Yıllardır neyi tartışıyoruz?


Kentin yerleşkesini ve içinden çıkılmaz hale gelen sorunlarını.


Sonra ne yapıyoruz?


Eski binaları yıkıp yıkıp yenilerini.


Sonra!


Sonra sıkış sıkış, tıkış tıkış bir ahır havasında kıç kıça yaşıyoruz.


Kim mutlu?


Valla akşam olunca genel de bir mutluluk hakim.


Çünkü kentin çirkinliği kayboluyor ve nefis manzaralar çıkıyor.


Yeni yerleşim alanları açamıyoruz.


İmar düzenlemeleri ve hazine arazilerinin ruhsatlandırılmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor.


Yetiyor mu?


Yetmiyor.


Kentin geleceğini düşünerek ciddi bir alternatif sunabilen yönetici var mı?


Yok?


Bürokratik engellerin olmaması mümkün değil.


Bürokratik engeller daha çok bahane uydurmak için bir kolaylık olmuş.


Bu durum can sıkıcı.


Yeni bir yerleşim yeri gerekiyor.


Zonguldak&8217;ı üst üste koyarak, iç içe koyarak bunu yapamazsınız.


Yaparsanız modern bir görüne asla ama asla kavuşamazsınız.


İnsanlar bu kentten daha fazla kaçar.


Yeşil alanları bitirir, kıyıları işgal eder, denizin içine daha çok edersiniz.


Yapılması gereken bir şey var.


&8220;Ben hem akıllıyım hem Zonguldaklıyım&8221; diyenler kentin geleceğini tartışmalı.


Ne istiyoruz?


Günlerce buna kafa patlatmalıyız.


Bunu yapacak olan kent konseyleri, kent meclisleri.


Biz de var mı?


Bizde nanay!


Zonguldak merkez dışında yakın bir çevrede yeni bir yerleşim yeri kurmak zorundayız.


Yerini tartışalım.


Burasını 15-20 bin kişinin yaşayabileceği bir şehir haline dönüştürecek bir planlama yapılmalı.


Standart olmalı her şey.


Sosyal ve diğer imkanlar yaratıldıkça kent merkezinde ki yığılma sona erecektir.


Hani uydu kent diyorlar buna benzerlerine.


Öyle de diyebiliriz.


Bunu kim yapacak.


Yerel yönetim. Yani Belediye Başkanı.


Ama halk isteyecek önce.


Kendi geleceğini tartışmaktan öte gidemeyen insan olmaktan kurtulmak gerekir.



Korkmadan tartışalım!


Yüzleşme her zaman iyidir.


Tartışmaktan kaçmamak lazım.


Kongrelerin, tartışmaların toplantıların önemi de zaten burada.


Tartışın.


Sorun, sorgulayın.


En çok da böyle günlerde ihtiyacımız var.


Kişilere endeksli politika belirleyenler aslında kendi geleceğine, kentine ihanet ediyor.


Kendi havasını koruma peşinde olanlar kentin önünü tıkıyor.


Zonguldak&8217;ı tartışalım.


Zonguldak&8217;ı yönetenleri tartışalım.


Hakaret etmeyelim ama sorgulamaktan da korkmayalım.


Kim kimi çalmış, kim kimi çarpmış bakalım.


Kim neden aday oluyor, kim ne yapabilecek soralım.


Sorgulamadan bazı şeyler ortaya çıkmaz.


Çıkmayacak.


Adamına göre muameleci millet olmakla ne geçti elimize.


Sorgulayalım.


Kompleksli insanlara bakın.


Onlar bazı makamlara gelebilirler.


Gidebilirler.


Kompleksleriyle gelenler, kompleksleriyle gider.


İnsan olmak en güzelidir.


Kompleks sahibi insanlar komplekslerini kabul etmezler.


Onları da sorgulayalım.


Hepsinden önemlisi kendimizi üstün görmeden sorgulayalım.


Kompleks yapmadan sorgulayalım.