&[#]8216;Eyvah yine şap&[#]8217; başlıklı haberimizin üzerinden iki haftadan fazla zaman geçti.


6 Ekim&[#]8217;de yaptığımız bu haberi &[#]8216;Eyvah!&[#]8217; diyerek vermemizin nedeni yaklaşan Kurban Bayramı idi.


Bayram dolayısıyla hayvan hareketliliği yoğunlaşacağından hastalığın yayılması ve büyük bir salgına dönüşmesi riski var.


7 köyde 20&[#]8217;den fazla vakaya rastlandığını bildiren haberimize kaygıları giderecek bir açıklama yapılmadı.


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü her zaman bu ve benzeri olumsuz haberlere hemen açıklama yapan bir müdürlüktü.


Bu sefer nedense yapmadılar.


Pusula&[#]8217;dan sonra konuya refikimiz Manşet gazetesi de girdi.


Manşet&[#]8217;te yer alan haberde veteriner görüşüne de yer verildi ve tehlikeye dikkat çekildi.


Bu habere de açıklama gelmedi.


Müdürlük şap konusunda bu kez sessiz.


Geçen haziran ayında yaptığımız şap haberinde Akçamescit hayvan pazarı ile üç günde 15 vaka birden görülen Budakdüzü köyü arasındaki yakınlığa dikkat çekerek, hayvan pazarının şap vakaları tamamen sönmeden açılmasını eleştiri konusu yapmış, pazarların siyasi baskı sonucu açıldığı iddialarına yer vermiştik.


Müdürlük o zaman açıklama yapmış, uygulamayı savunmuş, pazarların açılması konusunda baskı görmediklerini ifade etmişti.


Yazımızın bir bölümünde şöyle demiştik: &[#]8220;Müdür Bey, açıklamalarını akla ve gerçeğe uygun bir şekilde yaparsa daha doğru olur.


Sonuçta Bartın&[#]8217;da şap devam ediyor. Daha ne kadar devam edeceği de belli değil.


Tarım Müdürlüğü eğer bu hastalığın daha fazla yayılmasına engel olmak istiyorsa daha sıkı önlemler almalı. Şap yok demekle yok olmaz. Siyasi baskı da öyle.


O da yok demekle yok olmaz. Bir de aşı konusu var.


Uzmanlar şapın 7 çeşidi bulunduğunu söylüyor.


Mücadelede kullanılan aşılar bu çeşitlere göre yapılmalıymış.


Bartın&[#]8217;da görülen şap çeşidi veya çeşitleri hangisi?


Aşılar bu çeşide ve çeşitlere göre mi yapılıyor?


Sorularımız birikti. Herhalde Tarım İl Müdürlüğü cevabı toptan verecek.


Diğer sorularımızla birlikte bu sorularımıza da cevap bekliyoruz&[#]8221;


Bekleme sonbaharı acı bir rüzgar eser demişler.


Sorularımız cevap bulmadı ve şap hastalığı Bartın&[#]8217;da devam ediyor.


Bu arada Kurban Bayramı da iyice yaklaştı.


Nasip olursa 6 Kasım Pazar günü bayramı idrak edeceğiz.


İnşallah sağlık ve huzur içinde bir bayrama daha erişeceğiz.


Tabii ilimizdeki hayvanlara musallat olan şaptan başımızı kaldırabilirsek.


Hastalık devam ederken hayvan pazarlarının açık tutulması sakıncalı değil mi?


Biz iki hafta önce 7 köyde 20&[#]8217;nin üzerinde vaka demiştik.


Bu vakaların durumu nedir? Sayı arttı mı azaldı mı? Karantina uygulaması var mı?


Var ise hangi köylerde var? Kurban Bayramı yaklaşırken görülen vakalar ne kadar tehlike yaratıyor? Bu tehlikenin boyutu ne?


Bu yılın başında ortaya çıkan ve şu ana kadar çok sayıda köyde ve hatta Bartın kent merkezindeki bir mahallede bile görülen şap hastalığı ilimize nereden ve nasıl geliyor?


Hayvan pazarları açık mı, kapalı mı?


Açık ise neden açık, kapalı ise neden kapalı?


İlgili komisyonun şap konusunda aldığı son karar ya da kararlar nedir?


Tedirgin durumdaki vatandaşları rahatlatabilecek bir açıklama yapılması gerekmez mi?


Neden kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulmuyor?


Zahmet olmazsa cevap rica ediyoruz.


Açıklama bekliyoruz.



Taşımalı eğitim ve sıcak yemek konusu



Taşımalı eğitim gören öğrencilere verilen yemeğin sıcak ve sulu olması gerektiğini, fast-food denilen kuru kumanyalarla beslenmenin son derece sağlıksız olduğunu belirten yazıma gelen yorumu gelin birlikte okuyalım:


&[#]8220;Taşımalı okullarda ben de sıcak yemek verilmesinden yanayım. Bu işi ihale edildikten sonra yapabilecek en az 3 veya 4 firma var Bartın&[#]8217;ımızda. Ammmmaa bazı menfaat ve çıkarlar varken sulu ve sıcak yemeğe geçilemez Bartın&[#]8217;da.


