Zonguldak bu!
Tuhaflıkları biter mi?
Zamanının ötesinde bir şehir.
Sürreal işleyen olaylar.
Tuhaflıklar…
Evet haftaya başlayalım.
Nur topu gibi,
Bir problemimiz daha var.
Biliyorsunuz,
TTK’ya işçi alımı yapıldı.
Önce kurası çekildi.
Asili,
Yedeği belirlendi.
Yabancı uyruklu işçi muhabbetinde sonra,
Şimdiki mesele daha tuhaf.
Efendim!
TTK’ya girmeyi hak kazanan vatandaşalar,
Sağlık kontrolünden geçiyor.
Bir doktor heyeti,
İşçi adayını 
TTK’nın şartnamesine göre,
Muayene ediyor.
Buraya kadar her şey normal.
Fakat,
Sanarsınız,
Türk Silahlı Kuvvetlerine,
Pilot seçiliyor.
Saçma sapan nedenlerden dolayı,
Bir dünya hak kazanmış vatandaş,
Sağlık raporunda eleniyor.
Son iki haftadır,
Bu konuda çok şikayet geldi.
Son gelen,
Beni de şaşırttı.
Bir işçi adayı daha kontrolde takılı kalmış.
Sebebi ise,
Renk körlüğü…
Yerin 600 metre altındaki,
Renkli dünyanın,
Renklerini ayıramıyormuş vatandaş.
Bu sebeple,
İşçi olamazmış.
Yerin 600 metre altında,
Siyah’tan başka ne renk olabilir?
Renk körü dediğin,
Abartayım,
Sadece siyah beyaz,
Yeşilçam sineması gibi görsün dünyayı.
Maden ocağında,
Ne fark eder?
Armut’un sapı,
Üzüm’ün çöpü derken,
Yedekler bile tükenecek.
Yeterli sayıda,
İşçi belki alınamayacak.
Şunu da belirtmeden geçmeyeyim.
Bu sağlık elemelerinden dolayı,
Yine bir hukuki süreç başlayacak.
Yerin 600 metre altındaki,
Renkli hayatı,
Renk körü diye kaçıran işçimize,
Şimdiden geçmişler olsun.


*    *    *    *    *    *    *    *    *


Yerin altından,
Şimdi de yerin üstüne çıkalım.
Canlı canlı mezardan çıkıyorsak,
Çevremizin daha güzel olması lazım değil mi?
Tam bu noktada,
Yine Fevkani gözümüze çarpıyor.
Gerçi ortada,
Artık bir köprü yok ama.
Olsun.
Anısını yad edelim.
Rahmet okuyalım.
Acılık’tan,
Çarşı’ya geçerken,
Köprü enkazı etrafından dolanıyorum.
Milleti izliyorum.
Herkesin gözü,
Köprüden açılan alanda.
Herkes meraklı gözler ile,
Sanırım çıkan alanın ne olacağını hayal ediyor.
Şimdi,
Bizim Zonguldak muhaliflerine,
Farklı bir,
Perspektif sunmak istiyorum.
Hani yıllardır,
629 adımlık Gaziapaşa,
629 adımlık şehir diyorlardı ya.
Hani şikayet ediyorlardı.
Heh işte!
Ömer Selim Alan’a bence teşekkür etmelisiniz.
Keza,
629 adımlık şehir veya cadde,
Köprünün kaldırılması ile,
Bin 629 adıma yükseldi.
Gazipaşa’dan çıkın,
Acılık’a geçin,
Oradan İstasyona bağlanın,
Yeni kavşaktan,
Tekrar Gazipaşa.
Radikal bir değişim.
Ömer Selim Alan,
Bence büyük bir devrimci.
Ömer Che Alan…
Biraz mizah yapayım Che Guevera demişken.
Bilindik film repliğini,
Ömer Selim Alan’a uyarlayayım.
Ömer Selim Alan’a,
Savcı sormuş, “Zonguldak’ta ne yapıyordun?”
Alan, “Kapuz Plajında tenimi bronzlaştırıyordum” demiş.
Savcı, “Peki o köprüyü neden yıktın”.
Alan, “Güneşimi kapatıyordu” demiş.
Atınç Kayınova da CHP’den aday olursa,
Şimdiden hayırlı olsun diyelim Alan’a.
Artık büyük bir devrimciyi selamlar CHP’liler.