Sevgili okuyucu;

Bir süredir, içinde bulunduğum ve uzun yıllar meslek örgütünün başkanlığını yaptığım elektrik-elektronik mesleğinin tarihi konusunda araştırma yapıyorum.

Bu çalışmamı da kitap olarak yayınlamayı düşünüyorum.

Bu konuda, elektrikçilik mesleğinin ulu çınarlarından, Tufan Elektrik&[#]8217;in kurucusu Sabahattin Tufan ile yaptığım söyleşiyi, sizine paylaşmak istiyorum.

Dilerim ilginizi çeker&[#]8230;

[*] [*] [*] [*]

Ali KAYA: Ustam, sen bu mesleğe ne zaman ve nasıl başladın?

Sabahattin TUFAN: Sayın Ali Bey Oğlum;

Ben 1942 senesinde, bahriye askeri iken Kasımpaşa Talim Terbiye Alayı&[#]8217;ndan ayrıldıktan sonra, İstanbul Deniz Komutanlığı Fen Tatbikat Okulu&[#]8217;nun Elektrik Bölümü&[#]8217;nden mezun oldum. İstanbul Deniz Komutanlığı&[#]8217;nın ATAK Mayın Gemisi&[#]8217;nin Makine Kazan Telsiz Elektrik Kısmı&[#]8217;nın Bölük Çavuşluğu&[#]8217;nda askerliğimi yapıp 1945 yılının üçüncü ayında terhis oldum. Bir müddet dinlendikten sonra, 1946 yılının Ocak ayında Zonguldak 63 Kok Fabrikası&[#]8217;nda Elektrikçi Vardiya Ustası olarak işbaşı yaptım. Burada 1954 yılına kadar çalıştıktan sonra ayrıldım. Sonra Ulu Cami altında serbest meslek olarak elektrikçi dükkânı açtım. Böylece, bu işe de başlamış oldum.

KAYA: Başladığın yıllarda elektrikçi olarak kimler vardı?

TUFAN: O yıllarda fazla meslektaş yoktu. Hatırladıklarım; Mehmet Çağan, Ziya Kabaca ve Elvan Kazancıoğlu isimli arkadaşlardır.

KAYA: O yıllarda kullandığınız malzemeler (boru-kablo-sigorta-panolar gibi) nasıldı? Mesela panolar mermermiş. Saç panoları kendiniz yapıyormuşsunuz?

TUFAN: Tabii, o yıllarda şimdiki gibi bol çeşitte malzeme yoktu. Elektrik boruları; peşel boru, berkman boru olarak iki çeşitti. Peşel Boru; 14-18-26&[#]8217;lıktı. Bergman Boru; 11-13,5-16-21&[#]8217;liğe kadardı. Sigortalar, sıva üstü, ayaklı mermer tablo içindi. Harici hatlar için porselen şapkalı sigortalar kullanılırdı. Panolar mermer üzerine yapılıp sigorta ve şalterler üstüne monte edilirdi. Daha sonra, 1966 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından sac pano kullanma mecburiyeti getirildi. O zamanlarda Zonguldak´ta bu panoları yapacak atölye yoktu. İlk sac pano imalatını, Nizam Caddesi Doğramacı Sokak Çakmak İşhanı&[#]8217;nın altında yeni bir dükkân açarak ben yaptım.

KAYA: Kullandığınız takım, alet, edevat nasıldı?

TUFAN: Bildiğiniz pense, yan keski ve tornavida gibi aletlerin dışında, o zamana has boru pensesi, peşel boru için demir testeresi, çekiç, murç, sac panolar için kaynak makinesi, mengene gibi aletler kullanırdık.

KAYA: O yıllarda usta-çırak ilişkileri nasıldı? Senin yetiştirdiğin ustalardan isimlerini hatırladıkların kimler?

TUFAN: O yıllarda, aileler okutamadıkları çocuklarını, &[#]8220;eti senin, kemiği benim&[#]8221; diyerek bir meslek ustasının yanına veriyorlardı. Biz de onlara, Elektrik Fenni Şartnamesi&[#]8217;ne göre eğitimlerini üstlenip, saygı-sevgi çerçevesi, iş disiplini, usta-çırak ilişkisi içinde &[#]8220;Kalfa Diploması&[#]8221; alıncaya kadar çalıştırırdık. Çocuklar; mesleği öğrenip, askerliğini de yaptıktan sonra isteyen tekrar dönüp işe başlıyordu. Usta ve sigortalı olarak devam ediyorlardı. Bazılarını; TTK, belediye gibi resmi işlere bizzat ben koyuyordum.

Bizde yetişen ustalardan hatırladıklarım; Mehmet Kocageniş, Yakup Eleman, Hüsnü Kalaycı (Çaycuma), Feridun Eren Töz (TEDAŞ), Hasan Kara (Filyos), Mecit Yürektürk (Karaelmas), Orhan Erbaycu (sonra okudu Elektrik Mühendisi oldu), Mustafa Sağır, Mustafa Zoroğlu, Musa Aykın (Atmaca), Şahin Zoroğlu, Cemal Demirci, Kadir Demirci, Ünal Altıntaş, Mustafa Gürsoy, İsmail Gürsoy, Erdal Taştekin, İsmet Keskin, Yüksel Keskin, Olcay Topçu, Orhan Yavuz. Bu kadar da değil, ama bazılarını hatırlayamıyorum.

