Sarıyer Evleri Boğaziçi Sitesi Maden Konut Yapı Kooperatifi´nin temel atma törenine gitmiştim.
Çevredeki konutlara bakınca "Maden işçisi burada nasıl oturacak?" diye düşünmüştüm.
Geçen hafta sonu İstanbul Sarıyer´deki bu konutları yerinde görünce şaşırdım.
Temel atılırken çevredeki konutların ne kadar lüks olduğunu konuşuluyordu.
Şimdi ise Sarıyer Evleri Boğaziçi Sitesi Maden Konut Yapı Kooperatifi´nin konutlarının çevredeki konutları nasıl da gölgede bıraktığına tanık oldum.
Yine aynı şeyi söyledim: "Maden işçisi burada nasıl oturacak?"
Sarıyer Evleri Boğaziçi Sitesi Maden Konut Yapı Kooperatifi´nin yapım işini üstlenen Turyapı İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Turpçu, konutları gezdirdi.
Bir ailenin dört-beş aracı olsa site içinde park sorunu olmayacağı net bir şekilde görülüyor.
Binalar tıkış tıkış değil.
Yeşillikler içinde.
Yan tarafı orman.
Bir yanda göl.
Az ilerde deniz.
Zonguldaklıların İstanbul gibi bir metropolde böyle güzel konutlarda oturması elbette güzel.
Bir Zonguldaklı müteahhidin böylesi konutlar üretmesi de güzel.
Ancak Zonguldaklıların içinde olduğu her iş gibi bu iş de sonuca ulaşmadı.
Belediye ruhsatları iptal etti.
Yaklaşık 60 üyenin dairesi yapılamadı.
Şerafettin Turpçu diyor ki: "Bana ait dairelerden 60´ını alın, siz de kurtulun, ben de kurtulayım."
Ama üyeler ne zaman yapılacağı belli olmayan konutları beklemek istiyorlar.
Ruhsat olmayınca inşaatlar başlayamıyor.
Turpçu, kendine yaptığı daireleri satamıyor.
Sürekli zarar ediyor.
6 Eylül 2009 günü kooperatif olağanüstü genel kurula gidiyor,
Turpçu diyor ki: "Üyeler anahtarlarını, Turyapı haklarını almalı."
Şerafettin Turpçu´nun haklı olduğu bir başka nokta daha var.
"Müteahhit firma Zonguldak dışından biri olmuş olsaydı, bunlar bu kadar gevşek davranamazlardı" diyor.
Turpçu´nun bu görüşüne katılıyorum.
20 yıl önce dönemin Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer´in yanlış bir projesi olan Sarıyer Konutları´nda uzlaşma sağlanmalı.
Yanlış iş doğruyla sonuçlanmalı.
Bu konuda Kooperatif Başkanı Ahmet Kaya´ya önemli görev ve sorumluluk düşüyor.
Küçük sorunlar aşılmamışken&8230;
Zonguldak çok ilginç bir yer.
Daha şehir içi geçiş projemiz bile yok.
Şehir içi geçişi diye yapılan ucubeyi gördünüz.
Yayaların canını alıyor.
Biz limanı doldurmaktan, tüneller yapmaktan söz ediyoruz.
Daha kanalizasyon sorununu bile çözemeyen bir şehirde bu işleri konuşmak bile ayıp.
Deniz kenarındayız, denize giremiyoruz.
Denize girmek için 12 saatlik yola gidiyoruz.
Üfürdü mü mangalda kül bırakmıyoruz.
Kentin sorunlarını kendi sorunlarının önünde gören vatandaş, bürokrat ve siyasetçileri aynı frekansta buluşturmadığımız sürece mutluluğa kavuşamayız.