AK Parti’de,
Ömer Selim Alan aday gösterilmiş,
Hala tartışması devam ediyor.
Ediyor derken,
Devam ettirilmek isteniyor.
Sürecin başından beri,
Özcan Ulupınar’ın aday olmasını bekleyen,
Doğu Karadeniz tayfasının,
Bu beklentisinin samimi olduğunu düşünmeyin.
Önse aday olsun diye,
Alkış kıyamet yapacaklardı.
Yaptılar da!
Daha sonra,
Ola ki Özcan Ulupınar aday çıksaydı, “Bu kemençenin sesini keseceğim demişti” diyeceklerdi.
Tüm strateji,
Bunun üzerine kurulmuştu.
Özellikle,
Ak Parti içinde kümelenen bu güruhun,
Basın ayağı da var.
Onlar daha çok,
Bu güruhun duygularına,
Tercüman oluyorlar.
Siz bakmayın işkembeden salladıklarına.
Önce yerli bir adayı destekleyecek,
Aday olursa ise,
Kemençe’nin sesi diyerek,
Doğu Karadeniz göçmenlerini,
Yine karşıda aday olan,
Doğu Karadenizli isme yönlendireceklerdi.
Her dönem,
Bir yerliyi alet edip,
Bu sinsi planlarını,
Hayata geçirmeye çalışanlar oluyor.
Siyaset ile kuymağı karıştırıyorlar.
İkisini de,
Çok gereksiz sündürüyorlar.
Neyse!
Düzelü be!
* * * * * * * * *
Çok güzel bri söz var.
‘Ehline denk gelmeyen her şey ziyan olur. Can da, inci mercan da’…
Zonguldak’ın yılları,
Böyle ziyan oldu işte.
Ehline denk gelmedi.
Ama şunu görüyorum ki,
Biz Zonguldak’ta şifa aramıyoruz.
Bizi tedavi edecek doktorun,
İnsani yönleri ile ilgileniyoruz.
Zonguldak’In tek derdi bu.
Kanser tüm vücudu sarmış.
Tedavi olmamız lazım.
Ama biz doktor ameliyat ederken,
Yüzü gülmüyor diye şikayet ediyoruz.
Bizim şehirde,
Beklentiler biraz değişiyor.
Çok değil,
Geçen dönem.
Asma’ya, “Dünyanın en büyük köyüne hoş geldiniz” yazılmadı mı?
Dünyanın en büyük,
Ama en hırçın kenti Zonguldak.
Çarşıya bir çıkıyorsun,
Aman Allahım!
Cennetten kovulan herkes,
Sanki Gazipaşa’da.
Zonguldak’ta,
Adeta bir simülasyonun içinde yaşıyor gibiyiz.
Şehrin yıllarını çalanlar,
Yine hizmete talip oluyor.
Ucuz siyaset moda oldu.
İki domates bir peynir,
Basının ikramı oldu.
Ve ben,
Bu zihniyeti şuna benzetiyorum.
Nazi döneminde,
Auschwitz Toplama Kampında,
Yahudileri gaz odalarına alıyor.
‘Duş alacaksınız’ diyorlar.
Kadın, erkek, çocuk, yaşlı…
Ve odanın içinde yaşananları izlediğini bir oda daha var.
İçerisi bilim insanı dolu.
Büyük bir merak içerisinde bilgi üretmeye çalışıyorlar.
Önlerinde,
Yüzlerce insan,
Gazdan zehirlenip,
Birbirlerinin derilerini yüzerken,
Anne çocuğunu ezerken,
Bilim adamları olayları takip ediyor.
Daha sonra bu insanlar,
Mahkemelerde yargılanırken,
Normal insanlar yani.
Psikopat bir tavırları yok.
İşte bu insanları kötü yapan şey,
İçinde bulundukları hikayenin,
İyiye hizmet ettiği inancıdır.
İnsanı kötü yapan mesele budur.
Bir hikayenin içinde iyiye hizmet ettiğinizi düşünüyorsunuz.
Ama o hikaye ‘Öldür’ dediğinde işte öldürüyorsun.
Sonuç olarak,
Tahsin Erdem iyi bir insan.
Ama içinde bulunduğu hikayesi ve CHP’nin hizmet geçmişi kötü.
Nasıl bağladım ama konuyu?
Görüşmek üzere…