KAYA: Bizim Elektrikçiler Derneği&[#]8217;nin kuruluşu konusunda neler hatırlıyorsun? İlk başkan kimdi? Daha sonra kimler başkan oldu?

TUFAN: Derneğin kuruluşu, 1956 yılında Mehmet Çağan, Arif Sarı, Sabahattin Tufan, Mehmet Esen nezdinde &[#]8220;Elektrikçiler, Radyocular, Kuyumcular ve Saatçiler Derneği&[#]8221; olarak kuruldu. Bakanlık tarafından tescil edildi.

Bu arkadaşlara, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 1, 2 ve 3&[#]8217;üncü Sınıf Elektrikçi Ehliyeti veriliyordu. Ve hiçbir vasıfsız kişi iş yapamıyordu. Biz de o zorluklarda ehliyetimizi aldık. Zaten ehliyetsiz hiç kimse dükkân açamazdı. Yasaktı.

KAYA: Sıva altı tesisatı nasıl yapıyordunuz?

TUFAN: Sıva altı tesisatı; murç, keski, çekiç ile kanal açılarak, borular bu kanallara yerleştirilerek döşenirdi. Yani tamamen insan gücü ve mesleki beceri ile yapılırdı.

KAYA: Sıva üstü tesisatı nasıl yapıyordunuz? Bugün darbeli-hilti bireyizler, kanal açma makineleri var. İş kolay. Bunlar yokken, siz nasıl yapıyordunuz?

TUFAN: Sıva üstü tesisat için evvela çırpı ipi toprak boya ile istikamet belirlenirdi. Sonra murçla ya da keskiyle sıvada takoz yeri açılıp, çam ağacından takoz (konik) yapılıp üstüne çimento ve alçı karışımı harç yapılıp dondurulurdu. Bir müddet bekletilip berkman boru döşemeye başlanırdı. Anahtar ve prizler de takoz üzerine monte edilirdi. Anahtar üstü kroşe 15 santimetre, boru üstü kroşe 50 santimetre aralıkla tanzim yapılırdı. Buat arası da 15 santimetre aralıkla yapılırdı. Şimdi bireyizle delinen bir delikle işi hallettiğinizi düşünürseniz, harcanan emek ve zamanı daha iyi anlarsınız.

KAYA: Meslek hayatında başından geçen ilginç hatıralardan bazılarını anlatabilir misin?

TUFAN: Kok Fabrikası&[#]8217;nda elektrikçi olarak çalışırken, çalışan işçileri sigortalı (SSK) yapmaya başladılar. Ben üç günlük sigortalıydım. Projektör takmak için yuvarlak boru direğe, belimde kemerle çıkmaya çalışırken, bir anda kendimi direğin dibinde buldum. Hafızamı kaybettim. Birilerinin sırtında doktora götürmüşler. Beş gün istirahat verdiler. Sorgulama yapıldı. Hâkim, &[#]8220;Seni, yardımcın nasıl tuttu da düştün?&[#]8221; diye sordu. Yardımcı, direğin basamağına çıkmış. Ben de şikâyetçi olmadım. Allahıma şükürler olsun, bugünkü hayatımı bana bağışladı.

Biraz da geçmişte yaptığımız işlerden bahsedeyim istersen.

1956 yılında Anadolu&[#]8217;nun birçok yöresinde Kırşehir Toprak Mahsulleri Ofisi&[#]8217;ne ait buğday silolarının elektrik montaj işlerini yaptım. Bu işleri bana Mühendis Sedat Güner ve Suat Güner vermişti. Bu iş kapsamında, Yozgat&[#]8217;ın Sorgun, Yerköy, Kanlıca, Şefaatli kazalarında bil fiil tarafımca 2.000, 20.000, 60.000 ton kapasiteli çelik siloların elektrik işlerini Raymont Şirketi&[#]8217;ne yapıp teslim ettim.

Zonguldak Beden Terbiyesi Kapalı Spor Salonu yapılırken, bütün elektrik işlerini ben yaptım. Bunu takiben, Çankırı, Sinop ve Amasya kapalı spor salonlarının elektrik işlerinin bütününü yapıp teslim ettik.

1964-65 yılında Filyos Askeri Radar Tesisleri elektrik işlerini, Savunma Bakanlığı&[#]8217;na taahhüt edip tamamladık. Bu işte İngilizlerle beraber çalıştık.

1958-59 yıllılarında da Alaplı nahiyesinin ilk elektrik tesisatlarını, önce 38 abone ve sonra kalan bütün abonelerinin elektrik tesisatlarını yaptık.

Bunların dışında sayamayacağım kadar çok; okul, hastane gibi resmi işler ve özel tesislerde benim imzam var.

Daha sonra işimi tasfiye ettim. Şu anda İstanbul&[#]8217;da yaşıyorum. Oradaki tüm arkadaşlara selam ve sevgilerimi yolluyorum.

KAYA: Çok teşekkürler Ustam.

TUFAN: Asıl ben teşekkür ederim.

[*] [*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim.