Zonguldak'ta Corona Virüs mücadelesi sürüyor.
Bu mücadelede başrolü sağlıkçılar oynuyor.
Doğal olarak cephenin en önünde savaşıyorlar.
Corona Virüs mücadelesinde salgına yakalanan 60'a yakın sağlık çalışanı var.
Doktorundan hemşiresine, teknikerinden kat personeline, temizlik görevlisinden güvenlik görevlisine kadar bu salgına yakalanan kişiler var.
Bir de hasta olmadığı halde hasta olmuş gibi kaytaranlar var.
Düşünsene hekimsin, hemşiresin, idarecisin.
Yanında arkadaşın çalışıyor. Sen izin alıp eve gidiyorsun.
Üstelik test sonucunu görmeden. Hatta testin negatif çıkıyor.
Onları da bir kenara yazıyoruz.
Tıpkı 20-30 liralık maskeyi 200-250 liraya satanlar gibi.
Bu kişiler, savaşta cepheden kaçan kişiler gibi.
Yada askerimizin kullanacağı mermiyi, düşmana daha pahalıya satanlar gibi.
Zor zamanlar, insanların karakterini ortaya koyar.
Kimi hemen devletinin yanında yer alır.
Kimi kendi menfaatinin yanında yer alır.
Pusula, her zaman her koşulda devletinin yanında yer alır.
Bilgi kaynakları da 'dış' kaynaklar değil, 'resmi' kaynaklar olur.
Huzuru bozana, bozgunculuk, vurgunculuk yapana karşı olur.
Bunun için birinin bize bir şey söylemesine gerek yok.
Şimdi bir savaştayız.
Biz tarafımızı seçtik.
Corona Virüs mücadelesinde devletimizin yanında mücadele ediyoruz.
Etmeye devam edeceğiz.
Tıraş meselesi
Bir dost sohbetinde geçti mevzusu.
Mahallede biri tıraş olmuş.
Ama tıraş kötü.
Kalabalığın içinden biri "O ne biçim tıraş. Seni tıraş eden berberin ...." demiş.
Adam küfürü yemiş, ama hiç ses etmemiş.
Birazdan adam "O küfürü yedin, ama hiç ses etmedin. Yakıştı mı sana?" demişler.
Adam "Beni berber tıraş etmedi. Evde hanıma tıraş oldum. Ne diyeyim?" demiş.
Bu ara, tıraş konularına dikkat edelim.
Öyle sağda solda, tıraş meselesine girmeyelim.
Tehlikeli olabiliyor.
Günün Fıkra: Keramet sende olsaydı
Adam kadının ardından şiirler yazmaya devam etti. Daha çok yazdı. Ve günün birinde çok ünlü bir şair oldu... Yıllar sonra kadının yaşadığı kente gitti ve büyük bir şiir dinletisi sundu. Dinleti bittiğinde uğruna şiirler yazılan kadın kolunda kocası ile çıkışa geldi ve adama "Merhaba" dedi.
Adam ona sıradan bir insana bakar gibi baktı.
Kadın, "Beni tanımadın mı?" dedi.
Adam, "hayır tanımadım?" dedi.
"Nasıl tanımazsın! Uğruna şiirler yazdığın kadınım ben; Seni şair yapan kadın..."
Adam kadının gözlerine baktı ve şöyle dedi. "Keramet sende olsaydı, o koluna taktığın adam da şair olurdu..."