Yurdumuzda miting kaynıyor. Ben de geçen yılın 6 Haziran günü bir miting anısını yazmıştım. Epeyce eski o hatıramı sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum:

VİRAJLI YOLLARDAN ZONGULDAK&[#]8217;A

Kamyon şoförü Sefer, beş tonluk Austin kamyonuna 10 tona yakın maden direğini gayetten geride, muntazam yüklemişti. Eski Dorukhan yollarında hababam debabam toz duman içinde yol almaktaydı. O gün, Zonguldak&[#]8217;ta iktidar partisi tarafından büyük bir miting yapılacağından haberi vardı. Mitingden evvel maden direği sahasına ulaşmak, yükünü boşaltmak, ailesine kavuşmak istiyordu. Çok şükür emektar kamyon lastik patlatmadan, sorun yaratmadan yoluna devam ediyordu. Muavini Enver de neşeliydi. O da yavuklusunu özlemişti. İkisi de mitingden önce sahaya ulaşacaklarından keyifleri yerindeydi. Akıllarına gelen türküleri bağıra çağıra söylüyorlardı. Eski Dorukhan yolları viraj viraj üzerine, çakılları fışkırta fışkırta tükenecekti.

ŞEHİR ARI KOVANI GİBİ

Zonguldak&[#]8217;ın içi kaynıyordu. İktidar partisinin mitingi için her kurum elinden geldiği kadar hazırlık yapıyordu. Kömür şirketi başta olmak üzere her biri arı kovanı gibi şehri makyajlamakla meşguldü. Onlarca hükümet erkanı, kır atlı süvariler ve davul zurnalar eşliğinde trenden inecek ve miting meydanına yani hükümetin önüne üstü açık arabalarla gidecekti.

HERKES BAŞBAKANI BEKLİYOR

En gösterişli üniformalarını giymiş Belediye Zabıta ekibi yol boyunca dizi halinde biriken halkın yola çıkmasını önlüyordu. Zonguldak&[#]8217;ta defne çok bol olduğundan defne yapraklarıyla icap eden yerlere taklar yapmışlardı. Kömür şirketi genel müdürü kamyonlarıyla istasyonun önündeki yolun üzerine çakıl taşı döktürmüş, o arada da yolun sağındaki uzun kanal çukurlarına da çakıl doldurmuştu. Bu şenliğe katkıda bulunmak için mevcut lokomotiflerin de temizliği yapılmıştı, sirenleri Zonguldak&[#]8217;ı çınlatıyordu.

Vali, yardımcıları ve kömür şirketinin yöneticileri başta olmak üzere tüm protokol erkanı Başbakanı istikbal etmek için, Hükümet binasının merdivenlerinde gayet şık giyimli, yerlerini almışlardı.

Emniyet Müdürü ve trafik memurları burunlarından soluyorlardı. Gece verilecek ziyafette içecekleri içkileri düşünerek teselli oluyorlardı. Maden işçileri paydos ettirilmişti. Temiz tulumları giydirilmiş, miğferleri temizlenmiş, yüzleri yıkanmış, kıtalar halinde belirli yerlerde alkış tutacaklardı. Ama illa o gözlerinin etrafındaki derilerine nüfus etmiş olan kömür tozu yine çıkmamıştı. Ağaçlara kadar tırmanan insanlar vardı.

GACA BAYIRI

Maden direği sahasındaki direk boşaltma müteahhidi sabırsızlıkla Sefer&[#]8217;in kamyonunun gelişini bekliyordu. Gelir gelmez direkleri boşaltıp miting meydanında boy göstermek istiyordu. Şoför Sefer Devrek&[#]8217;i geçmiş, Beycuma&[#]8217;nın önündeki meşhur Gaca virajlarında dönmeye başlamıştı. Arada bir duruyor, radyatöre su dolduruyor, lastikleri kontrol ediyor, tekrar yola düşüyorlardı. Şimdiki Çaydamar yoluna geldiklerinde, trafik memurları yolun ortasının bozulmaması için sağdan gitmesini söylediler. Aynı anda, Beyaz tren de kıymetli yolcularıyla tren yolunun kenarındaki bekleyen halkı selamlayarak gelmekteydi.

KANAL BOŞLUĞUNA DÜŞTÜ

Şoför Sefer gayet dikkatli İstasyon Caddesi&[#]8217;nin sağından giderken birden ne olduğunu anlayamadı: Kamyonun sağdaki iki tekerleği çakılla doldurulan kanal boşluklarına batıvermişti. Kamyon yan yattı, iki sol teker havaya kalkıverdi. Şoför Sefer aşağıya inip şaşkın şaşkın batan kamyona bakıyordu. Muaviniyle ikisi durumu görünce dövünmeye başladılar. Hemen yetişen Emniyet ve Zabıta Müdürleri bizimkilere iki tokat çaktılar. Muavine de kuvvetli bir tekme attılar. &[#]8220;Ne yaptın lan!&[#]8221; diye bağırmaya başladılar. Yağlı, kirli yüzüyle Sefer &[#]8220;Ben ne yaptım ki?&[#]8221; diye bağırdı. &[#]8220;Ulan kör müsün, koca çukuru görmedin mi?&[#]8221; diye sordular. &[#]8220;Yahu çukur yoktu ki,&[#]8221; diye cevap verdi Sefer, &[#]8220;Siz sağdan git dediniz, ben de sağdan gittim.&[#]8221;

HEYECAN, TELAŞ

Beyaz tren de gelecek, içindeki zevat bu rezilliğe şahit olacaktı. Garajlarda bulunan boş kamyonlara haber saldılar. İçi işçi dolu, hepsi geldi. Maden direklerini diğer kamyonlara aktarıverdiler. Sefer&[#]8217;in kamyonunu da çukurdan çıkartıp uzaklaştırdılar. Boşalan çukurlara tekrar çakıl taşı doldurdular. Çukurların önüne bir daha benzer bir hadise yaşanmasın diye tek sıra halinde eli bayraklı adam diktiler. Austin kamyon, Sefer tarafından muaviniyle beraber kömür şirketinin garajına çekildi.

BEYAZ TREN GELDİ

Beyaz tren geliverdi. Trenden inen hükümet erkanı, bando, mızıka, davul, zurna, atlı süvariler öncülüğünde İstasyon Caddesi&[#]8217;nde arabalarıyla miting meydanına ulaştılar. Direk müteahhidin olaydan haberi oldu. Küfür ede ede meydana ulaşmaya çalıştı. Şoför Sefer ve muavini aç susuz nezarete atıldılar. Sefer&[#]8217;e trafik cezası kesildi. Müteahhit &[#]8216;cezayı sen ödeyeceksin&[#]8217; dedi. Evinde hanımı ne olduğunu bilmediğinden, &[#]8220;kamyon kazan mı yaktı&[#]8221; diye meraktan çatlıyordu. Muavin Enver&[#]8217;in yavuklusu gözlerini evlerinin yolundan ayırmadan içinden dualar ediyordu. Kömür şirketi de direk nakledip yola tekrar çakıl döşemekten, Sefer&[#]8217;den para istemek için zabıt tuttu.

Artık güneş yüzünü göstermeye başladı, Erikler ve kır çiçekleri açtı, kırlangıçlar cıvıl cıvıl&[#]8230; Baharın tadını çıkartın.