Bu hikaye hepimizi biraz ilgilendiriyor.
Özellikle de çalışmadan maaş alanları ve işsizlikten intiharlara sürüklenenleri.
Önce hikayeye bakalım;
Tokat Belediyesi&8217;nde 8 yıldır Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Sefer Bayın, Başkan Adnan Çiçek ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle makamının pasifleştirildiğini, muhatap alınmadığını belirterek, "2009&8217;un Mayıs ayından beri odamda bomboş oturuyorum, belediyeye en ufak katkım yok. İş yapmadan ayda 4 bin 295 lira maaş alıyorum" demiş.
Kocaeli&8217;nin Gebze İlçesi&8217;nden 8 yıl önce Tokat&8217;a gelen evli ve iki çocuk babası Sefer Bayın, Başkanlığını Ak Partili Adnan Çiçek&8217;in yaptığı Tokat Belediyesi&8217;nde Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı. 5 yıl Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Bayın, 2009 yerel seçimlerinin ardından Belediye Başkanı Adnan Çiçek tarafından vekaleten Etüt Proje Müdürlüğü görevine getirilmiş.
Başka bir Başkan Yardımcılığına bağlanması üzerine itiraz eden Bayın, Bölge İdare Mahkemesi&8217;ne dava açarak görevine geri dönmüş.
Bu olaydan sonra kendisine hiçbir şekilde görev verilmediğini ve makamının pasifleştirildiğini söyleyen Sefer Bayın, "Yardımcılıktan, müdürlük görevine atanınca, bunun hukuken uygun olmayacağını başkanın kendisine ilettim.
Tokat İdare Mahkemesi&8217;ne başvurdum. İdare Mahkemesi ben haklı gördü ve vekaleten müdürlüğü kaldırdı ve eski görevime iade edildim. Halen Başkan Yardımcısıyım. O günden beri, yani 2009&8217;un Mayıs&8217;ın dan belli bu odada oturuyorum.
Her gün işime gelip gidiyorum. Ama belediyeye en ufak katkım yok. Bomboş oturuyorum. Bu ay 4 bin 295 lira maaş aldım, hesabıma yattı. Belediyeye en ufak bir katkım yok" diyor.
İnşaat Mühendisi bir Başkan Yardımcısı olduğunu belirten Bayın, "Kesinlikle çalışmayı seven çok hareketli bir insanım. Kendimi sürekli yeniliyorum. Bende bu 3 yıl içerisinde belediyedeki arkadaşlar ne yapıyor diye takip ettim, sonuçta belediyenin personeliyim. Zaman zaman internet sitelerinde, Tokat gazetelerinde olsun ne yaptığımı paylaştım. Belediyenin eksikleri vardır, zaman zaman Belediye Başkanına ilettim.
Yani anlayacağınız kendime öyle bir iş buldum ki, boş duran adam ne yapacak, bir şeyler yapacak. Sayın Belediye Başkanı&8217;ndan görev bekliyorum.
Ben kendisini seviyorum. Her şeye rağmen Tokat&8217;a hizmet etmek istiyorum. Ben Tokat&8217;ın çocuğuyum" diye konuşuyor.
Hikaye bu.
Her ne kadar acı bir ülke gerçeği olsa da sistem veya sistemsizlik nedeniyle çalışmadan alan, veya çalışmadan maaş almaya zorlanan Zonguldak&8217;ta binlerce kişi var.
Milyonlarca işsizin kıvrandığı, intiharlara sürüklendiği bir ülkede çalışmadan, çalıştırılmadan para kazanan veya kazandırılanların sayısını tahmin etmek zor.
Çalışmadan veya çalıştırılmadan bu kadar paraları alanlar çıkıp Sefer Bayın&8217;ın yaptığını yapabilse.
Eminim ki yine Sefer Bey ile aynı konumda olduğu halde bu çıkışa burun bükenler binlerce boş gezenin boş kalfası mevcuttur.
Çalışmadan, üretmeden tüketmeye alıştırılan bir neslin çok iyi şartlarda yaşama tutkusu içinde olmasının en büyük nedeni sistem veya sistemsizlik.
Ama önce kişinin çalışma ahlakı.
Bugün kamuda, Türkiye Taşkömürü Kurumu&8217;nda, Belediyelerde çalışmadan veya çalıştırılmadan, danışman veya başka unvanlarla kamufle edilerek karşılıksız para verilen, kamunun odalarını masalarını özel ofisi olarak kullanan, kullandırılan o kadar çok insan var ki.
Yüz binlerce, milyonlarca okumuş ve işsiz kalmış genç beyinler ne dese hakkıdır!
Ama genç beyinler suni tartışmalara, suni işlere ayırdıkları zamanı bir araya gelip ifade etmekten acizler.
Onlar siyasetçilerin dolgu malzemesi olmaya devam ediyorlar.
Herkes sokaklara dökülüyor ama kendileri için sokaklara dökülemiyorlar.
Hazırcılık bu kadar kanımıza işlemiş olamaz!
Yaşar Avcı&8217;dan Zeki Günalp açıklaması
Diş Hekimi Zeki Günalp Pusula&8217;ya yaptığı açıklamada CHP Merkez İlçe Başkanlığı&8217;nın geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen kongresinin ardından, bilgisi dışında Başkan adayı Yaşar Avcı&8217;nın listesinde olduğunu belirterek tepki göstermiş ve kamuoyuna açıklama yapmıştı. Avcı böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirterek; &8220;Zeki Bey&8217;in ismini üst kurul delegesi olarak yazmayı düşündük ama yazmadık. Kendisine bu konu yanlış aksettirilmiş olabilir. Listeye bakarsa olmadığını zaten görür. Ayrıca biz kimsenin bilgisi olmadan üst kurul delegesi olarak yazmadık. Kamuoyunun bu olayın doğrusunu bilmesini istedim. Zeki Bey&8217;in de kendisine telefon açıp söyledim&8221; dedi.
Ayrıca zaman zaman yaptığımız eleştiriler karşısında gösterdiği hoşgörüden dolayı Avcı&8217;ya ayrıca teşekkür ediyorum.
Umarım kongre sürecinde kendisiyle birlikte hareket eden herkese örnek olur.
Okurlarımıza
Cumartesi yazıları konusunda talepler var.
Çok istememe rağmen pek mümkün olmuyor.
Hemen hemen her gün duygusal köprülerin, dar geçitlerin, yalnızlıkların, umutların, bahar aşklarının tam ortasında yaşıyoruz.
Acılar ve mutluluklar hepimiz için.
Doya doya yaşamak için.
Oturup bunları yazmak için biraz daha geniş zamana ihtiyaç var.
Kafayı politikadan ve güncel olaylardan arındırmak gerekiyor ki lezzetli bir yazı ortaya çıksın.
Son dakikada oturup ritimli bir Cumartesi yazısı yazmak her zaman mümkün olmuyor.
O yüzden bir hafta daha müsaade.
Yoğun ve tempolu bir haftayı geride bırakırken tüm okurlarımıza güzel bir hafta sonu diliyoruz.