Zonguldak,
Haftaya,
Belediyeye yapılan işçi alımları ile başladı.
Müthiş bir,
Fısıltı gazetesi var.
Sadece Gaziapaşa’da değil.
Mahalleler,
Ve hatta ara sokaklarda bile.
Kimsesi olmayanı,
Beyaz Masa’ya yönlendiriyorlar.
Biraz uğraşanı,
Delege ağalarına ulaşmaya çalışıyor.
Haliyle,
İşe girecek olanlara,
Asla,
Fırsat eşitliği sunulmuyor.
Bunları ilk defa yazmıyoruz.
Emin olun,
Ben de sıkıldım.
Her işçi alımında aynı şey.
Yazıyoruz,
Çiziyoruz,
Takip ediyoruz ama,
Değişen bir şey yok.
Başkan Erdem,
Son röportajında,
Liyakatlı kişileri işe aldıklarını söylemişti.
Aynı röportajda,
Temizlik işlerinde sıkıntı olduğunu,
Vatandaşın şikayetinde haklı olduğunu dile getirmişti.
Yahu,
Onca insanı,
Bürolara dolduracağınıza,
Azıcık çalışacak birileri alsaydınız ya!
Yani o kadar personel al.
İşler yürümesin.
Alınan insanlar,
Fiyat performans insanı bile değil.
CHP’liler de,
Vatandaşlar da şikayetçi.
Ama,
Kimi kime şikayet edeceksin ki?
CHP Genel Başkan Yardımcısı,
Partilileri ‘yoldaş olarak görün’ diyor.
Bizim Başkan partililerini ‘Şeytan’ ilan ediyor.
Tahsin Erdem’in gözünde,
İki CHP var.
Biri ‘Kendi CHP’lileri’.
Öteki ‘Şeytani CHP’liler’.
Genel Başkan Yardımcısının yoldaş tanımına uymuyor.
Ne demişler?
Evvel refik ba'del tarik!
Önce yoldaş sonra yol!
* * * * * * * * *
Son dönemde,
Okurlarımız ile karşılaşıyorum.
Seveni var.
Sevmeyeni var.
Eleştireni var.
Övgüde bulunanı var.
Çok değişik talepleri olan var.
Adam bana,
Dünya gündemi,
Veya ekonomi hakkında yaz diyor.
Zonguldak ekonomisini,
Turizmini,
İş dünyasını,
Bürokratını olumlu veya olumsuz eleştiriyoruz.
Ulusal gündemi bizden niye okumak istiyorsunuz?
Aynı kişiler,
Bizim bir tarafa yakın olduğumuzu söylüyor.
Yakın olduğumuz taraftan yazdığımız isimleri söylüyorum.
Haklısın diyorlar.
‘Size yakın ünlü ve usta gazeteciler var. Neden onlardan böyle talebiniz yok’ diyorum.
‘Biz sizi okuyoruz’ diyorlar.
Her şey de bizden beklenmez ki!
Açıkçası,
Herkes bizim,
Nalına da,
Mıhına da çaktığımızı görür.
İşin ideolojik veya siyasi boyutu yok.
Ülkü Ocakları’nda yetiştim.
MHP’yi benden ala kim yazıyor?
Eee daha nasıl tarafsız olalım?
Beklenti şu!
Cumhurbaşkanı’nı eleştirmek değil hakaret edelim,
Soluğu Beycuma’da alalım.
Arkadaşlar mekanlarda rakılarını içip,
Bizleri alkışlasın.
Eleştiri ile hakareti karıştırıyorlar.
Sadece alkışlamak istiyorlar.
Bilmiyorum.
Belki de onların siyasi partilerine,
Bir gazeteci olarak üye olmadığımız için,
Hayıflanıyorlar.
İçerliyor olabilirler.
Ama,
Şu an böyle bir gerçek var.
Madem biz başka bir tarafız.
Sizden olan gazeteciler yazsın.
Biz de okuyalım.
Ben Ali Rıza Tığ’ı okuyorum.
O beni okuyor.
Nadir şekilde başkası yazarsa,
İkimiz de onu okuyoruz.
Böyle olmaz!
Dans pistine bekleriz.