Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın nüfus kâğıdını Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e kaptırdığını yazmıştık!
Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in 31’ini yeni bitirip 32’sinden gün alan oğlu Emirhan ve arkadaşlarının aklıyla “Sürüden ayrılan penguen gerçekleri gördü” notuyla bir paylaşım yapmış!
Gazeteci uyuyor!
Tahsin Erdem Belediye Başkanı olunca uyanıyor!
Devrim Dural’ın gönderme yapması gereken kişi ve kurum AK Parti ve İl Başkanı Mustafa Çağlayan olmalıydı!
Ama sokma akılla bu kadar İl Başkanlığı olur!
Zonguldak’ta basının uyumadığını örnekleriyle anlatacağız!
Ve yazacağız!
Öyle yağma yok!
Biz hiçbir zaman uyumadık!
Az yazdık, çok yazdık, ama mutlaka yazdık!
Demek ki bundan sonra Devrim Dural’ı daha çok yazmamız gerekiyor!
Çoluk çocuğun aklı ile Zonguldak basınına sallamak nasıl oluyormuş görelim bakalım!
Devrim Dural’dan başlayalım!
Sevgili Devrim Dural, ilk eşinle neden ayrıldın!
İlk eşine şiddet uyguladın mı?
Kadın Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı mı?
Yarın Deniz Yavuzyılmaz’ın ilk eşiyle nasıl evlendiğini ve neden ayrıldığını yazalım!
Kuzeninin üzerinden aldığı maaşı yazalım!
Ertesi gün Eylem Ertuğ Ertuğrul’un Güzellik Merkezi’nde kaçak işlem yaptığını yazalım!
Yönetime aldığınız çocukların İncivez’de 1+1’lerde neler yaptıklarını yazalım!
Ve bundan sonra hiç durmayalım!
Öyle “Yanlış anlaşıldı” diyerek geçiştirilecek bir konu değil!
Biz bu videonun nasıl, nerede, kimlerin aklıyla yapıldığını biliyoruz!
Bu şeref noksanlığını yapanlar kamuoyuna açıklansın!
CHP yönetiminde olanlar görevden alınsın!
Biz de sizin samimiyetinize inanalım!
Yoksa!
El mi yaman, bey mi yaman görelim!
Tahsin Erdem’in iki yüzü!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile yaşanan polemiğin basına yansıması, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in moralini bozdu!
Görüntüler, Mustafa Çağlayan ile buzları eritmeye çalışan Tahsin Erdem’in ‘ikinci yüzü’nü ortaya çıkardı!
Kinci ve kibirli ikinci yüzünün ortaya çıkmasından rahatsız olan Tahsin Erdem, görüntülerle ilgili yorum yapmadı!
Ama moralinin bozulduğunu gören yakın çevresi hemen bir organizasyon yaptı!
Tahsin Erdem’in işe aldığı personel ellerinde pasta ile Tahsin Erdem’i makamında ziyaret ettiler!
Partiden işe girme beklentisi içinde olan çocukları da getirdiler!
Aslında yaptıkları bu ziyaret ile Tahsin Erdem’in moralinin bozulduğunu tüm Zonguldak’a göstermiş oldular!
Bu günler, Tahsin Erdem’in iyi günleri!
Daha bir metre asfalt yapamayan bir Zonguldak Belediye Başkanı’ndan söz ediyoruz!
Barajın elektrik borcu için bir daha AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu’nun devreye gireceğini sanmıyorum!
Sen suya fahiş zam yap, elektrik parasını ödeme, akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, delege ağalarının işe yaramayan çocuklarını işe al, onlara maaş, ikramiye öde, sonra para yok diye ağla!
Zonguldak halkı bu numarayı bir yere kadar yer!
Çaycuma-Alaplı-Kozlu
AK Parti Kozlu İlçe Başkanı Ali Duyar, DSİ Bölge Müdürü Yasin Devrim ve DSİ Şube Müdürü Kürşat Coşkun’un ilçeye gelerek yapılacak yatırımlarla ilgili incelemelerde bulunduğunu açıkladı. Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci ve Merve Arslan da bu görüşmede DSİ yöneticileriyle birlikte oldular. Karşılıklı fikir alışverişinde bulundular!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, kendisini DSİ ve Karayolları Bölge Müdürü ile bir araya getiren AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a saygısız davranışlarda bulunmuştu. Sonuç ne oldu? Zonguldak’a biçimsiz ve işlevsiz üst geçit yapıldı!
Demek ki kibir, ego iyi bir şey değilmiş!
Tahsin Erdem’in egosu yüzünden Zonguldak halkı cezalandırıldı!
Çaycuma’da, Alaplı’da, Kozlu’da iktidar ile muhalefet arasında ciddi bir uyum var!
Halil Posbıyık’ın psikolojisine göre Ereğli’de de zaman zaman bu birliktelik yaşanıyor!
Darısı Zonguldak’ın başına!
Bahar gelmesin!
Zonguldak Şoförler ve Otomobilciler Odası 22 Şubat Cumartesi günü genel kurul yapacak!
