Gazetemizin Sahibi Ali Rıza Tığ, geçen hafta sarı basın kartının önemini anlatan bir yazı kaleme almıştı.


Bu yazı bana iki yıl önce yazdığım bir yazıyı hatırlattı.


Temmuz 2008&8217;de Ak Partinin kapatma davası görülürken parti yöneticileri avukatlarla birlikte savunma yaparken,&8220;sadece sarı basın kartı bulunan gazetecilerin Anayasa mahkemesinin yan tarafında bulunan parkta beklemelerine izin verilmesi&8221; üzerine bu kartın önemine dikkat çeken bir yazı yazmıştım.


Yazımda gerekli şartlar yerine getirildikten sonra iki yıllık bir bekleme süresi ve bu sürede yapılacak değerlendirmenin olumlu sonuçlanması halinde alınabilen bu kartın gazetecilikten başka bir işi olanlara verilmediğini belirtmiştim.


Mesela Türkiye&8217;nin en eski üçüncü yerel gazetesi olan Bartın Gazetesi&8217;nin Sahibinin sarı basın kartı yoktur.


Bunun sebebi Cumhuriyetle yaşıt bu gazetenin sahibin aynı zamanda kitap satması ve kırtasiyecilik yapmasıdır.


Ak Partinin kapatma davası görülürken Anayasa Mahkemesinin önünde gazetecileri &8220;sarı basın kartı olanlar, olmayanlar&8221; diye ayıran ve sarı basın kartı olanlara avantaj sağlayan bu karta sadece gazetecilikle geçinenler sahip olabiliyor.


Kebapçı gazeteciyseniz, kantinci gazeteciyseniz, keresteci gazeteciyseniz, müteahhit gazeteciyseniz, bakkal gazeteciyseniz, manav gazeteciyseniz, partici gazeteciyseniz, kırtasiyeci gazeteciyseniz bu kartı alamıyorsunuz.


Bu kartınız yoksa Anayasa Mahkemesi gibi çok önemli ve seçkin yerlerde bulunamıyor, haber takip edemiyorsunuz.


Sarı basın kartı bizim mesleğin en prestijli kartıdır.


Gazeteciye birçok kapıyı açtığı gibi başta ulaşım olmak üzere pek çok yapılan indirimlerle de avantaj sağlıyor.


Kartın en önemli özelliği her gazeteciyim diyene verilmemesidir.


Bu kart aynı zamanda bu işi meslek kabul eden ve yaşam tarzı bilen gazetecilerle bu işi değişik amaçlarla yapanları birbirinden ayıran en belirgin ölçülerden biridir.


Kağıt üzerinde ve ortalıkta 100&8217;den fazla gazetecinin bulunduğu Bartın&8217;da sadece bir kişide sarı basın kartı bulunması elbette dikkat çekicidir.


Bu kartın sahibi de Valilik Basın Kontrol Kurulu&8217;na yapılan gazeteci üye seçiminde ismi gündeme gelen arkadaşımız Özlem Bıçak&8217;tır.


Gazetemizin açılışı ile birlikte aramıza Zonguldak&8217;tan katılan Özlem arkadaşımızla Bartın&8217;da sarı basın kartı sahibi tek gazete olmanın gururunu yaşarken, Bartın basını adına da bir o kadar bunun eksikliğini hissediyoruz.


Sarı basın kartı madem bu kadar iyi de 20 senelik bir gazeteci olarak bugüne kadar sen neden edinmedin diyeceksiniz.


El cevap; İsteseydim şimdiye kadar 50 kere alırdım.


Üzerine düşmedim, ihtiyaç duymadım, merak etmedim, açıkçası hevesim de yoktu.


Bugüne kadar çalıştığım gazetelerde de patronlarımızın &8220;personelimiz sarı basın kartı sahibi olsun&8221; diye bir ilgisi, merakı, çabası hiç olmadı.


Gazetemizin sahibi Ali Rıza Tığ öyle değil.


Personelinin sarı basın kartı sahibi olmasını çok istiyor.


Gazetemiz Pusula resmi ilan konusunda olduğu gibi sarı basın kartı konusunda da bekleme süresinde.


Gazetelerin aynı haberlerle çıktığı Bartın&8217;da Pusula bu yönüyle de farklı bir gazete olacak.



Müdür Altaş, Tekirdağ&8217;da Bartın&8217;ın turizm elçisi olacak



Bartın&8217;da uzun zamandır müdür tayini olmuyordu.


Tabi okullara kısa bir süre önce atanan yeni müdürleri saymıyoruz.


Sessizliği Kültür ve Turizm Müdürümüz Mehmet Altaş bozdu.


Müdür Altaş&8217;ın Tekirdağ&8217;a tayin olması, böyle bir tayin beklenmediği için sürpriz oldu.


Yaklaşık 20 yıldır Bartın&8217;da görev yapan Altaş, 1991 Eylül ayında il olan Bartın&8217;da Kültür Müdürlüğü&8217;nün kurucu müdürüydü.


Kültür Müdürlüğünün Turizm Müdürlüğü ile birleşmesi sonrasında da müdür olarak görevine devam etti.


