Zonguldak'ta bir kadının nasıl dolandırıldığını, internet sitemizde anlatmaya çalıştım.

Söz konusu bir kadın...

Nasıl dolandırılmış?

Nasıl kandırılmış?

Hakkında hapis cezaları var.

Akşam-sabah kapıya dayanırlar.

Bu kadını dolandıranlar, kandıranlar, üzerine şirket kuranlar, son model araçlarla Gazipaşa Caddesi'nde geziyorlar.

"Nitelikli dolandırıcı" deyince kızıyorlar.

Daha biraz kibar olalım...

Sevgili Nitelikli Dolandırıcı...

Şimdi bu babanın yaptığı iş mi?

Hadi onunki iş...

Kardeşinin yaptığı iş mi?

Gariban kadının üzerine şirket kurulur mu?

Siz nasıl insansınız, Sayın Nitelikli Dolandırıcı?

Şimdi bu kadın gitse, Organize Şube'ye!

Bir bir anlatsa her şeyi! Sizi kurtarabilecek mi İseyin Abi?

Artık normal ticarete dönün.

Milleti dolandırmayı bırakın.

O kadının ahı tutar sizi!

Arabalarınız da kurtarmaz sizi!

Kabul olur mu bilmem, ama tövbe edin!

Hacca filan gidin!

Ama sakın şeytan taşlamaya gitmeyin!

Allah korusun!

Sülün Osman...

Dolandırıcılar kralı "Sülün Osman" olarak Türk tarihine geçen kişinin asıl adı, Osman Ziya Sülün'dü (Doğum: 1923, Ölüm: 1984). Osman Ziya Sülün, 1923'te İstanbul'da doğdu. Adını duyurduğu ilk "işini" 1948 yılında Fatih'te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yaptı. 1950 ve 60'lı yıllardaki "işleriyle" ün kazanan "Sülün Osman", Beyoğlu'ndaki tramvayı, Galata Kulesi'ni, Eminönü Meydanı'ndaki saati, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını saf vatandaşlara "satarak" ya da "kiraya vererek" efsane haline geldi.

Bizim Sülün Osman ise, kabinedeki önemli bir bakanın adını kullanarak iş takibi yapıyor. Vergi yüzsüzü... Adına kayıtlı bir şeyi yok. Ama ofis bile açmış. "Tamam, Sayın Bakana söylerim, sen o işi olmuş bil" diyerek para topluyor.

Devlet bankalarından kredi bile ayarlıyor.

Komisyon olarak Mercedes alıyor, TIR alıyor.

Sülün Osman'ın kazandığı parayı şu sıralar Zonguldak'taki hiçbir tefeci kazanamıyor.

Sülün Osman yakında müteahhitliğe başlıyor...

İzliyoruz...

Fragman dönüyor...

Bizimle uğraşan, iftira atan herkesin başına bir şey geldiğini daha önce defalarca yazdım. Kimsenin yanına kalmadığını da ısrarla belirtiyorum. Bazıları anlamıyor.

Olsun... Düşmanımın mutsuzluğu beni mutlu etmez.

Ben, istediğim zaman mutlu olabilirim.

O sağda-solda konuşanlara, kumpas kuranlara sesleniyorum.

Sizin hesaplarınız olabilir.

Ama Yüce Mevla'nın hesabını unutmayın.

O çalınanları, zorla alınanları Yüce Mevla hızlı bir şekilde geri alır.

Kimini ihaleyle...

Kimini heyelanla...

Kimini operasyonla...

Kimini başka bir yerden çıkarır.

Dediğimiz gibi... Filmin devamı öbür tarafta...

Ama bu tarafta bir fragman izleyeceksiniz.

"İbret olsun" diye...