“Zonguldak’ta başında bulunduğu sivil toplum örgütünün başından ilk önce kim ayrılmalı?” sorusunun yanıtı Zonguldak Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Osman Köksal Bahar olmalıdır!
İnşallah kongrede düzgün bir aday çıkar!
Osman Köksal Bahar seçimi kaybeder!
Şoförler Odası Başkan Adayı Tunay Keskin seçimi kazanmak için var gücüyle çalışıyor!
Aslında birinin çalışmasına gerek yok!
Osman Köksal Bahar seçime bile girememeli!
Görev yaptığı süre boyunca hakkında yazılanlar, adliye koridorlarında konuşulanlar Osman Köksal Bahar’ın aday olmaması için yeterli olmalı!
Ama olmuyor!
Burası Zonguldak!
Bazı değerlerin içi boşalmış!
Bazı kurumların içi boşalmış!
Bazı kişilerin içi boşalmış!
Vakfıkibirli Belediyecilik!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in, Elmas TV çalışanı Akın Kavi’nin annesi Münevver Kavi’ye ait Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’taki bahçeye verdiği hafriyat döküm izni amacının dışına çıktı!
Bahçeye dökülen hafriyat, bitişiğindeki Milli Emlak arazisine taştı!
Yaşanan gelişme üzerine Milli Emlak Müdürlüğü, taşan hafriyatın kaldırılması için Zonguldak Belediyesi’ne resmi yazı gönderdi. Ancak; aradan geçen zamana rağmen, hafriyatın Milli Emlak arazisinden hâlâ kaldırılmadığı öğrenildi.
Hafriyatın kaldırılmasından sorumlu olan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in, eski mükellefi Akın Kavi’nin evine giderek durumu görüştü!
Ancak bu görüşmenin ardından hafriyatın kaldırılmasına yönelik somut bir adım atılmadı!
Akın Kavi’nin sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerin Zonguldak Belediyesi’ne 20 milyon lira borcu var!
Tahsin Erdem Akın Kavi’nin evine belediyenin borcunu mu tahsile gitti?
Hangi demokratik ülkede böyle bir anlayış olabilir!
Sorsan sosyal demokrat belediye!
Sorsan Erdemli Belediyecilik!
Bana sorarsanız Vakfıkibirli Belediyecilik!
Kıssadan Hisse: Saltanat
Laleli Camiini Sultan 3. Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camiiyi yaptırırken çevrede Laleli Baba namında evliya bir zatın yaşadığını öğrendi. İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu. Cami inşaatını denetlemeye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi. Laleli Baba'ya padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti. Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden gerçekten memnun kaldı. İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı. Ayrılacağı sırada bir soru sordu:
- Efendi hazretleri, bu dünyada en güzel şey nedir acaba?
Laleli Baba cevap verdi:
- Bu dünyada en değerli şey yiyip içtikten sonra sıkıntısız biçimde def-i hacetini yapabilmektir.
Hükümdar bu cevaptan pek hoşnut olmadı. Başından beri hikmetli konuşmalarıyla herkesi etkileyen bir zata bu cevabı pek yakıştıramadı. Hatta bu cevabı biraz kaba bile buldu. Bundan sonra bir şey konuşulmadı, hükümdar maiyetiyle beraber saraya döndü. Padişahın kalben yaptığı bu itiraz Laleli Baba’ya malum oldu, (Yakında görürüz, demek illâ yaşaman lazım) anlamında tebessüm etti.
Ziyaretin ertesi günü padişah şiddetli bir kabızlığa yakalandı. Bir türlü kurtulamıyordu. Sarayın bütün ilgilileri ve hekimbaşı seferber oldular, bilinen bütün ilaçları uyguladılar, fayda etmedi. Padişah kıvranıyordu. Nihayet hatasını anladı, bu hâlin Şeyhin sözüne itirazdan dolayı başına geldiğini anladı. Derhal adamları ile şeyhin yanına gitti. Hata ettiğini söyleyip, kendisini affetmesini rica etti.
Şeyh, "Karşılık olarak ne vereceksiniz?" dedi. "Senin bölgende yaptırdığım o camiiyi sana hibe edeceğim", "Yetmez" dedi Şeyh. Sultan Mustafa daha birçok şeyler ekledi, Şeyh, “Bunlar yetmez” diyordu. En sonunda, "Seni affederim, bu halden de kurtulursun ama karşılığında saltanatı [hükümdarlığı] isterim, yoksa kendin bilirsin" dedi.
Padişah kem, küm etti ama çaresi yoktu, bir an önce kurtulmak istiyordu, “O da senin olsun" dedi.
Şeyh dua etti, sırtını sıvazladı, "Haydi git Allah'ın izniyle kurtulacaksın" dedi. Padişah gerçekten kurtuldu ve çok rahatladı. Fakat saltanat da elden gitmişti. Rahatladı ya, yine daha kötüsü başına gelebilirdi. Saltanatı teslim etmek üzere adamları ile geldi.
Laleli Baba sultanın haline bakıp dedi ki:
"Bir saltanat ki bir def-i hacete değişiliyor, öylesine ucuz bir saltanat bize lazım değil, al yine senin olsun. Bize sadece caminin adı yeter."