Meslek hayatımın en mutlu anlarını yaşıyorum.

Zonguldak’ta 32 yıldır gazetecilik yapıyorum.

33'üncü yıla girdim.

O kadar çok haber, o kadar çok yorum yazdım ki...

O kadar çok kavgaya girdim ve o kavgalardan çıktım ki...

Ve o kadar çok saldırıya uğradım ki...

Bana saldıranlar yılmadı!

Ben de yapılan saldırılardan yılmadım!

Biliyorsunuz, son dönemde belden aşağı yazılar yazdığımı, insanlara şantaj yaptığımı ve geçimimi böyle sağladığımı sistematik bir şekilde yazıyorlar!

Aynı kalemden çıkan ifadelerle yazıyorlar!

Zonguldak’ta işini en düzgün yapan, muhasebesini en düzgün tutan, devlete olan yükümlülüklerini en düzgün yerine getiren gazete sahibi benim.

Ama yolsuzluklarına, hırsızlıklarına engel olduğumuz nitelikli ve niteliksiz dolandırıcılar, "işadamı" kimliğinin arkasına sığınan hırsızlar, kendilerini bize rakip gören gazetecilere para verip hakkımızda yazılar yazdırıyorlar!

Belden aşağı yazılar yazıyormuşum.

Şantaj yapıyormuşum.

Benim yaptığım, "belden aşağı yayıncılık" değil...

Ben, "magazin" haberi yapıyorum.

Kimseye şantaj yapmıyorum.

Beni yanına çekemeyen siyasetçiler, kendini bana rakip gören gazetecilere hakkımda yazı yazdırıyorlar!

İçişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na, Basın İlan Kurumu’na şikayet ediyorlar!

Valiye, Emniyet Müdürüne, Başsavcıya şikayet ediyorlar!

Böyle yazacaklarmış, ben itibarsızlaşacakmışım, yazdıklarım günden güne etkisini yitirecekmiş!

Bu hayalleri kuranların bazıları bu şehirden kaçtı, bazıları bu ülkeden kaçtı, bazıları battı!

Biz, işimizi düzgün yaparız.

Bizi, nitelikli ve niteliksiz dolandırıcılarla karıştırmayın!

Siz gidip, il başkanının yanında, il müdürlerine, “Şu cürufculara ceza yazın, ben de gidip yolumu bulayım” diyen medya yöneticilerinin peşine düşün!

Pusula; resmi ilanıyla, reklam gelirleriyle, kendi yağıyla kavrulan bir işletme...

İnternet sitesinin, ulusal ve uluslararası reklam şirketlerinden ciddi bir geliri var.

Zonguldak’ın bir numaralı yayın organı olmaya devam edeceğiz.

Erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadınlardan bazılarının çocuklarıyla mücadelemize kesintisiz devam edeceğiz!

Rüşvetin belgesi Vali Mustafa Tutulmaz’ın elinde!

Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" nedeniyle Askeri Gazino’daki kahvaltı programında çok önemli bir açıklama yapmıştı.

Kendisine soru soran gazetecinin gözlerinin içine bakarak, “Bazen basındaki arkadaşlar bizden şunu bekliyor, onu da ben haklı buluyorum. 'Biz yazdık, kamu niye harekete geçmiyor?' Sakın kimse üzerine alınmasın, sizin yazdıklarınızın, samimi, doğru olduğuna inansam, ben o gün bunların peşine takılırım ama arada ne var? 'Bunu niye yazıyor? Başka bir şey mi var?' demeye başladığımız an, o zaman diyoruz ki: ‘Bakalım, bir olgunlaşsın, bir yazılsın, çizilsin.' Biraz bekliyoruz” demişti.

Vali Mustafa Tutulmaz, her gün cüruf yazan yayın kuruluşunun amacının ne olduğunu önce anlamadı.

Devlet, Ereğli’de işi sıkı tutunca, Ege Doğa Geri Kazanım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Erdem parayı vermek zorunda kaldı. Yani, basın kuruluşu, devletin sopasıyla işadamından yüklü miktarda para aldı.

Vali Mustafa Tutulmaz, bu işe geç de olsa uyandı.

"10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü"nde mesajı verdi!

Şimdi, rüşvetin belgesi devletin elinde!

Şimdi, rüşvetin belgesi Vali Mustafa Tutulmaz’ın elinde!

Bakalım ne yapacak, göreceğiz!

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, bu yolsuzluk soruşturmasını tek bir dosyada toplamalı.

Çünkü burada yapılan bir gazetecilik faaliyeti değil...

"Organize" bir hareket var!

Sadece Ereğli’de değil!

Zonguldak’ta da!

Çaycuma’da da!