Zonguldak´ta yüzlerce sivil toplum örgütü var.
Bu kadar sivil toplum örgütünün kente ne katkısı olmalı?
Bu soruyu herkesin bir sorması gerekir.
neler yok ki memlekette.
Hemşeri dernekleri.
Yardımlaşma dernekleri.
Doğayı sevenler.
Sanatı sevenler.
Halkoyunlarını sevenler.
Kanarya sevenler.
Meslek odaları.
Ticaret odaları.
Mesleki örgütler.
Eğitim ve sağlık dernekleri.
Bizim basın camiasının dernekleri.
Kurum dernekleri.
Spor dernekleri.
Sendikalar.
Ve bilimum çeşit çeşit dernekler.
İş yaşamından sanayiye, eğitimden eğlenceye kadar her şeyi kapsayan yüzlerce çatı örgüt.
Yani bunların hepsi sivil toplum kuruluşu.
Yani önce kendi hizmet alanlarında sonra kentten sorumlular.
Sivil Toplumun bu kadar fazla çatı ile temsil edildiği Zonguldak´ta neden bir şeyler üretirken zorlanır?
Hatta üretemez duruma gelirler?
Neden ortak noktalarda sesleri bir çıkmaz bunların.
Neden bir araya geldiklerinde burun kıvırırlar.
Bir yerde bir hata var.
Çünkü sivil toplum örgütlerinin büyük çoğunluğu bir yerlere göbekten bağlı.
Bir çoğunun yöneticisi ya icazet alarak seçilmiş, ya biat ederek seçilmiş.
Bir çoğu kendine ya bir siyasi partiyi ya bir kurumu şemsiye yapmış.
Kurumlarda çalışanların dernek veya sivil toplum örgütlerine başkan olmasının kapıları kolay açacağı sanıldı hep.
Oysa bu gelenek STK´ların bağımlı hale gelmesinde etken oldu.
Sayısal olarak çok fazla ama etki olarak cılız kalan STK´ların sivilleşmesi şart.
STK´lar başkanlara değil, yönetimlere endeksli olmak zorunda.
Yılda bir gıy gıy yapmakla, davula tokmak vurmakla, gece yapmakla, iktidar siyasetçilerinin yanına yanaşıp fotoğraf karelerine girmekle sorumluluklarını yerine getirdiğini zannedenler hem aldanıyor, hem aldatıyor.
Etkin ve birlikte iş yapma becerisi olan örgütlenmeler kente dinamizm kazandırır.
Sivilleşme olmadan bunlar olmaz.
Zonguldak´ın kötü yönetildiğini söyleyenlerin ilk yapması gereken kendi sorumluluk alanlarındaki görev yerlerini doldurmaktır.
Bu kadar sivil toplum örgütünün kente ne katkısı olmalı?
Bu soruyu herkesin bir sorması gerekir.
neler yok ki memlekette.
Hemşeri dernekleri.
Yardımlaşma dernekleri.
Doğayı sevenler.
Sanatı sevenler.
Halkoyunlarını sevenler.
Kanarya sevenler.
Meslek odaları.
Ticaret odaları.
Mesleki örgütler.
Eğitim ve sağlık dernekleri.
Bizim basın camiasının dernekleri.
Kurum dernekleri.
Spor dernekleri.
Sendikalar.
Ve bilimum çeşit çeşit dernekler.
İş yaşamından sanayiye, eğitimden eğlenceye kadar her şeyi kapsayan yüzlerce çatı örgüt.
Yani bunların hepsi sivil toplum kuruluşu.
Yani önce kendi hizmet alanlarında sonra kentten sorumlular.
Sivil Toplumun bu kadar fazla çatı ile temsil edildiği Zonguldak´ta neden bir şeyler üretirken zorlanır?
Hatta üretemez duruma gelirler?
Neden ortak noktalarda sesleri bir çıkmaz bunların.
Neden bir araya geldiklerinde burun kıvırırlar.
Bir yerde bir hata var.
Çünkü sivil toplum örgütlerinin büyük çoğunluğu bir yerlere göbekten bağlı.
Bir çoğunun yöneticisi ya icazet alarak seçilmiş, ya biat ederek seçilmiş.
Bir çoğu kendine ya bir siyasi partiyi ya bir kurumu şemsiye yapmış.
Kurumlarda çalışanların dernek veya sivil toplum örgütlerine başkan olmasının kapıları kolay açacağı sanıldı hep.
Oysa bu gelenek STK´ların bağımlı hale gelmesinde etken oldu.
Sayısal olarak çok fazla ama etki olarak cılız kalan STK´ların sivilleşmesi şart.
STK´lar başkanlara değil, yönetimlere endeksli olmak zorunda.
Yılda bir gıy gıy yapmakla, davula tokmak vurmakla, gece yapmakla, iktidar siyasetçilerinin yanına yanaşıp fotoğraf karelerine girmekle sorumluluklarını yerine getirdiğini zannedenler hem aldanıyor, hem aldatıyor.
Etkin ve birlikte iş yapma becerisi olan örgütlenmeler kente dinamizm kazandırır.
