Zonguldak-Ankara istikametinde bulunan Sapça Tüneli&[#]8217;ni biliyorsunuz.
Geçmeyeniniz de yoktur. Okurlarımızdan sürekli şikayet geliyor.
Bizim de başımıza gelince yazmak farz oldu.
Tünelin Zonguldak-Ankara istikametindeki girişi Amerikan saldırısına uğramış Afganistan toprakları gibi.
Oysa bu tünelden Milletvekillerimiz, Valimiz, Karayolları Yetkililerimiz geçiyor.
Ama hiçbiri nedense bu rezilliği fark etmiyor. Dün Ankara istikametinden tünele girdim. Önümde bir araç var. Çukuru görünce frene bastı.
Yaşadığımız tehlike bu köşede anlatılacak gibi değil.
Yetkilileri bir miktar sorumlu olmaya davet ediyoruz.
Bu arada Şehir Merkezinde Belediye Başkanından gizli (!) asfalt çalışması yapan Başkanvekili Adil Bahadır&[#]8217;ın Sapça Tüneli&[#]8217;ne de gizli gizli asfalt dökmesini öneriyoruz.
Kim kimi sever?
Beyaz karayı, sinek yarayı, zengin parayı,
Yemek tuzu, rakı buzu, maymun muzu,
Ördek kazı, güzel nazı, aşık sazı sever...
Kuş darıyı, çiçek arıyı, erkek karıyı,
Ana çocuğu, çoban gocuğu, yumurta sucuğu,
Ocak közü, kirpik gözü, ozan sözü sever...
Garip sılayı, yiğit halayı, tencere kalayı,
Davul zurnayı, avcı turnayı, deve hurmayı,
Alın kelini, cömert elini, cimri dilini sever...
Çöl yağmuru, çizme çamuru, oklava hamuru,
Tembel yatmayı, geveze atmayı, pazarcı satmayı,
Şişe tıpayı, şarap kupayı, eşek sopayı sever...
Ebe bebeği, kahve dibeği, çengi göbeği,
Memur masayı, ermiş asayı, hakim yasayı,
Haylaz döveni, dalkavuk öveni, hergele söveni sever...
Sarhoş dostunu, ayı postunu, yaşlı bastonu,
Hatip lafı, suçlu affı, açıkgöz safı,
Orman çamı, kedi damı, işçi zammı sever...
Mektup pulu, zampara dulu,
Tanrı kulu sever de.
Ya sen? (Alıntı)
Günün Fıkrası: Üniversite Hastanesi!
Yaşlıca, ancak kadınların yaşlanabileceği kadar yaşlı bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor.
Kadıncağız yirmi sekiz gündür hastanede yatmakta ve hiç bir sonuç yok.
Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastanelerinde garip bir hiyerarşi vardır.
Ord. Prof. başta, arkasında Doç´lar, sonrasında Başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende "Vizitlere" uçarak giderler.
Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Ord. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler?
Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir.
Sert ve kararlı bir ses:
- EKG?
Derhal "Trase" hocanın önüne serilir,
- Eforlusu?
O da hemen açılır hocanın önüne.
- Laboratuar tetkikleri?
Her şey önceden hazırlanmıştır.
- Elektroansefalografi?
- Buyrun hocam.
- Emar?
Dışarıda çektirilmiş(!) emar da konulur büyük patronun önüne.
- Sintigrafi? Anjiyo?... derken büyük şef sorar:
- Scan oldu mu?
Kadından gelen cılız bir ses:
- Bi onu yapmadılar!
Günün Sözü:
Yalanlamak ve reddetmek için okuma. İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma. Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma. Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
F. BACON