Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ bugün Zonguldak´ta bir dizi incelemelerde bulunacak.
Muhtemel o ki anlatılanları dinleyecek, anlatılmayanları bilmeyecek.
Kamuoyu adına kendisine bazı hatırlatmalar ve sorularımız olacak.
Bir
Sayın Bakan; Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Rüzgarlımeşe´nin tepesinde.
Yani Zonguldak´ın nikahında!
Geçmiş hükümetlerin hatalı yatırımları, Ak Parti Hükümeti´nin de nezaketi icabı hamile kadınlar mahalle aralarından daracık yollardan geçerek doğurmaya gidiyor.
Analar yolda doğuruyor.
Babalar dokuz doğuruyor.
Zonguldak´ın coğrafi konumunu ve hizmet eşitliğini sağlama adına bu hastaneyi daha merkezi bir yere taşımayı düşünüyor musunuz?
Atatürk Devlet Hastanesi´nin lojmanlarının yıkılıp yerine hastane yapmayı düşünüyorsunuz. Doğum ve Çocuk Hastanesi´ni buraya yapmayı düşünür müsünüz?
İki
Sayın Bakan; İrem Yağcı adlı evladınız sağlık sisteminde bir dizi ihmal ve ötelemeler sonucunda sizlere ömür.
Hani mantar zehirlenmesi şüphesiyle zamanında müdahale edilememiş, Ankara´ya sevk edildiğinde ambulans bulunamamış, bulunan ambulansın stepnesi yokmuş.
Biliyorsunuz CHP Milletvekili Ali Koçal konuyu meclise taşımıştı.
Zonguldak´a gelmişken basına kapalı yada açık, İrem´in ailesini ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz? İrem Yağcı´nın durumuyla ilgili olarak bir açıklama yapacak mısınız?
Üç
Sayın Bakan; Sağlık Sendikaları arasında yaşanan bir atışma ve didişme söz konusu.
Bu durumda siz taraflarla bir araya gelip sendikal faaliyetlerin sağlık çalışanlarının çalışma barışını olumsuz etkileyecek şekilde ortaya koydukları tavır ve davranışlardan dolayı kulaklarını çekecek misiniz?
Daha önce geldiğinizde sağlık alanındaki tüm sendikal temsilcileri dinlemiş, görüş ve önerilerini almıştınız.
Bu defa neden bir görüşme programınız yok. Kısa bir süreliğine de olsa sendikaların temsilcileriyle baş başa görüşmeye ne dersiniz?
Dört
Sayın Bakan. Zonguldak nehir ve iki cephede ki yükseltiler nedeniyle coğrafi anlamda ikiye bölünmüş durumda. Dolayısıyla sağlık, itfaiye ve diğer hizmetlerde aksamaları tetikliyor.
Böyle bir durumda iki yakada ki iki hastanenin birleştirilerek, bir tarafının branş hastanesi olarak düzenlenmek istenmesi Türk Sağlık-Sen Zonguldak Şube Başkanı Abdurrahman Uysal´ın itirazı üzerine yargıdan geri döndü.
Siz bu işi bir anlatır mısınız?
Bu birleştirme ne getirecek, ne götürecek? Bu coğrafi şartlarda, bu azılı trafikte hastanelerin birleştirilmesi ne kadar doğru?
Beş
Sayın Bakan, Sağlıkta Dönüşüm Projesi´ne rağmen yaşanan büyük aksaklılar ve ihmaller devam etmekte.
Son dönemde yapılan medikal operasyonlar sonucunda pek çok doktor adliyeye gönderildi.
Medikalcilere yönelik yapılan soruşturmalar kapsamında yakında bütün doktorlara hırsız gözüyle bakmaya başlayacağız.
Doktorları bu satın alma işleriyle muhatap etmeyecek bir sistem düşünüyor musunuz?
Sayın Bakan Zonguldak´a tekrar hoş geldiniz. Bu sorulara yanıt verebilirseniz kamuoyu bilgilenmiş olacaktır.


Bir başarı hikayesi


Aykut Küçükkaya.
17 yıldır Cumhuriyet´te çalışıyor.
Geçtiğimiz yıl Deniz Feneri dosyasıyla ilgili Abdi İpekçi Gazetecilik Ödülü aldı.
Küçükkaya´dan bir yıl önce Milliyet´ten Fikret Bila almıştı.
Küçükkaya geçtiğimiz hafta Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Haber Ödülü aldı.
Biri, üçüncü baskısını yapan ve Deniz Feneri yolsuzluğunu konu alan; "Yüzyılın Yolsuzluk Oyunu" olmak üzere dört kitabı yayınlandı.
Babası maden işçisi.
Aslen Devrekli.
Ailesi Zonguldak´ta.
Gençliği Bahçelievler Mahallesi´nde top koşturmakla geçmiş.
Zonguldak dışındaki başarılı gazetecilerden biri.
Dün Zonguldak´taydı.
Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin konuğu oldu.
Çok önemli şeyler söyledi.
Mesleki bilgi ve deneyimlerini anlattı.
Zonguldak´a yönelik neler yapılabileceğini anlattı.
Medyayı eleştirdi.
Patronaj baskıları eleştirdi.
Detaylar haber içinde var.
Biz kendisini görmekten ve mesleki paylaşımlarda bulunmaktan çok mutlu olduk.
Teşekkürler ve tebrikler Aykut Küçükkaya.