İhmal ve eksikliklerin zamanında yerine getirilmemesinin sonucunu en son TTK Amasra maden faciasında gördük. 43 madencimiz şehit oldu. Birçok kişi çok ağır yaralandı.
Bu eksiklikleri göre göre şu anda orada işçi çalıştırılması yüzde 1 ihtimal dahi olsa, bu sebeple meydana gelecek bir faciada çok büyük kayıplar verebileceğimiz anlamına gelir.
Bakanlık müfettişleri yapması gerekeni yaptı.
Eksikliği tespit etti.
TTK yönetim şeması internet sitesinde mevcut.
İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı var. Bu işlemlerle ilgilenmesi gereken önemli bir Daire Başkanlığı.
Bu dairenin başkanı Yaşar Uzunkavaklı Eren.
Bu daire başkanlığından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu.
Bunların tamamı TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz’a bağlı!
TTK’daki İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı, müfettişlerinin tespit ettiği eksiklikleri her gün ocaklarda olmalarına rağmen tespit edememiş mi?
Tespit edip ilgili birimlere bildirdilerse ilgili birimler bu eksiklikleri neden yerine getirmemiş?
Asıl cevaplanması gereken soru bu.
Mevzuat sanki dün değişti. Uygulama aynı. Ama sistemleri revize etmeyip bu denetimde tespit edildiğinde ve üretim durduğunda da vay efendim nasıl olacak? Üretimin durmasının sebebi yine TTK yönetimidir.
Liyakatin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz.
TKİ, Soma hem özel ocak işletmeleri üzerindeki denetimleri, hem havzadaki yönetim şekli ile göz dolduruyor. Biz burada devlete ait ocaklardaki eksiklikler sebebiyle üretimin durdurulmasını, özel ocaklara TTK’nın göz yumması ile devlet kömürü çıkartıp hem işçiye, hem devlete olan borçlarını, kacak ocaklarda ekmek parası derdine vefat eden emekçileri konuşuyoruz.
Amasra’da yaşananlar ortada.
Müfettişler o eksikliğe rağmen ocağı devam ettirse, iki gün sonra bir şey olduğunda müfettişlerde ağır cezada yargılanır. Adamlar risk almak istemiyor. Ve olması gerekeni yapıyor.
Hakim, sürekli bilirkişilerden rapor alıyor.
O da durumun farkında!
Sendikada gelmiş işçiyi gaza getiriyor. Hep danışıklı dövüş.
Kimse sormuyor: “TTK bu zamana kadar bu eksiklikleri niye tamamlamamış?” diye.

Deterjan ile art niyetini temizle

Zonguldak Belediyesi Sosyal Destek Birimi; belediye sınırları içerisinde yaşayan ve hijyen ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan vatandaşlara Temizlik Malzemesi desteği sağlamaya başlamış!
İçinde art niyet yok, içinde pırıl pırıl destek varmış!
Deterjan kutusunun içinde art niyet niye olsun!
Mesaja bakar mısınız?
Zonguldak Belediyesi, geçen müteahhitlerden zorla bağış alıp Ramazan ayında gıda kolisi dağıtmıştı!
Müteahhitlerden zorla para alındığı için biz bu uygulamayı sert bir şekilde eleştirdik!
Zonguldak Belediyesi bu yıl müteahhitlerden para almadı!
Belediye bütçesinden Ramazan ayında temizlik malzemesi dağıtıldı!
Tahsin Erdem, Ramazan ayında temizlik malzemesi dağıtarak halka ne mesaj vermek istemiş olabilir!
“Oruç tutun, kalbiniz temiz olsun” mu dedi?
Zonguldak Belediyesi, ihaleleri şeffaf yapacaktı!
Siz hiç hurma ihalesi duydunuz mu?
Siz hiç salep ihalesi duydunuz mu?
Siz hiç deterjan ihalesi duydunuz mu?
Zonguldak Belediyesi bu işleri nasıl yapıyor?
Kolilerin içinde art niyet yoksa bunu açıklayın!
Asli görevlerini yerine getirmeyen bir belediyenin ‘halktan alıyoruz, halka veriyoruz’ sloganı ne kadar doğru?
Sen bir metre asfalt yapamamış bir belediyesin!
Şehir merkezindeki çöpleri toplamaktan acizsin!
Bugün köy yolları bile Zonguldak Belediye sınırları içindeki yollardan çok daha iyi!
Sen halka deterjan, ıslak mendil filan dağıtıyorsun!
Biz Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem için “Vizyonsuz, başarısız, korkak” derken bunu kastediyoruz!
Sen ekmeği ucuza satayım, yemeği ucuza satayım, evlere deterjan dağıtayım diye uğraşacağına git geçmişte defterini tuttuğun Akın Kavi’den belediyenin 20 milyon lira alacağını alsana!
Akın Kavi’den alacağın 20 milyon lira ile kaç kilometre asfalt yaparsın?
Kaç bin ekmek dağıtırsın?
Kaç koli deterjan dağıtırsın?
Tahsin Erdem, ucuz yemek, ucuz ekmekle halkı kandırmaya devam ederken, belediyeye 20 milyon liradan fazla borcu olan Akın Kavi’nin annesinin bahçesini hafriyat alanı ilan ediyor!
Oradan kazandıkları para ile oturdukları evin terasını usulsüz bir şekilde kapatıyor!
Tahsin Erdem, eşiyle birlikte iki terasını usulsüz kapatan Akın Kavi’nin evine gidiyor!
Sen o deterjanları millete dağıtma Tahsin Erdem!
Sosyal medyadan bize laf yetiştireceğine art niyetini temizle!
Ya da sana bu akılları verenlerin niyetlerini temizle!