Sivilleşme olmadan bunlar olmaz.
Zonguldak´ın kötü yönetildiğini söyleyenlerin ilk yapması gereken kendi sorumluluk alanlarındaki görev yerlerini doldurmaktır.
Başbakan Erdoğan´ın demokrasi anlayışı
Başbakan Tayyip Erdoğan´a bir şeyler oldu.
Demokrasi, özgürlük, çoğulculuk diyerek Başbakan olan Tayyip Erdoğan il başkanlarını tek tek görevden alıyor.
Konya ve Trabzon İl Başkanları´ndan sonra sıra kimde?
Kendisi gibi düşünmeyene tahammülü olmayan Erdoğan´un bu yaklaşımı rahmetli Turgut Özal´ın son dönemlerini anımsatıyor.
Ak Parti Milletvekilleri´ne sormak lazım.
Başbakan ola ki Zonguldak örgütünü görevden alsa ne yaparsınız?
Savunduğunuz demokrasiyi gözden düşmemek için yutkunur musunuz?
Sizce Başbakan´ın Trabzon ve Konya İl başkanlarını görevden alması demokratik mi?
Demokratik olmadığını düşünüyorsanız hani sizin savunduğunuz demokrasi.
Liderleri şımartan alt kadronun sinmişliğidir.
Susmayı tercih edenler Başbakan´a iyilik değil kötülük ediyor.
Demokrasi, özgürlük, çoğulculuk diyerek Başbakan olan Tayyip Erdoğan il başkanlarını tek tek görevden alıyor.
Konya ve Trabzon İl Başkanları´ndan sonra sıra kimde?
Kendisi gibi düşünmeyene tahammülü olmayan Erdoğan´un bu yaklaşımı rahmetli Turgut Özal´ın son dönemlerini anımsatıyor.
Ak Parti Milletvekilleri´ne sormak lazım.
Başbakan ola ki Zonguldak örgütünü görevden alsa ne yaparsınız?
Savunduğunuz demokrasiyi gözden düşmemek için yutkunur musunuz?
Sizce Başbakan´ın Trabzon ve Konya İl başkanlarını görevden alması demokratik mi?
Demokratik olmadığını düşünüyorsanız hani sizin savunduğunuz demokrasi.
Liderleri şımartan alt kadronun sinmişliğidir.
Susmayı tercih edenler Başbakan´a iyilik değil kötülük ediyor.
Zonguldak, geceyi evinde geçirdi
Yeni yıl yaklaştığında hazırlık içine giren mekanlardan bir kısmı beklediğini bulamadı.
Bazı mekanlar hiç açmamayı tercih ederken bazı mekanlarda ise müşteri portföyü değişikliğe uğradı.
Eğlence kültürünün bir dönem yoğun egemen olduğu Zonguldak´taki bu tersine gidiş en çok işletmecileri vuruyor. Eski günleri arayan işletmeciler müzik, sahne ve hizmet konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Fiyat politikalarını yeniden belirlemek zorunda kalan mekanlar iş yapabilmek için 2011´e girerken daha hazırlıklı olmak zorunda.
Bazı mekanlar hiç açmamayı tercih ederken bazı mekanlarda ise müşteri portföyü değişikliğe uğradı.
Eğlence kültürünün bir dönem yoğun egemen olduğu Zonguldak´taki bu tersine gidiş en çok işletmecileri vuruyor. Eski günleri arayan işletmeciler müzik, sahne ve hizmet konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Fiyat politikalarını yeniden belirlemek zorunda kalan mekanlar iş yapabilmek için 2011´e girerken daha hazırlıklı olmak zorunda.
Siyasette yanlışlar
Zonguldak siyasetinde cılız ve sıkıcı bir dönemden geçiyoruz.
Partilerin başkanları ve alt kolları insan odaklı siyaset yapmaktan uzak bir görüntüye sahip.
Bodoslama siyaset dediğimiz sadece konuşarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Bilgiye, donanıma, araştırmaya dayanarak kamuoyu oluşturma konusunda sınıfta kalan Zonguldaklı siyasetçiler bu halleriyle kamuoyundan olumsuz not alıyorlar.
Siyasetçilerin en kolay yaptığı şey ise basına alınmak oluyor.
Siyasetçilerin bu alışkanlıklarını da artık değiştirmeleri gerekiyor.
Tavsiye bizden, uygulayıp uygulamamak siyasetçilerden.
Partilerin başkanları ve alt kolları insan odaklı siyaset yapmaktan uzak bir görüntüye sahip.
Bodoslama siyaset dediğimiz sadece konuşarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Bilgiye, donanıma, araştırmaya dayanarak kamuoyu oluşturma konusunda sınıfta kalan Zonguldaklı siyasetçiler bu halleriyle kamuoyundan olumsuz not alıyorlar.
Siyasetçilerin en kolay yaptığı şey ise basına alınmak oluyor.
Siyasetçilerin bu alışkanlıklarını da artık değiştirmeleri gerekiyor.
Tavsiye bizden, uygulayıp uygulamamak siyasetçilerden.