TTK Genel Müdür Vekilliğine Kazım Eroğlu atandığında sevinmiştim.
Ama dün şoka uğradım!
Cumartesi günü Öğretmenevi'nde yapılan AK Parti Danışma Kurulu Toplantısı'na katılmış. Hem de en ön sırada oturmuş.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır'ın yanında.
Toplantıyı takip eden arkadaşlar durumu nasıl fark etmediler, anlamış değilim?
Ve fotoğraflara baktığım halde bu detayı biz nasıl kaçırdık? Onu da anlamış değilim.
Dün bir dostum telefon açıp uyarınca, fotoğraflara baktım.
Felaketi gördüm.
Aaaaa... Kazım Eroğlu'nun yanında oturan da AK Partili Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Abdullah Karagüzel değil mi?
Hadi, Kazım Eroğlu bu işlerin acemisi!
İl Başkanı Zeki Tosun bu işlerin acemisi!
Milletvekili Hüseyin Özbakır siyasetin acemisi!
Ya sen Abdullah Karagüzel! Böyle bir rezalete nasıl göz yumarsın?
Ey Kazım Eroğlu!
Başına yönetici olarak atandığın kurum; atalarımızın, dedelerimizin, babalarımızın, ağabeylerimizin, arkadaşlarımızın kanıyla ayakta...
Bu toprağın insanı, "sen o kuruma genel müdür olasın, keyif çatasın, parti toplantılarına katılasın" diye ölmediler.
Seni bu kurumun başına "üretimini artırsın, zararını azaltsın" diye getirdiler!
Ama sen daha ilk günden, seni bu göreve getirenlerin kuyruğuna takılmış, gidiyorsun.
Yaptığın zaten bir suç!
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na aykırı bir durum. Bununla ilgili bir soruşturma geçirmen lazım.
Hem idari, hem adli! Ama ben işin orasında değilim.
Senin gibi bir insan, daha 15 gün olmadan nasıl olur da bu işin şehvetine kapılır?
Cumartesi günü AK Parti toplantısı, Pazar günü Trabzonlular Derneği toplantısı!
Ne oluyor Allah aşkına! Bu muydu yani?
Yıllardır Kozlu'da görev yaparken bunu mu hayal etmiştin?
Bir gün Genel Müdür olacaktın, siyasetçilerin peşine takılıp geldiğin yeri unutacaktın!
Koltuğun insanları değiştirdiğini biliyordum. Ama bu kadar çabuk değiştirdiğine ilk kez tanık oluyorum.
Ey Kazım Eroğlu... Yol yakınken bu siyasetçi şakşakçılığından kurtul, görevinin başına dön!
Atalarımızın kemiklerini sızlatma...
Benim babam yıllarca TTK'da çalıştı, meslek hastalığından yaşamını yitirdi. O kurumda canımız var, kanımız var.
Sana hesap sorma hakkımız var! Yarın burada olmayacak insanların peşine takılıp mesleğine ve bu kentin insanlarına ihanet etme...
Bu ne biçim gazete?
Bir süredir çıkmıyormuş. Dün çıkmış! Getirdiler... Ama o nasıl bir gazete?
Akay Turhan'ın yöneticiliğini yaptığını gazeteden söz ediyorum.
Hani şu bizim önünden bile geçemeyeceğimiz yerlerde çalışan büyük gazeteci!
Gazetesinde ne sütun var, ne santim! Mesleki ders kitaplarına geçecek nitelikte.
Saklıyorum... Bir gün bir seminerde masanın ortasına bırakacağım!
Günün Fıkrası: Ameliyat!
Büyük bir hastanede 5 meşhur cerrah oturmuş, hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış.
İlk cerrah, "Ben muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur" demiş.
İkincisi, "Doğru, ama elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı ayrı renktedir" demiş.
Üçüncü cerrah, "Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her şey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur" demiş.
Dördüncüsü, "İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur. Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar" demiş.
Sonuncu cerrah, "Arkadaşlar, siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onların kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle" demiş.
Günün Sözü:
"Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın."
Aldous Huxley