Bazı gazeteci arkadaşlar, oturdukları yerden kurusıkı atıyorlar.
Oysa biz, mahalle mahalle, sokak sokak anket yapıyoruz.
Nerede kim kazanacak, kim daha önde, kim daha şanslı görüyoruz.
Anketlerimizden aday adayları, siyasi partiler, milletvekilleri ve işadamları yararlanıyor. Bakıyorsun biri çıkıp, &[#]8220;Orada şu kazanır, burada şu kazanamaz&[#]8221; diye ahkam kesiyor. Bir diğeri, &[#]8220;Sen onu nereden biliyordun?&[#]8221; diye soruyor.
Sevgili arkadaşlar; siz büroda Facebook başında zaman geçirirken, mesela biz dün Karaman&[#]8217;da anket yaptık. Kozlu&[#]8217;da, Kilimli&[#]8217;de, Nebioğlu&[#]8217;nda, Devrek&[#]8217;te, Gökçebey&[#]8217;de, Zonguldak&[#]8217;ta anketler yaptık. Bakın Nebioğlu Belediye Başkanı bizim anketimizden sonra AK Parti rozeti taktı. Öyle kurusıkı atıp tutmayla olmuyor bunlar.
Kıskanmayın. Çalışın, sizin de olsun!
Harun Ersoy&[#]8217;un canı sıkkın&[#]8230;
Gazetenin yoğunluğu üstüne babamızı kaybetmemiz nedeniyle gazeteci ağabeyimiz, dostumuz, değerli büyüğümüz Harun Ersoy&[#]8217;u unuttuk.
Arayacağım, arayamıyorum. Neyse, dün telefon çaldı. Arayan Harun Ersoy&[#]8230;
Önce başsağlığı diledi. Sonra sohbet ettik. Anlaşılan o ki, morale en fazla ihtiyaç duyduğu dönemde canını sıkan şeyler olmuş. Sesinin tonundan anlaşılıyordu bu.
Allah kimseyi yatağa düşürmesin. Düşmez, kalkmaz bir Allah!
Harun Ağabey, seni seviyoruz. En yakın zamanda da aramızda görmek istiyoruz.
Biliyoruz ki, sen ayağa kalktığında canını sıkanların canı sıkılacaktır!
Kıssadan Hisse: İyilik yap!
Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek, iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam, bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştı Bunlardan biri şuydu: Bazı kimseler bir tarlaya buğday ekiyorlar, ekilen buğdaylar hemen yetişip olgunlaşıyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunları ateşe verip yakıyorlardı. İkinci olarak şuna şahit olmuştu: Bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldırabiliyordu. Şahit olduğu bir başka olay da şu idi: Bir adam bir koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor, ama yetişemiyorlardı. Adam bunlarla kafası karışmış bir halde uzun yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadan şehrin kapısına geldi. Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldiğini, niçin geldiğini yolculuğun nasıl geçtiğini sordu. Adam her şeyi anlattı ve yolda karşılaştığı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı. Bunun üzerine ihtiyar, bu genç adama rastladığı olayları bir bir açıkladı: "Senin yolda ilk rastladığın buğday ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sağda-solda konuşarak, değerini sıfıra indiren insanları simgeler.&[#]8221;
Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: &[#]8220;İnsana ilk işlediği günah ağır gelir, onun altında ezilir Ama ona tövbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse, artık o günahlar ona hafif gelmeye başlar.&[#]8221;
Koyun ve ona binenlere gelince: &[#]8220;Koyun cennet hayvanıdır. Sırtındakileri cennete taşımaktadır. Koyuna ilk defa binen alimlerdir. Ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir. Bunlara yetişmek için koşanlar ise, inançsızlardır.&[#]8221;