Kuzey Irak liderinden, bazı terörist elebaşlarını teslim etmelerini istedik.


El cevap.


&[#]8220;Bir kedi bile teslim etmem.&[#]8221;


Eh sen bilirsin.


Onlar kediyi teslim etmedi, biz de gidip almadık.


Bizde kedi den, köpekten fazla ne var zaten!


Aradan iki yıla yakın zaman geçti bu işi unuttuk.


Altı yedi yıl öncesinde bir olay daha yaşadık.


Çuvallandık.


Hani kafamıza çuval geçirdiler.


Bizde tık yok.


Çuvalladık resmen.


Ama olsun, bir dizinin kahramanları bu çuval olayını ele alıp işledi ve dizi film de olsa bile intikamımızı aldık, kafamıza çuval geçirenlerden!


Bu olayı da unuttuk.


Arada bir kabadayılığımız tutmadı değil.


Bazı toplantılarda &[#]8216;bir dakika&[#]8217; diyerek mola aldık.


Mola aralarında bizim koçumuz yeni taktikler verdi beyin takımımıza.


Takımda uyum var.


Ancak kondisyon yok.


Nefesimiz yetmiyor bazı hallerde.


Sahada &[#]8216;Türk gibi başlayıp, İngiliz gibi bitir&[#]8217; emiyoruz maçı.


Hep son dakikalarda yeniliveriyoruz.


Kabahat bizim değil elbet te.


Kabahat hep hakem denilen, saha ortasında koşturup, zırt pırt olur olmaz hareketlere düdük çalan kişide.


... ve bu hakemler hiçbir zaman bizim tarafımızı tutmazlar!


Şimdilerde okçuluğa merak sardığımızı söyleyebilirim.


Önümüzde birkaç hedef var.


Yayımızı gerdik.


Oku fırlattık.


Ok yaydan çıktı.


Hedeflerden birini tutturacağız.


Hedeflerin birinden birini, tam on ikiden vurma olasılığımız çok yüksek.


Eyvah...


Karavana.


Haydi bakalım sil baştan!