Gündemde Türkiye Taşkömürü Kurumu üzerinde devam eden tartışmalar var…

Başka tartışmalar var.

Ve her tartışmada, her ciddi konuda olduğu gibi ne yazık ki çoğu boş…

Günü kurtaran, Zonguldak’ı kurtaracağını zannediyor.

Veya küçük, samimiyetsiz, ciddiyetsiz kalan çabalar sayesinde bu kentte kent adına siyaset yaptığını zannediyor.

[*] [*] [*] [*]

Gündemde Türkiye Taşkömürü Kurumu üzerinde devam eden tartışmalar var…

“Rezillikler paçalarından akıyor” dedim.
Toplum adına, kent adına mücadele ederek, kavga vererek değil de, birbirlerinin paçalarına yapışarak siyasette var olma telaşı içinde olanların egemenliğinde eziliyor kent…

Ve sizler, bunca olup-biteni normal şeyler zannediyorsunuz.

Zannedecek kadar saflaşıyorsunuz.

İşinize gelmiyor.

Öyle oluyor.

Böyle oluyor.

[*] [*] [*] [*]

Gündemde Türkiye taşkömürü Kurumu üzerinde devam eden tartışmalar var…

Dünkü yazıya bazı yorumlar geldi.

Bunlardan biri şöyle:

“Kurum özelleşiyor. Genel Müdürlük kapanıyor. TKİ’ye bağlanıyor. Sadece 3 müessese kalacak. Tayinler yakında başlayacak. Havuzda memurlar toplanacak. Taşınmazların satışı için düğmeye basıldı…”

[*] [*] [*] [*]

Kaç zamandır hem TTK, hem de diğer konularda üzülerek izliyoruz ki, kentte siyasetçi pek kalmamış.

Görünürde var.

Ama gerçekte, yani uygulamada yok.

Kent adına, partisi adına, davası adına güven veren siyasetçiler yok.

Rutin meseleler üzerine rutin şeyler söylemeyi siyaset zannediyorlar.

Ne samimiyetleri kalmış…

Ne de inandırıcı bir tarafları…

Kiminle neyi konuşacaksınız ki!

[*] [*] [*] [*]

Bu kentin ekmeğini yiyorlar.

Ekmeğini yedikleri kente ediyorlar!

Utanmıyorlar.

Sıkılmıyorlar.

Üstüne üstlük bir de ihanet ediyorlar.

Bunu kim yapar?

[*] [*] [*] [*]

TTK’nın özelleştirilmesine her zaman karşı olduklarını belirten GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci diyor ki:

“Biz Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun özelleştirilmesine karşıyız. Çünkü özelleştirme ‘Cebime nasıl para koyarım’ diye bakıyor.

Özel maden ocaklarında şu anda çalışmakta olan işçilerimizden bazı şirketler tarafından verilen 2 asgari ücretten birisinin kendilerinden geri alındığını bilirken, özelleştirmeyi nasıl savunabiliriz?

Açıkçası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın açıklamalarını tam olarak anlayamadık.”

[*] [*] [*] [*]

Mesele, zaten bu kadar…

Anlamak veya anlamamak…

Anladığını anlamak…

Anlamadığını anlayamamak…

Anlamadığından anlamlar çıkarmak…

Anlamadığı şeyleri anlamış gibi yapmak…

Aslında anlamadığı halde sendikacılığa, genel başkanlığa, siyasete, il başkanlığına, milletvekilliğine, dernek başkanlığına ve özetle böylesi görevlere soyunmak...

Zonguldak aynen böyle…

Okuduğunu anlayamayanlar ile işine geldiği gibi anlayanların kenti...

[*] [*] [*] [*]

Şimdi “bunları yazıyorum” diye kızıyorlar.

Yahu bakın şu kentin haline, Allah aşkına…

Her köşesine bir bakın.

Yaptığı işin, görevin, temsil ettiği kurumun, o koltukların hakkını verenler olsaydı, bu kent bu halde mi olurdu?

