Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu!
TTK Mamurlar Lokali İşletmecisi Sami Aydın, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal Toptan’a ‘baba’ dediği için yaptığı kaçak binaları yıkmadınız!
Üstüne üstlük ruhsatsız düğün salonu işletmesine göz yumdunuz!
Sadece siz değil!
Sizden önceki Valiler de göz yumdu!
Sami Aydın, kaçak inşaat yapınca bir şey olmuyor!
Milli Emlak arazisini işgal edince sorun çıkmıyor!
Gitti Akın Kavi de yaptı!
O da yıkılmadı!
Anaaaa, bir baktık Kozlu Limanı içinde koca bir bina yapılmış!
Yapılırken kimse görmemiş!
Şimdi o da yıkılmaz!
Eğer Sami Aydın’ın yaptığı kaçak bina yıkılmaz ise, Zonguldak’ta hiçbir kaçak bina yıkılamaz!
Ve herkes kaçak bina yapar!
Devlet adil olmalı!
Gariban bir vatandaş olunca gidip evi, barkı yıkılıyor!
Sami Aydın, Köksal Toptan’a yağ çekiyor!
Torun torba sahibi adam, başka bir adama ‘baba’ diyor!
Binası yıkılmıyor!
Devlet, Köksal Toptan’a ‘baba’ dediği için Sami Aydın’a düğün ruhsatı bile sormuyor!
Sayın Vali!
Bu rezilliğe bir son verin!
Madem yıkamıyorsunuz!
Gücünüz yetmiyor!
Ruhsatsız bir yerde düğün yapılmasına izin vermeyin!
Sizi de anlıyorum!
Kimse ayranı dökülsün istemez!
Ama bu ayranı siz Sami Aydın’ın üstüne dökün Sayın Vali!
Siz bunu yapmadığınız zaman bizim aklımız karışıyor!
Şu kaçak bina yapanlara bir bakın!
Hepsi aynı yerden gelmişler!
Siz de oradan gelmişsiniz!
O zaman olmuyor işte!
Zonguldak insanında “Bu memleketin kerizi biz miyiz?” düşüncesi hasıl oluyor!
Buna hakkınız yok!
Bu devlet, oğlunun adı cinayete karıştı diye, delilleri yok etti diye bir Vali’yi tutukladı!
Siz bir Sami Aydın’ın kaçak binasını yıkamayacaksınız biz neyi tartışacağız?
Biz adalet istiyoruz!
Zonguldak’ta ruhsatsız düğün salonu işletilemez!
Bir kişi işletiyor!
O da Sami Aydın!
Buna nasıl ve neden göz yumuyorsunuz?
İl Tarım Müdürlüğü’nün kalkanları!
Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürü Nihat Ağan’ın kurumda ‘Balıkesir’ kadrolaşması yaptığını yazmıştık!
Ortalık durulunca biz de durulmuştuk!
Ama görüyoruz ki bu ekip kalkan yedikçe değişmiş!
Kozlu Balıkçı Barınağında Bora Yayalar tarafından yapıldığı iddia edilen kaçak yapı tartışmaları Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne uzandı!
İddiaya göre Bora Yayalar, midye tesisi kurmak amacıyla limandan yer talep etti. Kooperatifin yer göstermediği süreçte Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Recep Küçük devreye giriyor!
Bora Yayalar’a yol veriyor!
O arada İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde kalkanlar gidiyor!
Nihat Ağan, Zonguldak’ta göreve başladığından beri kaç kalkan yedi?
Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Recep Küçük görevden alındı.
Ama kalkanlar yenildi!
Zamanında yediğiniz kalkanlar, gün gelir sarkarlar!
Nihat Ağan’dan Balıkesir kuzusu ile Karadeniz kalkanı arasındaki farkı dinlemek istedim!
Size bir şey söyleyeyim mi?
Bu Kozlu Limanından gelen kalkanlardan bizim şu çapsız üst düzey bürokrat mutlaka yemiştir!
Bir kadeh rakı için ilçelere giden bürokrat, kalkan için nerelere gitmez?
Yine hangi bürokrat diyorsunuz?
Tabii ki daha önce görev yaptığı yerde komutanın sarışın eşiyle aleme çıkan bürokrat!
Kadın kırmızı şarap içerken, kutu bira içen vizyonsuz bürokrat!
İçinden tren geçen ilçemizde özel bölgesine ağda yaptıran bürokrat!
Makamına gelen kadınlara “Benim hanım burada yok, rahatım” diyen bürokrat!
Yaz kış giydiği berbat kokan çizmeleriyle tanınan kadın ile sıkça görüşen bürokrat!
Bunu da buraya bağladım ya!
Helal olsun bana!
Azgın teke sendromu
Zonguldak’ta bir ara ünlü, çapkın ve yaşlı iş insanının bir kafede yaşadığı olay kamuoyunda günlerce tartışılmıştı!
Tabii ki haberi biz yazmıştık!
Olayla ilgili tarafların ifadesi alındı!
İddianame çıkarsa ortalık karışır!
Olayın kadın kahramanının iddiaları doğru ise iş insanı sokağa çıkamaz!
Akıl alır gibi değil!
Bu iş insanının mekanlarda kafayı çekip kadınlarla dans ettiğini biliyorduk!
Kadınlara “Yarın sabah Zonguldak’ın en zengin kadını olarak uyanmak ister misin?” dediğini de biliyorduk!
“Kadını resmen otele çağırmak ne demek?
Bu durum ‘azgın teke sendromu’nu aşmış durumda!
Tıp çaresiz kalabilir!
Aman dikkat!
Ben bir iskan uydurdum!
Zonguldak bir iskan rüşveti ile çalkalanıyor!
Kayıtlar elden ele dolaşıyor!
Yakında patlarsa şaşırmam!
Neyse biz olayı şimdi tekerleme düzeyinde tutalım!
Gırgırımıza bakalım!
“Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir iskan uydurdum
Duma duma dum
Erdemli mum
Ben dedemin sakalına kondurdum
Emirgan’da pekmez
Yala yala bitmez
Balacik cik cik cik
Tayfuncık cık cık cık
Sen bu oyundan çık”