Tatil çoktan başladı.
Analar, babalar, evlatlar kavuşacak.
Kavuşamayanlar ağlayacak.
Kavuşamayacaklar hasretine gömülecek.
Dostlar birbirini arayıp sesini duyacak.
Dualar edilecek.
Kurbanlar kesilecek.
Danalar kaçacak.
Her zamanki gibi bu bayram da &8220;et festivali&8221;ne dönecek.
Zor durumdakilerin evlerine belki bir parça et girecek.
Mangallar yanacak.
Kimisi kavurmalık, kimisi kıymalık saklanacak.
Adı bayram.
Kendi bayram.
Ve tüm bu tufan içinde pek çok kişi selamsız kalacak.
Pek çok kişi acıyla uyanacak.
Bunların yanında bayramın başka bir havası var, bu günlerde.
Siyasetçilerin mesaisi yoğun&8230;
Kurban tamam da, iş &8220;siyaset bayramı&8221;na dönmüş durumda çoktan.
Protokol bayramlaşmasında sahte gülüşmelere, kavuşmalara, kucaklaşmalara tanık olacağız.
&8220;Ben de buradayım&8221; demek için sıraya girecek herkes.
Parti bayramlaşmalarında ince kesikler atılacak.
İnce mesajlar verilecek.
Birbirinin yüzüne bakmayanlar, bakamayanlar, bu bayramda yüzleşecek!
Birbirinin arkasından sövüp sayanlar, bu bayramda kucaklaşacak.
Samimiyetsizlik tavan yapacak.
Sonra ilçeler, beldeler gezilecek.
Köylere çıkılacak.
Siyasetçi değil, bayram şekeri gibi dolaşacaklar hepsi tam kadro.
Belediyesinden İl Genel Meclisine adaylar, aday adayları itişip kakışacak.
Milletvekillerinin gözüne girmek için çırpınıp duracaklar.
Fotoğraf karelerinde yer alabilmek için savaşacaklar.
İzdihamlar yaşanacak.
Uğultulu şekilde girilen odalarda bir kişi, iki kişi konuşacak, herkes dinleyecek.
Anlasa da dinleyecek, anlamasa dinleyecek&8230;
Elleri kızarıncaya kadar alkışlayanlar olacak.
Sonra aynı uğultu oradan çıkıp başka bir yerde başka bir odaya girecek.
Bildiğin arı kovanı&8230;
Çomak sokmaya gelmez.
Çomak ellerde, ama kimse cesaret etmez!
Böyle oluyor işte Türkiye&8217;de bu işler.
Bayramla seçim aynı dönemlere gelince, hepten azıtıyoruz.
Bu bayram da böyle geçecek.
Bir tarafta, acı, özlem, kavuşma telaşı yaşayanlar.
Sevinç yumağı oluşturanlar.
Diğer tarafta gelenekselleşmiş göstermelik işler.
Biz gazeteciler, bunlara fazlasıyla tanıklık edeceğiz.
Sizler de isteyerek veya istemeden okuyacak, izleyeceksiniz.
Kim, kiminle, kim, ne mesaj verecek, göreceğiz.
Kim, kiminle hangi fotoğraf karesinde, göreceğiz.
Bayramın bereketi tüm siyasetçilerin üzerine olsun!
Gramajı mı eksildi?
Hayatta herkesin başına gelebilir.
Bazı şeyler yaşanır ki, savunduğunuz tüm ilkeler yerle bir edilir.
Buna &8220;kaza&8221; dersiniz.
Başka bir şey dersiniz.
Bir bahane bulursunuz.
Olduğu gibi kabul edersiniz.
Veya düzeltme yoluna gidersiniz.
Ama hep böyle değildir.
Bazen inadına inadına yaparsınız.
Tıpkı hükümetin, siyasi iktidarın savundukları ile yaptıkları arasındaki tezatlıklar gibi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik&8217;in dekolteli sunucu için söylediklerinin ardından o sunucunun başına gelenleri gördük.
Yaşanan bu olay, tam da &8220;Demokratikleşme Paketi&8221;nin açıldığı günün ertesine gelmişti.
İktidarın savunduğu demokrasinin, sattığı demokrasinin ve uyguladığı demokrasinin birbiriyle ne kadar tutarsız olduğunu gördük.
Buna benzer onlarca örnek yaşanıyor her gün.
Ve son olay Zonguldak&8217;ta yaşandı.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Alaplı Belediyesi´ni ziyaretinden sonra Ereğli ilçesindeki tersaneler bölgesinde inceleme yaptı.
Bakan Kılıç, daha sonra Zonguldak´a geçerek, Valiliği ziyaret etti.
Valilik önünde polis tören mangasını selamlayan Bakan Kılıç, kendisini karşılayan protokol üyeleriyle tokalaştı.
Vali Ali Kaban´ı ziyaretinde kentin sorunları hakkında bilgi alan Bakan Kılıç, Valilikten çıktığı sırada Türkiye Gençlik Birliği üyesi 3 gencin protestosuyla karşılaştı.
Ne dediler o gençler:
&8220;Mustafa Kemal´in askerleriyiz.&8221;
&8220;Atatürk gençliği görev başında.&8221;
Sloganlar sonrası yaşananları izledik.
Aman Allah&8217;ım neydi öyle.
Polislerin, ağızlarını elleriyle kapatarak yere yatırdığı gençler, daha sonra cadde üzerindeki iş hanına götürüldü.
Bakan Kılıç´ın, aracına binerek Valilikten ayrılmasının ardından gözaltına alınan 3 genç, ekip aracıyla karakola götürüldü.
Gözaltına alınan üç genç, Bakan Suat Kılıç kentten ayrılınca serbest bırakıldı.
Her tarafı tezatlık kokuyor, bu ve benzer olayların.
Adamlar siyasi inançları gereği slogan atmış.
Küfür var mı?
Yok&8230;
Hakaret var mı?
Yok&8230;
Yumurta mı atmışlar?
Yok&8230;
Yumruk mu atmışlar?
Yok&8230;
Eeeee o zaman nedir bu tahammülsüzlük?
Ne oldu, Bakan&8217;ın bir tarafı mı eksildi?
Karizması mı çizildi?
Gramajı mı düştü?
&8220;Tayyip Erdoğan&8217;ın askerleriyiz&8221; deseydiler ne olacaktı?
Demokrasi, doğuya var da, batıya yok mu?
Erdoğan&8217;a var da, Atatürk&8217;e yok mu?
Güneydoğu&8217;da tırsan, kıçından korkan ne kadar adam varsa, batıda aslan kesiliyor!
Bu neyin korkusu?
Çelik&8217;in yaptığı linç kampanyası, Kılıç&8217;ın Zonguldak ziyaretinde yaşananlar toplumsal linç, ayrıştırma ve kutuplaştırma politikalarına sadece iki örnek var.
Sol ve koalisyon hükümetleri döneminde paketler açılmadan yapılan benzer uygulamalar ne kadar yanlış ise, bu yanlışların onlardan ne farkı var?
Bu güç sarhoşluğu devam ettiği sürece iktidar elbet bir cami duvarında sızar!
İktidarın duyarlı ve böylesi gelişmelerden rahatsız olan tabanı nerede?
Kutluyoruz&8230;
İyi günde ve kötü günde yanımızda olan, dostluğunu, arkadaşlığını, samimiyetini bizlerden esirgememiş tüm büyüklerimizin, dostlarımızın ve okurlarımızın Kurban Bayramı&8217;nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Kalbiniz huzur, yuvanız bereket dolsun&8230;