Zonguldak’ın en eski esnafından biriydi “Saatçi Ziya”.

Ziya Küçüköz…

87 yaşında hayatını kaybetti.

60 yıllık saat ustasıydı.

Beş ay öncesine kadar gider-gelirdi Ulu Cami altındaki dükkanına.

Belki çoktan çekecekti elini-ayağını.

Üç yıl önce oğlunu kaybetti.

Belki acısını dindirmek için, belki kopamadığı için 87 yaşında olmasına rağmen saatlerin kalbine girerdi.

Sabah biraz geç gelir, akşam biraz erken çıkardı.

Önce hemen karşıdaki belediye otobüs durağına, oradan da eve…

Elde bir çanta…

Diğer elde baston…

Çoğumuz tanırız onu.

Çalışkan biriydi.

Zonguldak’ın bir bileniydi.

Saat gibi çalışan aklıyla anlatırdı her şeyi dost sohbetlerinde…

Para değil, saadetti tek derdi.

Dostlarına gülümser.

Sohbet eder.

Dinlerdi.

Eski Çırak Ömer hep yanındaydı.

Son günlerinde hep yanında oldu.

Geçtiğimiz sene yaz günleriydi.

Önce Ömer’le konuştuk.

Sonra Ziya Amca ile.

Zonguldak’ın belleğini hala hafızasında taşıyan isimlerle başladığımız röportaj dizisinin ikinci ismiydi.

Kentin tarihine tanıklık edenleri ve yaşanmışlıkları unutturmamaktı gayemiz.

Cenk Topçu arkadaşımız tüm gün kendisini takip etti.

Kameraya sarılıp dükkanda detaylar çalıştı.

Akşam üstüne doğru dostlarıyla sohbet ettik.

Amacımız, Ziya Amca’yı en son konuşturmaktı.

“Kısa bir ara verelim, uygun bir gün belirleyelim” derken, araya başka meşguliyetler girdi.

Kimi zaman Ziya Amca rahatsız oldu, çoğu zaman biz müsait olmadık.

Tembelliğimiz de tuzu-biberi oldu bu işin.

Dün öğrendik ki, Ziya Amca vefat etmiş.

Acı bir tebessüm belirdi yüzümüzde.

“Bu da mı yarım kaldı?” dercesine…

Yarım kalan başka bir proje de 11’inci Dönem Zonguldak Milletvekili Mustafa Saraç’la ilgiliydi.

Saraç da, önceki gün toprağa verildi İstanbul’da.

Ziya Amca da bugün verilecek.

Ziya Amca’nın çalışma yaşamından, eski arkadaşlarıyla sohbetinden bazı bölümleri internet sitemizden paylaştık.

Yarım kalan şeyler acıtıyor insanın yüreğini.

Pişmanlığınıza yeni pişmanlıklar ekleniyor.

Şimdi önümüzde benzer projeler var.

Zaman bulup çekemediğimiz isimler.

Tembellik yapıp dinleyemediğimiz isimler.

Anlatılanları dinleyip paylaşamadığımız isimler.

Pek çoğumuza göre gereksiz bir uğraşı…

Gereksiz bir endişe…

Gereksiz bir telaş…

Gereksiz bir korku…

Hiçbir ekonomik getirisi yok böyle şeylerin.

Bu kente olan, bu kentteki yaşanmışlıklara olan sevdanın bir parçası aslında bu çaba ve niyet…

Dedik ya, listemizde daha pek çok isim var.

Bazı isimlerle temas halindeyiz.

Bazı isimlerle proje üzerinde konuşuyoruz.

Bugün bir kez daha onlar için söz verdim kendime.

Bugün-yarın derken konuşmamız gerekiyor kesinlikle.

Bu projede gönüllü arkadaşlara da ihtiyaç var.

En önemlisi, zaman ayırabilecek arkadaşlar.

Varsa vakit ayırabilecek buyursun, paylaşmaya hazırız.

İyi ki kısa da olsa seninle konuştuk.

Mekanın cennet olsun Ziya Amca.

__

Ali Bektaş’a saldırılar…

Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, dün Zonguldak Belediye Başkan Adayı olarak ilan edildi.

Bektaş’ın elini havaya kaldıran ise, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Aylardır, “aday olacak mı, olmayacak mı, yapılacak mı, yapılmayacak mı?” derken, en net cevap dün geldi.

Ali Bektaş, Zonguldak Belediye Başkan Adayı…

Belediye Başkanlığı’nın da en güçlü adayından biri…

Bektaş ile ilgili devam eden soruşturmalar elbette var.

Onlar devam edecek.

Bektaş’ın Zonguldak’tan aday olmasını istemeyenler, olmasından rahatsız olanlar, bunları hep kullanacak.

Kullanmak isteyecek.

Baştan beri bürokrasiden şikayetçi olan Bektaş hakkında böylesi şikayetler, soruşturmalar kaçınılmazdı.

Bektaş da söylüyor:

“Küçücük bir çivi çakmak için falanca bürokratın keyfini bekleyeceksek, bu memlekete hiçbir şey yapılmaz.”

Evet, aynen öyle…

Emin olun Ali Bektaş’a bilinçli olarak saldıranlar da bunların farkında.

Vatandaşın Bektaş’tan haklı şikayetleri olabilir.

Eleştirileri olabilir.

Ama planlı saldırıların tek bir nedeni var.

Ali Bektaş’tan umduklarını bulamamış olmaları.

İstediklerini alamamış olmaları.

Çünkü öyle isimler var ki, düne kadar Bektaş’ın kuyruğundan ayrılmadılar.

Tek dertleri vardı, çıkar.

Neler talep ettiler, neler…

Medyasından işadamına, AK Parti yöneticisinden sendikacısına kadar.

Ali Bektaş çıksa, onları açıklasa, yeridir.

İşte onlar, peşlerine başka insanları da takıp suyu bulandırma çabasındalar.

Yerse…

Ali Bektaş’ın usul ve uygulamada hataları elbette vardır.

Kozlu’da elbette kırıp döktüğü, hizmette kusur ettiği, memnun edemediği, sözünü tutamadığı insanlar var. Elbette eleştirilecek tarafları var.

Bunu kendisi de kabul etmeli.

Ancak planlı saldırıların tek nedeni var.

“Bana karşılıksız çıkar temin etmedin.”

“Niye vermedin?”

Bu saldırılar gösteriyor ki, Bektaş doğru yolda.

Bir saldıranlara bakalım, bir de karşılanmayan taleplerine!