Ancak daha sonra bir süre görevinden uzak kaldı.


Siyasi tercih, parti teşkilatı ve milletvekili tasarrufu sonucu Bülent Göçmen ile yer değiştirdi.


Daha sonra mahkeme kararı ile geri döndü.


Refahyol hükümeti döneminde de Sinop&8217;a atanmıştı.


20 yılın 2 ya da 2,5 yılı Bartın&8217;dan ayrı yerlerde geçmiştir.


20 yıl bir şehirde bürokrat için uzun bir süre.


Hatta rekor bile denebilir.


Müdür Altaş bu süre içinde çok faaliyet yaptı, etkinlikler gerçekleştirdi, projeler uyguladı.


Müdürlüğe güzel bir bina kazandırdı.


Sadece Kültür Merkezinin bittiğini görmek nasip olmadı


Tiyatro en çok önem verdiği faaliyetlerin başında geliyordu.


Müdürlük bünyesindeki bölge tiyatrosu güzel işler yaptı, Bartın&8217;a tiyatrocular kazandırdı.


Tiyatroyu hep destekledi, her yıl düzenli olarak tiyatro festivalleri düzenledi, 10 gün süren bu festivallerle Bartınlılara tiyatro ziyafetleri çekti.


Kuşkayası yol anıtı ve Amasra kalesinin restorasyonu gibi işler de onun döneminin eseriydi ama bu dönemde kalenin içindeki yer altı tünellerinin açılması ve Bedesten&8217;in restorasyonu gibi çalışmalar da yapılabilir, Kemere köprüsü daha iyi restore edilebilirdi.


Müdür Altaş tiyatro gibi tanıtıma yönelik faaliyetlere de büyük önem verdi.


Biliyorsunuz turizmin gelişmesi ile tanıtım birbirine çok bağlı.


Bunu Müdür Altaş da bildiği için fuar fuar gezdi, sergilere ve festivallere katıldı.


Bartın onun girişim ve çabalarıyla ulusal ve uluslar arası fuarlarda standlar açtı.


Bartın&8217;da bugün turizm oluyorsa bunda bu fuarlarda yapılan tanıtımların önemli etkisi vardır diye düşünüyorum.


Geçen Aralık ayında İzmir&8217;de yapılan Travel Turizm Fuarı&8217;nda Bartın&8217;ı temsil eden Müdür Altaş şimdi de EMİTT fuarına gidiyor.


Giderayak Bartın&8217;ı bir kez daha tanıtacak.


Son kez demiyoruz çünkü Tekirdağ&8217;da da Bartın&8217;ı tanıtmaya devam edeceğini biliyoruz.


Müdür Altaş içimizden biri gibiydi.


Bartın&8217;dan yaklaşık bir ay sonra ayrılacak.


20 yılı bulan görev süresi boyunca hiçbir turizmciden hakkında şikayet duymadık.


Müdür Altaş Bartın&8217;da başarılı çalışmalar yaptı.


Bunun sonucunda daha büyük bir il&8217;e tayin oldu.


Dolayısıyla bu tayine terfiyen gitti gözüyle bakabiliriz.


Bartın&8217;dan gidecek ama kopacağını sanmıyoruz.


Müdür Altaş&8217;ın Tekirdağ&8217;da ilimizin turizm elçisi olacağına inanıyoruz.


Yeni görev yerinin hayırlı uğurlu olmasını ve başarı çalışmalarının devam etmesini diliyoruz.




Kendisini ayrıcalıklı görenler



İçişleri Bakanı Beşir Atalay&8217;ın Ankara&8217;da düzenlenen toplantıda 81 ilin Emniyet Müdürlerine


&8220;Trafik hizmetlerinde hiçbir esneme olmayacak&8221; şeklinde talimatından yola çıkarak yazdığımız yazı hemen etkisini gösterdi.


Bakan Bey&8217;in talimatını yerinde bulduğumuzu, trafikteki esnemenin ülkemizin en önemli sorunlarından biri olduğunu, sorunun daha çok kendisini ayrıcalıklı gören bazı kişilerin tutumlarından kaynaklandığını belirten yazımız kendisini ayrıcalıklı görenleri rahatsız etti.


Makamına, mevkisine, konumuna bakarak polisin jandarmanın kendisine trafikte sorgusuz sualsiz &8220;geç&8221; demesini isteyen, bekleyen kişilerden doğal olarak çatlak sesler geldi.


Kendisini ayrıcalıklı görme hastalığı daha çok birilerinin eteğine yapışarak, hiç hak etmedikleri halde hasbelkader bir yerlere gelenlerde görülüyor.


Bu hastalığın tedavisi var.


Güvenlik güçlerimiz, bürokratlarımız bu tiplere taviz vermeyecek.


Biraz cırlarlar o kadar.


Bakın sonra nasıl mum gibi oluyorlar.


Kanunlar önünde herkes eşittir.


Biz Bakan Atalay&8217;ın talimatının tüm Türkiye&8217;de harfiyen yerine getirileceğine inanıyoruz.


Bartın Emniyeti&8217;nden de bunu bekliyoruz.