına karşı sorumlu olmalı!
Valisi, Emniyet Müdürü, Savcısı, Paşası, Gazetecisi&[#]8230;
Hepimiz bu topluma karşı sorumluyuz.
Siz yapmayacaksınız, biz yazmayacağız.
Yapmadığınız şeyi yazarsak, savcı orada!
Anladınız değil mi?
Başkan ne çekiyor?
İlçenin meydanında, kahvenin önünde oturuyorum.
Yan tarafta oturan iki adam, fısır fısır bir şeyler konuşuyor.
Yaşı biraz büyük olanı, &[#]8220;31 çekiyor&[#]8221; deyince, kafayı çevirdim.
Daha genç olanı, &[#]8220;31 mi?&[#]8221; dedi, gözleri yerinden fırlayarak!
Ben de, &[#]8220;Evet, Ekim ayı 31 çekiyor&[#]8221; dedim.
Adam şaşkın, yüzünün rengi atmış bir şekilde, &[#]8220;Oğlum, biz ayın kaç çektiğini konuşmuyoruz ki! Başkanın çektiğini konuşuyoruz&[#]8221; dedi!
Uzattığı telefona baktım, bu sefer ben şok geçirdim!
Çok güzel hareketler bunlar!
Zonguldak&[#]8217;ta bir belediye başkanının selfi merakı başına iş açtı!
Herkes kafa kafaya gelir, selfi çektirir!
Bu başkan, çok değişik bir selfi çekmiş.
Çektiği selfiden haberi var mı, bilmiyorum, ama valla fotoğraf elden ele geziyor!
Yine o laf geliyor aklıma:
&[#]8220;Küçük baş, büyük başı yer!&[#]8221;
Sanırım öyle olacak!
Malayı bilir misiniz?
Oysa ben size bugün mısır unundan yapılan malayı anlatacaktım.
Kara tencerede, odun ateşinde, mısır unuyla yapılır.
Geniş bir kaba boşaltılır.
Yağda kızartılmış keş ile süslenir.
Ama bir de çiğce vardır.
Yoğurt ya da süt kaymağını, tavada pişirirsiniz.
Nar gibi olur. Tadı muhteşemdir.
Malayın üstüne döker, afiyetle yersiniz!
Ama bu kadar da değil!
Yumurtayı haşlıyor, parçalıyorsunuz.
Sarımsaklı su yapıp, yumurtanın üstüne döküyorsunuz.
Malayı elinize alıp, sarımsaklı yumurtaya bandırıp, yiyorsunuz!
Var mı hatırlayanınız?