Her şeyin içinde üretmek var.


Üretim olmayan yerde hiçbir halt olmaz.


Üretmesini bilmeyen insandan topluma bir yarar gelmez.


Üretmesini bilmeyen ama üretmenin yöntemlerini algılamak için ayak direyenlerden de bir yarar gelmez.


Zonguldak böyle.


Türkiye&[#]8217;nin her tarafından bildik manzaralar var.


Hayat sloganlar üzerine kurulmuş.


Hayat önyargılar üzerine kurulmuş.


Hadi değişip gelişelim diyorsunuz.


&[#]8216;Olmazzzz&[#]8217; diyorlar.


Onlar böyle mutlu.


Hastalık bu başka bir şey değil.


Öyle gelip öyle gidiyorlar.


Siyasetçinin, sanatçının, gazetecinin, marangozun, pazarcının üretkeni her zaman iş yapar.


Ürettiğinizi paylaşmasını da bileceksiniz.


Zonguldak&[#]8217;ın siyasi yapısındaki hantallığın temelinde bu üretimsizlik var.


Slogan.. slogan. slogan.


Nereye kadar gidecek böyle.


Siyasilere açık bir şekilde taktik veriyoruz.


Ama bizimkiler bu taktikleri almaktan bile acizler.


Çünkü onlar üretmeden iktidar olmak istiyor.


Fazla çabalamadan iktidar olmak istiyor.


Ne varsa bu iktidar olmakta.


Amaçları iktidar olmak üzerine kurulmuş.


Oysa amaçları hizmet etmek olmalıydı.


Bir kez daha söylüyoruz.


Lütfen öncelikle üretin sonra siyaset yapın.


İktidarlar böyle devrilir.


Zonguldak siyasetçiler için Konya Ovası gibi.


Malzeme çok.


Ürün çok.


Pazar çok.


Ama bizim siyasetçiler akşama kadar tavla oynayıp tarlasına gitmeyen tembel köylülere benziyor.


Hele hele muhalefet.


&[#]8216;İktidar olunca yaparız&[#]8217; mantığındalar.


Hani çıldırmamak elde değil.


Karınca ile Cırcır böceğinin hikayesi tamda bizim siyasetçilere göre.


Elbette bizimkiler cırcır böceği oluyor bu durumda.


Bir de kolay kırılganlar.


Küsüveriyorlar.


Bir tüyo daha.


Siyasetçiler kendileri gibi düşünen insanlara bir şeyler anlatmaya çalışacaklarına kendileri gibi düşünmeyen insanları anlamaya çalışsınlar.


Zonguldak&[#]8217;ta siyasete kalitenin gelmesi kentin geleceği açısından çok önemli.


Bunların yolu da anlattığım gibi.


Aslında atla deve değil.


Sadece biraz ilgi.


Biraz çaba.


Biraz özgüven.


Biraz istek.


Biraz özeleştiri.


Biraz hoşgörü.


Bunlar olsa.


Hem Zonguldaklı siyasetçiler daha fazla saygı görecek.


Hem kent adına daha güzel şeyler çıkacak.


Bir umut yine de!



Cezaevi olayı


Zonguldak Cezaevi&[#]8217;nde 15 yaşındaki Kudret Koçaklı&[#]8217;nın intiharı sorgulanıyor.


Olayın nasıl geliştiği araştırılıyor.


Şüpheli haller var mı yok mu buna bakılacak.


Kamuoyu vicdanı ve ailenin vicdanı rahatlatılacak.


CHP Milletvekili Ali Koçal aileye gitti.


Siyaseten veya başka nedenlerden ötürü.


Bunu sorgulamanın zamanı değil.


Koçal doğru bir iş yaptı.


Dün de anlattım ve taktir edim.


Daha önce İrem Yağcı&[#]8217;nın ölüm olayıyla ilgili yakından ilgilendi.


İktidar kanadının şimdi ali Koçal&[#]8217;a kızmaya, yaptığına burun kıvırmaya hiç hakkı yok.


Esasında bu işlerde iktidar partisi erken davranıp aile ile görüşerek devreye girmeli.


Ama bunu akıl edemiyorlar.


Şimdi çivi gibi bu olaya çakılıp kalmamak lazım.


Kudret Koçaklı&[#]8217;nın dramı kadar daha ne dramlar var.


Ama pek ilgilenen yok.


Yani ilgilenmek isteyen için konu çok.



Göç hikayeleri


Zonguldak&[#]8217;tan ilginç göç hikayeleri var.


Zonguldak&[#]8217;tan farklı nedenlerle gitmek zorunda kalan vatandaşlar pek çoğunun kalbi kırık.


Bu kente küs gidiyorlar.


Hala devam eden göç sancısını tanıkları ve yaşayanları ile paylaşma görüşündeyiz.


Pusula&[#]8217;ya ulaştırılacak göç hikayelerine yer vermeyi düşünüyoruz.


İnsanlar Zonguldak&[#]8217;tan neden gitmek istiyor?


Geride neleri bıraktılar?


Gittikleri kentlerde neler yapıyorlar?


Yeniden geri dönüş için neler düşünüyorlar?


Bu göç hikayelerinin toplumsal bir sorunun daha net görülebilmesi için gerekli olduğu kanısındayız.


Belki göç yok diyen anlayış ile, göçü durdurmak için sorum adımlar atamayanlar bir mesaj alırlar.