Bakanlığın belirlediği en yüksek fiyattan öğretmenevine hiç pazarlıksız ve kanuni olmayan yollarda bu iş verilmiştir. Sulu yemeğe neden geçilmez biliyor musunuz? Hemen söyleyeyim: Çünkü öğretmenevi bu hizmeti sıcak yemek olarak yapamaz. Beceremez. Peki bir başka detay daha: Bartın&[#]8217;ın ilçelerinde her türlü kalite standartları ihale şartlarında yer alırken Bartın merkezdeki yemek ihalesinde bu standartlar neden aranmıyor. Mesela Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standardı?


Cevap şu: öğretmenevinde bu standart yok.


Yani ilçelerdeki öğrenciler TSE standartlarında hizmet alır Bartın merkezdeki öğrencilere TSE standardına ne gerek var.


Çünkü öğretmenevinde yok. Başka bir detay daha: geçen öğrenim yılında itiraz ettik, müfettişler geldi, incelemeler yapıldı, cezalar kesildi ve karar verildi müfettişler tarafından: &[#]8216;öğretmenevi bu hizmeti bu şekilde yapamaz&[#]8217; Bakanlığın görüşleri var ancak ihaleye girebilir ve aynı standart ve kriterlere uymak koşulu ile denildi ve sömestr tatili sonrası öğretmenevine işten el çektirildi.


Peki niye bu sene tekrar verildi.


Diyeceğim şudur: Bartın merkez taşımalı okullarında sıcak ve sulu yemeğe geçilmez. Çünkü öğretmenevinin bu hizmeti yerine getirmesi imkansızdır. Öyleyse fast-fooda devam.


Ha bu arada Ulus ilçesi sıcak yemeğe geçeli 3 sene oluyor.


Ulus&[#]8217;ta öğrenciler mis gibi sıcak yemek yiyorlar. Boynuz kulağı geçer diye boşuna dememişler.


Aklıma gelmişken, öğretmenevinin yetkisi yokken ve yasal olmayan yollardan aldığı bu hizmet işini öyle bir ayarlamışlar ki akıllara zarar. Merkeze bağlı en yakın okullar ve en kalabalık okullar seçilmiş.


Ne tesadüf değil mi? Nakliye binerse koşullar zorlaşırsa karda kıyamette kim uğraşacak. Arıt Şahin köyü ile rant azalsın fazla kilometre yapılırsa öyle değil mi?


Ayrıca birde çalışan personel meselesi var ki evlere şenlik. Kumanyalar mecburen gece vardiyasında hazırlanıyor ve bunları hazırlayanlar stajyer öğrenciler, komik tarafı bu. Öğrenciler Kız Meslek Liseli. Beslenme bölümü olmalı ki minare açık kalmasın. (Tarkan Günay, 19 Ekim 2011 Bartın)


Saft Yemek Fabrikasının sahibi Tarkan Günay, yazımıza yaptığı yorumla görüş ve önerilerini açıklayarak meseleye ışık tutmaya çalışmış.


İddialarını cevaplandırmak gerekir.


İlgililer her halde değerlendireceklerdir.


Sıcak ve sulu yemek konusunda Bartın birçok ilin gerisinde.


Bu işin önünde nasıl bir engel varsa bu engel bertaraf edilmeli.


Öğrencilerin sağlıklı beslenmesini sağlamalıyız.


Gereğinin yapılmasını bekliyoruz.



Yüreğimiz yanıyor



Doğu ve Güneydoğu&[#]8217;yu hep merak ederdim.


Allah bana vatani görevimi oralarda yapmayı nasip edince bu merakımı giderme imkanı buldum.


Vatani görevimin en önemli, heyecanlı ve maceralı bölümünü Hakkari bölgesinde yaptım.


Hem de terörün en ateşli olduğu dönemde, 1992-93 yılları arasında ve üstelik Çukurca&[#]8217;da Kuzey Irak sınırında.


Tam 8 ay boyunca sıfır noktasında sınırı bekledim.


Köprülü, Çığlı, Üzümlü köylerinde bulundum.


Sıhhiye askeri olduğum için köylülere de baktığımdan dolayı yöre halkıyla içli dışlıydım.


Evlerine girer çıkar, sağlık sorunlarıyla ilgilenirdim.


Bu şekilde bölgenin insanlarını da yakından tanıma fırsatı buldum.


Orada 8 ayda kazandığım deneyim ve tecrübe bana çok şeyler öğretti.


Türkiye&[#]8217;nin yüreğini yakan, 24 askerimizin şehit olmasına neden olan hain saldırının olduğu Kekliktepe mevkii ve Işıklı köyleri ile aynı bölgenin içindeydik.


Hakantepe, Savaştepe, 49 numaralı sınır taşının bulunduğu alan ve çevresi de Irak&[#]8217;a geçiş noktası olduğundan her zaman hareketlidir.


Hakkari bölgesi coğrafyasıyla, ekonomik, sosyal ve kültürel yapısıyla, insanıyla çok farklı.


Ne zaman şehit haberi gelse o bölgede geçen günlerimi hatırlarım.


O günler film şeridi gibi gözümün önünden geçer


Yüreğimiz yanıyor, içimiz kan ağlıyor.


Şehitlerimize Allah&[#]8217;tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı dileriz.