Şifre: Zonguldak

Zonguldak’ın en çok okunan gazetesinin ve internet sitesinin hem sahibi, hem yöneticisi, hem çalışanıyım!
Aslında çalışabileceğim bir yayın organı kalmadığı için aylık bir dergi kurmuştum!
Sonra haftalık bir gazete!
Sonra günlük bir gazete!
Sonra Bartın’da bir gazete!
Sonra Zonguldak’ta bir televizyon!
Şimdilerde gazeteler tek çatı altında toplandı!
Orada hissemiz var!
Zonguldak’ın en çok takip edilen internet sitesinin sahibi, yöneticisi ve çalışanıyım!
Pusula’nın en çok çalışan personeliyim!
36 yıldır bu işi yapıyorum!
Hep net oldum!
Aman orayı kırmayalım!
Aman burayı kırmayalım!
Aman o alınmasın!
Aman bu alınmasın!
Aman bize öyle demesinler!
Aman bize böyle demesinler gibi bir kaygım olmadı!
Gündüz sağcı, akşam solcu, gece yarısı orta yolcu olmadım!
Her görüşten dostum var!
Sağcısı, solcusu, orta yolcusu!
Ülkedeki siyasi iklim gazetecileri bozuyor!
Düşünebiliyor musunuz?
Bugün iktidara yakın gazeteler, televizyonlar ve internet siteleri ve sosyal medya hesapları var!
Ama CHP’ye yakın gazeteler, televizyonlar, internet siteleri ve sosyal medya hesapları var!
Siyaset gibi basın da bölünmüş durumda!
Biz de bu bölünmeden nasibimizi alıyoruz!
Zonguldak’taki gazeteciler ve gazeteciler de siyasi görüşlerine yakın partilerle birlikte hareket ediyor!
Bir de orta yolcular var!
Her iki kesimden istifade etmeye çalışanlar!
Bizim durumumuz farklı!
Biz Zonguldak siyaseti yapıyoruz!
Bu anlayışta olanlarla anlaşıyoruz!
Olmayanlarla anlaşamıyoruz!
Yandaş, candaş meselesine hiç girmiyoruz!
Zonguldak’a yandaş olanlarla beraberiz!
Zonguldak’a candaş olanlarla beraberiz!
Karşımızdakinin kim olduğunun bir önemi yok!
Zonguldak’a ve Zonguldak insanına düşmanlık eden herkesin karşısındayız!
Bu kimi zaman bir milletvekili oluyor!
Kimi zaman bir vali oluyor!
Kimi zaman bürokrat oluyor!
Kimi zaman iş insanı kılıklı bir nitelikli dolandırıcı oluyor!
Kimi zaman niteliksiz dolandırıcı oluyor!
Mesela biz, bir Zonguldaklıyı öldüren kişiye katil deriz!
Aması, maması olmaz!
Bazıları bu katile hürmet eder!
Biz etmeyiz!
Aman ayranım dökülmesin!
Aman gözüm seğirmesin anlayışımız olmaz!

