Geçtiğimiz günlerde,
Fevkani’nin yıkım kararı alındığı dönem,
CHP İl Başkanı Murat Pulat’ın açıklamalarına dikkat çekmiştik.
Fevkani’de yıkım günü geldiğinde,
Bir direniş olabileceğini,
İtidalli olmanın,
Ve itidalli açıklamalar yapılması gerektiğini ifade ettik.
Öyle ya!
Korktuğum da başımıza gelmeyecek gibi değil.
Tabi her işin bayrak tutanı olan,
Deniz Yavuzyılmaz bu fırsatı kaçırır mı?
Sayın Yavuzyılmaz,
Fevkani köprü altı ve dere içine bayılır.
Biliyorsunuz,
Muharrem Akdemir döneminde,
Sarı Çizmeli şekilde,
Dere içinde gezmişti.
Peşinde kameralı ekipleri ile birlikte.
Yavuzyılmaz’a konu nereden geldi?
Gün içinde kendileri,
Bence tehlikeli bir açıklama yaptı.
Beklentilerimizi boşa çıkarmadı.
Milletvekili Yavuzyılmaz, köprü yıkımına karşı çıkacaklarını belirterek "Esnafa resmi olarak verilen bir güvence yok. Adeta 20 Ağustos'ta sokağa atılacaklar. Ayın 27' sinde esnafı dükkanlarından çıkaramazsınız. Hepimiz siper olacağız, aileler ve esnaf olarak hepimiz orada olacağız. Zonguldak halkının huzurunu ve esnafın huzurunu kaçırmaya hakkınız yok" dedi.
Yani devletin aldığı karara,
Devletin vekili nasıl böyle bir açıklama yapıyor?
Korkunç olanı,
Aileleri bile oraya davet ediyorlar.
Bir direniş planlandığı kesin.
Birinin burnu kanaması durumunda,
Bunun hesabını nasıl verecekler?
Sayın vekil şov yapacağız derken,
Faciaya sebep olmaz umarım.
Tarihi bir gün yaşayacağız sanırım.
* * * * * * * *
Seçimin ardından,
Bürokraside değişimler başladı.
Zonguldak’ta,
Bu değişimden nasiplendi.
Yeni Emniyet Müdürü ve Valimiz görevlerine başlıyorlar.
Mustafa tutulmaz dönemine ilişkin,
Aklımda en çok kalan mesele,
Enformasyondur.
Gazeteciler için bulunmaz bir nimet.
Sürekli olarak,
Yaprak kımıldasa,
Valilik şehri bilgilendirdi.
Bu konuda,
Benim bildiğim,
Veya yaşımın yettiği,
Tek Vali Mustafa Tutulmaz’dı.
Geçende yazmıştım.
Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı oluyor.
Mesela,
Eski Emniyet Müdürümüz Metin Turanlı,
Bize üniversitede okutulan Polis-Devlet Felsefesinin,
Zonguldak’ta bir tezahürünü göstermişti.
Polisler adeta derimize nüfus edecekti.
Bunaltıcı bir süreçti.
Sürekli üniformalı görmek.
Sürekli mavi çakarlara maruz kalmak,
İnsanı psikolojik olarak bile etkiliyor.
Mesela Fahri Aktaş müdür döneminde ise,
Polis-Devlet anlayışı terk edildi.
İnsanlara biraz daha yaşam alanı açıldı.
Öyle ya!
Devlet daima elinde sopayla bekleyemez.
Vatandaş devletin düşmanı değil.
Bilakis iştirakçisidir.
Çünkü devlet vatandaşın kendisindendir.
Yeni dönemde,
Kıyas yaparak yönetim tarzlarını ara ara değerlendiririm.
Açıkçası,
Yiğitler nasıl yoğurt yiyecek çok merak ediyorum.