TTK Genel Müdürü Burhan İnan.

Göreve geldiğinde kurumun zararının kesinlikle azalacağını söyledi.

Zarar azalacağı yerde üretim azaldı.

Zarar daha da arttı.

&[#]8220;İşçi açıkları giderilsin, işçi alınsın, zarar azalsın&[#]8221; dedi, işçi alındı, üretim azaldı, işçi de azaldı!

Yetmedi. Karadon&[#]8217;da grizu patladı. 30 taşeron işçisi hayatını kaybetti.

Kozlu&[#]8217;da facia yaşandı. 8 taşeron işçisi hayatını kaybetti.

1992 yılında Kozlu&[#]8217;da grizu faciası yaşandı.

Burhan İnan yine oradaydı.

Bir &[#]8220;şanssızlık&[#]8221; mı diyelim? &[#]8220;Uğursuzluk&[#]8221; mu diyelim?

Sayın İnan. Artık size &[#]8220;İnan&[#]8221;mıyoruz.

Kurumun başında kalmanın &[#]8220;sizin&[#]8221; dışınızda kimseye hayrı yok.

Diyorsan ki:

&[#]8220;Her kazada Bakanlar geliyor. Başbakan geliyor. Her gelişinde Zonguldak&[#]8217;a bir şeyler veriyorlar.&[#]8221;

Aman kalsın. Canımızı almayın, daha da hiçbir şey istemiyoruz.

Lütfen istifa edin. TTK da kurtulsun, Zonguldak da kurtulsun.

Biz de kurtulalım&[#]8230;

Üzüldüklerine inanmayın&[#]8230;

Karadon&[#]8217;da 30, Kozlu&[#]8217;da 8&[#]8230;

Şehitlerimiz oluyor.

Herkes koşup geliyor.

Başsağlığı diliyorlar, biraz konuşuyorlar, çekip gidiyorlar.

Sözde acımızı paylaşıyorlar.

İnanmayın sevgili Zonguldaklılar.

Gündüz cenazenize katılıp gözyaşı dökenleri birkaç saat sonra Gazipaşa&[#]8217;da görüyoruz.

Hiçbir şey yokmuş gibi geziyorlar.

Hele bürokratlar.

Üç bürokratı gördük önceki akşam. Arabalarına gidiyorlardı.

Keyiflerinden ölüyorlardı.

Sanki birbirlerine fıkra anlatıyorlardı.

Atalarımızın dediği gibi&[#]8230;

Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Ağlarsa ana ağlıyor, gerisi yalan ağlıyor.

Günün Fıkrası: Mezar soyguncuları!

Köyün birinde bir mezar soyguncusu varmış. Cenaze gömüldükten bir gün sonra mezara bir gidilirmiş ki, mezar soyulmuş, bütün ziynet eşyaları çalınmış. Köylü bu mezar soyguncusunu bilirmiş bilmesine de bir türlü yakalayamazmış. Gel zaman, git zaman bu böyle sürüp giderken, mezar soyguncusu ölüm döşeğine düşmüş ve oğlunu çağırarak, &[#]8220;Bak oğlum. Ben bu güne kadar sizin rızkınızı mezar soyarak çıkardım. Şimdi ölüp gidiyorum. Arkamdan tüm köylü bayram yapacak. Bir kişi bile ´Allah rahmet eylesin´ demeyecek. ´Oh be öldü de kurtulduk´ diyecekler&[#]8221; diye itirafta bulunmuş. Bu olay oğlanın çok gücüne gitmiş. Babasına, &[#]8220;Baba sana söz veriyorum, herkes arkandan rahmet okuyacak&[#]8221; demiş. Ve derken mezarcı ölmüş. Bütün köylü bayramda... Birkaç gün sonra köyde gene bir cenaze... Ama köylünün içi rahat... Cenaze tüm ziynetiyle beraber gömülmüş. Bir gün sonra mezarlığa gidildiğinde o da ne! Mezar gene soyulmuş ve eskisinden farklı olarak cenazenin kıçına koca bir kazık çakılmış. Köylüler bunu görünce, &[#]8220;Yahu Allah Rahmet eylesin Ahmet efendide mezar soyardı, ama hiç olmadık kazık çakmazdı&[#]8221; demişler.

Günün Sözü:

Hayatınızın başlangıcından sorumlu değilsiniz, ama finalinden sorumlu olacaksınız.

Üstün Dökmen