Çin işi, Japon işi

Zonguldak Belediyesi Kültür Merkezi’nde faaliyet gösteren Çini Seramik Kursu ve eğitmeni Eda Alaçamlı’yla ilgili bize ulaşan bilgileri sizinle paylaşmıştık!
Bir dostumuz uyardı: “Zonguldak BKM’de görev yapan Çini Seramik Kursu Eğitmeni Eda Alaçamlı’nın Zonguldak Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Çocuk Kulübü’nde dönemin okul müdürü Adnan Karakurluk tarafından sigortasız olarak çalıştırıldığı tespit edilmişti. İnşallah öğretici belgesi vardır.” dedi.
Bir başka dostumuz şu soruyu sormuş:
“Ali Rıza Tığ, okul, sigortasız çalışan Çini Seramik Kursu Eğitmeni Eda Alaçamlı’ya nasıl ücret ödemiştir? Bu mümkün mü?”
Elbette mümkün değil!
“Adnan Karakurluk çok pratikti! Edalı bir formül bulmuştur” dedik!
Bulmuş!
Adnan Karakurluk belgesi olsa, Eda Alaçamlı’yı resmi olarak çalıştırırdı!
Zonguldak BKM nasıl çalıştırıyor?
Eda Alaçamlı’nın öğrencilere çini boyası ve çamur satmasını dikkatle takip edeceğiz!
Eda Alaçamlı, Zonguldak Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Çocuk Kulübü’nde sigortasız çalışmış!
Şimdi de faturasız satış yapıyor!
Çin işi, Japon işi!
Bunu yapan iki kişi!
Biri erkek, biri dişi!

Saçının kılı ağarmış!

Geçmişte çalıştığı yerde göreve giden askerin eşiyle aleme çıkan üst düzey bürokratın sesi soluğu çıkmıyor!
Valilik binasına gidip, “Sen rahatına bak! Ali Rıza Tığ’dan bu yazdıklarının hesabını soracağım” diyen sivil toplum şeysinin de sesi soluğu kesildi!
Bir kadeh rakıya kendini satan bürokrat, Ramazan nedeniyle kepenk kapatmış olabilir mi?
Eğer öyle ise mekanlar rahat etmiştir!
Yediği ayrı!
İçtiği ayrı!
Yanında getirdiği ayrı!
Bürokrat, görev yaptığı yerde her hareketine dikkat etmeli!
Denetiminden sorumlu olduğu yerlere mesai saati dışında gitmemeli!
Onların bir bardak çayını, bir kadeh rakısını içmemeli!
Koskoca bürokrat bir kadeh içkiye tenezzül eder mi?
Makamına gelen kadınlara “Benim eşim şehir dışında! Rahatım” diye sözler söyler mi?
Sevgilisi şarap içerken, kendisi kutu bira içen çapsız bürokrat!
Umuma açık yerde insan yanındaki kadının göğsünü eller mi?
Sırtına masaj yapar mı?
Bırakın bunları!
Bir erkek bürokrat, görev yaptığı şehirde kadın kuaförüne girip ağda yaptırır mı?
Saçının kılı ağarmış!
Sen neyin peşindesin?

Belediyede neler oluyor?

Zonguldak’ta bir belediyede Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde şoför olarak çalışan personelin görev yeri Başkan Yardımcısı ve Temizlik İşleri Müdürü tarafından değiştirilmiş!
Durumu hazmedemeyen şoför, kendisinden sorumlu eski ve yeni müdüre ana/avrat dümdüz gitmiş!
Sonuç alamayınca, haklılığını ispat edebilmek için Temizlik İşleri Müdürlüğü için kiralanmış, arızalı diye kenarda duran, kullanılmayan ama hala parası ödenen araçların fotoğraflarını, videolarını çekmiş!
Hepsini Belediye Başkanı’na göndermiş!
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammet (SAV) son peygamber olmasa kendisini peygamber ilan edecek kadar dürüst olduğunu iddia eden Belediye Başkanı fotoğraflara bakmış!
Videoları izlemiş!
Başkan Yardımcısı ile Temizlik İşleri Müdürü’nü dinlemiş!
Hiçbir şey yapmamış!
Sonra ne mi yapmışlar?
Başkan Yardımcısı ve Temizlik İşleri Müdürü, kendilerini başkana şikayet eden şoförü, kazma kürek ile çalışacak bir birime görevlendirmişler!
Bu işin burada bitmeyeceği biliniyor!
Pusula yakın takipte!