CHP&[#]8217;nin dünyayı ayağa kaldırmayı düşündüğü yemin krizi önceki gün bitti.


Ama görüldü ki, dünya; CHP&[#]8217;li vekillerin yemin etmemesiyle değil, futboldaki şike olayıyla ayağa kalktı.


Toplum, CHP&[#]8217;nin yemin edip etmemesinden, ara seçime gidilip gidilmemesinden çok Fenerbahçe&[#]8217;nin küme düşüp düşmeyeceğiyle ilgilendi.


Bu durum aslında siyasetin ne duruma geldiğinin göstergesidir.


CHP, tutuklu vekiller serbest kalmadan yemin etmeyeceğini söylüyordu.


Ama önceki gün gidip yemin ettiler.


Tutuklu vekiller de serbest kalmadı.


Bu durum, CHP&[#]8217;deki lider sorununu gözler önüne serdi.


Binlerce futbolsever, Türkiye&[#]8217;de şike yaptığı iddia edilen ve tutuklanan bir spor kulübünün başkanına günlerdir destek veriyor.


Ama CHP için, tutuklu vekiller için böyle bir özveri gösterildi mi?


Oysa CHP&[#]8217;li vekiller içerde, CHP&[#]8217;ye oy verenler meclis dışında günlerce eylem yapabilirlerdi.


Bu desteği bulamadılar, gittiler yemin ettiler.


Olay bu kadar basit.


Halkımız CHP&[#]8217;li milletvekillerine ve onların yemin etmeme tavrına bir futbol topu kadar değer vermedi.


İşte Türk halkının, Türk siyasetçisinin durumu.


Fazla söze gerek yok.



Kıssadan hisse: Güle güle harca&[#]8230;



Çocuk, babasından aldığı harçlığı vaktinden önce bitirmiş ve günlerdir istediği top için yeterli parayı biriktirememişti. Birkaç hafta sonra yaz tatiline girilecek olması, onu bu konuda endişelendirip yeni kaynaklar aramaya sevk ediyordu. Evlerine gelen son aylık dergide her hizmetin bir ücret karşılığında olduğunu okuyunca, sevinçle havaya sıçradı. Buna göre; ailesine yaptığı yardımların da elbette bir karşılığı olmalıydı.


Çocuk bu fikirle harekete geçip gördüğü işlerin listesini çıkardı ve bunların yanına da ücretini yazdı. Fırından ekmek almak için 2 lira, çöp dökmek için 1 lira, annesiyle pazara gitmek için 5 lira hiç de fazla sayılmazdı. Aylık toplam 25 lira tutan listeyi imzalayıp annesinin çantasına koyduğunda, bu akıllıca keşfinden dolayı gözleri parlıyordu. Çocuk, ertesi gün yatağının başucunda 25 lira ile birlikte küçük bir kâğıt parçası buldu. Kendi hazırladığı listeye benzeyen ve annesinin imzasını taşıyan kâğıtta; &[#]8220;Seni hayatım pahasına dünyaya getirmenin, yıllarca bezlerini yıkamanın; bin bir güçlükle besleyip büyütmenin karşılığı sadece sevgindir ve yanağından alacağım bir öpücüktür. Kazandığın parayı güle harca yavrum&[#]8221; diye yazıyordu...



Günün Fıkrası: Yamazan..



Adamın biri bir gün yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur. Çocuğa: "Senin adın ne?" diye sorar. Çocuk tam adını söyleyeceği sırada; "Dur ben tahmin edeyim" diyerek sözünü keser ama ipucu olarak baş harfini söylemesini ister.


Çocuk; "Y" der. Adam başlar saymaya... "Yasin?" Çocuk başını sallar. "Yusuf?!." Çocuk yine başını sallar. Adam Y harfi ile başlayan tüm isimleri sayar. Çocuk her seferinde başını sallar. Adam iyice sinir olur ve kız isimleri de saymaya başlar; çocuk yine başını sallar. En sonunda; "Bilemedim yahu adın ne senin?!.&[#]8221; diye çıkışır. Çocuk yanıt verir: "Yamazan..."



Günün Sözü:



Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir.



Çerkez Atasözü