Geçtiğimiz Cumartesi günü Birleşik Haziran Hareketi Zonguldak Forumu’nu, Pusula TV’nin canlı yayınından izledim.

Toplantıya katılan isimler ve yüzlerin hepsi tanıdıktı.

Yani; yeni bir yüz, yeni bir ses yoktu.

Yine aynı dil kullanıldı.

Bu dille geniş halk kitlelerine ulaşmanın imkanı olmayacağını elbette biliyorlardır.

“AKP terörü, AKP faşizmi” diyerek nasıl yol alacaklarını bilmiyorum.

Ama konuşmacılardan biri, Türkiye’nin içindeki açmazı kısaca şöyle özetledi:

“AK Parti seçmenine, ‘AK Parti olmasa hangi partiye oy verirsiniz?’ deniyor, BDP çıkıyor.

Aynı BDP seçmenine soruluyor, AKP çıkıyor.

CHP seçmenine soruluyor, MHP çıkıyor.

MHP seçmenine soruluyor, CHP çıkıyor.”

Yani gördüğünüz gibi toplumdan bir sol hareket çıkmıyor.

Birleşik Haziran Hareketi’nin sadece bir hareket olmaktan öteye gitmeyeceği görünüyor.

Alanlarda bir arada olacaklar, salonlarda bildiklerini okuyacaklar.

Partileşme yok.

Herkes kendi partisinde olacak.

Ama alanda beraber olacaklar.

Birleşik Haziran Hareketi, bir sokak hareketi mi olacak?

Yoksa bir salon hareketi mi?

Sandığa yansımayan hareketin demokraside yeri vardır, ama sonucu değiştirmede etkisi nedir?

İzleyip göreceğiz…

Kıssadan Hisse: Han…

Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi, hükümdarın sarayının kapısına geldi. Muhafızların hiçbirisi saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmadı. Bilge, sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girdi.

Ziyaretçisini hemen tanıyan hükümdar, saygıyla ayağa kalkıp sordu:

"Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?"

"Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum" cevabını verdi bilge.

"Ama burası han değil ki" dedi hükümdar, hafif kızgınlıkla, "Benim sarayım" diye de ekledi.

Bilge: "Sorabilir miyim; senden önce bu sarayda kim yaşıyordu?"

Hükümdar: "Babam. O öldü ama…"

Bilge: "Ondan önce kim yaşıyordu?"

Hükümdar: "Büyükbabam. O da öldü."

Bilge: "O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk edip gittiği bir yer demek ki. Neden ona ‘han’ demeyeyim?"

Günün Fıkrası: Doktor sırrı…

Bir kadın ve bir erkek, doktorun özel muayenehanesine giderek, vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.

Doktor: “Anlatın bakalım, neyiniz var?”

Adam: “Doktor Bey, ben 15 yıllık evliyim, fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.”

Doktor, çifte şöyle bir bakar ve masanın çekmecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak, "Bunu yut ve arka odaya gidip deneyin" der.

Adam, hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek, sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.

Doktor, çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz, "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez, ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç aspirindi" der.

Adam sırıtarak: "Doktor Bey, ben de size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da…”