Siyasi motifler ile kendilerini soslandırarak halkı kandıran, oyalayan, iyi niyetine tecavüz eden bunca siyasetçi, belediye başkanı, STK temsilcisi sadece işini yapsa, o koltukların hakkını verseydi, böyle mi olurdu?

Siz söyleyin Allah aşkına…

Böyle mi olurdu?

Bu nedenle şikayet ederken onlara kızmayın.

Onların zaten Zonguldak gibi bir derdi yoktu.

Kiminiz, “Altı ok seçilmesin de, kim seçilirse seçilsin” dediniz.

Kiminiz, “Ampul gelmesin de, kim gelirse gelsin” dediniz.

Her siyasi seçimde, her dernek seçiminde, her belediye seçiminde böyle baktınız, böyle yaklaştınız.

Kusura bakmayın da başka ne bekliyordunuz?

[*] [*] [*] [*]

Bu işler konuşurken gözler ister istemez 22’nci Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın’ı aradı.

“Belki o bir şeyler söyler” diye düşünüyorduk.
Önce ses çıkmadı.

Sonra duygularını paylaştı.

Gördük ki, Harun Akın da aynı şeyden dertli.

Diyor ki:

“Dünyanın örnek aldığı bir mücadeleydi.

O gün maden işçileri ve TTK çalışanları, GMİS önderliğinde işçilerin ücret artışında uğradığı haksızlık adına Ankara yollarına düştüler...

Bizler tüm Zonguldak, işçilerimizin peşine takıldık, Mengen’e kadar yürüdük...

Yolumuz iş araçları ile kesildi ve maden işleri haklarını söke söke aldılar...

Bugün ‘TTK özelleşecek veya gerekirse kapanacak’ söylemleri siyasilerin dilinde nakarat olmuş ciddi bir tepki koyan yok...

Yazık...

Zonguldak bu noktaya nasıl geldi?

Zonguldak siyaseti, yıllarca ülkemiz ekonomisinin can damarı ve Zonguldak ilimizin oksijeni olan kömüre-madenciye ve TTK'ya bu kadar kör bakar hale geldi...”

[*] [*] [*] [*]

Bu kentin ekmeğini yiyen, bu kentin ekmeği ile siyasette, bürokraside, demokratik yaşamda bir yerlere gelen ama bu kente nankörlük ederek siyasette yükselme çabasında olanları hayretle izliyoruz.

Şu kentte bir delikanlı çıkıp;

“Eyyyy iktidar…

Eyyy Enerji Bakanı…

Yahu, 14 yıldır zaten iktidar sensin.

Kurumu idare eden, gerekli yatırımları yapmayan, genel müdürü atayan, TTK siyasetiyle her seçimde 3 milletvekili çıkaran ama her dönem artan zararı Zonguldaklının başına kakarak aşağılayan, ezen, hedef gösteren de sensin.

Bu kurumu işçi yönetmedi.

Bu kurumu Zonguldak yönetmedi.

Esnaf yönetmedi.

Sen yönettin.

Sen zarar ettirdin.

İnsan kendi beceriksizliği nedeniyle koskoca bir kente böylesine haksızlık yapar mı?

Üstelik bunları yaparken, bu kentte istihdam alanları yaratmadın.

Allah aşkına, sen içtin de bizimkiler sarhoş oldu?”

[*] [*] [*] [*]

Konuşmayanlardan biri de Zonguldak Platformu’ndaki arkadaşlarımız ve dostlarımız…

Kentteki diğer kurumlar…

Ama onlar da haklılar…

Diyorlar ki:

“Kossssskoca Sendika Başkanı, Bakan Bey'in ne dediğini anlayamamış.

Maden İşçileri Sendikası’nın anlayamadığını biz niye anlayalım?”

[*] [*] [*] [*]

Evet, kurumun bu zararının azaltılması ve kurumun 14 bin norm kadroyla adam gibi çalıştırılması için bir şeyler yapılmalı…

Ama bu “sat-kurtul” olmamalı...