Amasra&[#]8217;da kurulması planlanan termik santral konusunda teknik toplantı yapılması için en çok haber ve yorum yapan gazete biziz.
Bu toplantının bir an önce yapılmasında yarar vardı diye düşünüyorduk ama olmadı.
Valilikten gazetemize 12 Mart&[#]8217;ta gelen, başkalarına 11 Mart&[#]8217;ta giden yazıyla Hema&[#]8217;nın talebi doğrultusunda ertelendiği belirtilen toplantıda bakanlık ve şirket yetkilileri ile çevreciler bir araya gelecekti.
Bugüne kadar hep basın aracığıyla konuşan taraflar ilk kez karşılıklı konuşma fırsatı bulacak, kömür üretimi ve santralle ilgili tartışmalara bu toplantı ile açıklık getirilecekti.
Toplantının en önemli amaçlarından biri kafalardaki soru işaretlerini dağıtmaktı.
Santral iyi diyenler mi yoksa kötü diyenler mi haklıydı?
Belki bu sorunun cevabı da bulunacaktı.
Ertelenmeseydi bugün toplanılmış olacaktı.
Valiliğin yazılı açıklamasına göre, Bartın&[#]8217;ın kilitlendiği bu toplantının 15 Mart&[#]8217;tan 15 Nisan&[#]8217;a ertelenmesi Hema&[#]8217;nın yaptığı başvurunun sonucunda oldu.
Toplantıya İngiliz ortağını da getireceğini belirten Hema 15 Mart uygun olmadığı için erteleme talep edince haliyle bu sonuç ortaya çıktı.
8 Mart tarihli yazıyla dernek ve odalara toplantı yapılacağını duyuran Valilik 11 Mart tarihli yazıyla toplantının ertelendiğini bildirdi.
Çevre Meclisi Cuma günü yaptığı açıklamada, Valiliğin dilekçeyi kısa sürede değerlendirip erteleme kararı almasını eleştiri konusu yaptı.
Çevre Meclisi eleştirisinde haklı.
Vali Bey kusura bakmasın ama Valilik bu olayda organizasyonu iyi yapamadı.
15 Mart tarihinin taraflardan, yani Hema ve Çevre Meclisinden &[#]8216;sizin için de uygun mu&[#]8217; denilip mutlaka görüş alınarak belirlenmiştir diye düşünüyorum.
Valilik kimseye bir şey sormadan &[#]8220;ben şu tarihi uygun gördüm&[#]8221; diyerek böyle bir gün belirlediyse bu emrivaki olur.
Eğer öyle olduysa bu daha kötü.
Hem demokrasiye aykırı, hem de bunun sonucunda böyle ertelemeler kaçınılmaz olur.
Yok taraflardan görüş alınarak belirlendiyse ki kuvvetle muhtemel öyle, o zaman Hema müsait olmadığını bu tarih belirlenirken neden söylememiş.
Bir ilin kaderi söz konusu.
Kimse kimseyi canı istediği gibi oyalamasın.
Hema toplantıyı ertelettirerek Çevre Meclisi&[#]8217;nin &[#]8220;kaçamak güreşiyor&[#]8221; söylemini haklı çıkaracak davranışlar sergiliyor.
Valilik de tabi ki bu toplantıyı daha iyi organize edebilirdi.
Organizasyon bozuk olmasaydı bir gazetede toplantının ertelendiğini belirten Valilik kararı diğer gazetelerden bir gün önce yayınlanmazdı herhalde.
Valilikte bu haberi el altından dışarı sızdıran bir köstebek var demek ki.
Umarız Vali Bey bu köstebeği bulur ve cezasını verir.
Organizasyon düzgün olsaydı toplantı ile ilgili alınan kararlar başından beri Valilikten bütün basına eş zamanlı olarak yapılacak bir açıklama ile duyurulurdu.
Basına önce ses kaydı ve görüntü alma yasağı konması, Çevre Meclisi&[#]8217;nin itirazı sonrası bu yasağın kaldırılması da organizasyon bozukluğunun bir başka göstergesi.
Toplantıyı organize edemeyen Valilik 15 Nisan&[#]8217;da da korkarım ki bu işin içinden zor çıkacak.
Bence artık bu saatten sonra yapılmasa da olur.
Zaten bu toplantıda iki-üç, bilemedin dört ya da beş saatte kim ne konuşabilecek ki.
Sorulacak o kadar çok soru, açıklık getirilmesi ve tartışılması gereken o kadar çok konu var ki, bu süre içinde bunların yarısını bile yapamazsınız.
Kısa süre içinde hangi çelişkiyi giderebilirsiniz.
Mesela Hattat Holding&[#]8217;in önde gelen isimlerinden biri olan Kurumsal İletişim Müdürü Tolga Tonguç, bakanlığa yapılan ÇED başvurusundaki 1200 işçi çalıştırılacak beyanının başvuruyu hazırlayan şirketin hatası olduğunu söylemişti.
10 bin nerede 1200 nerede?
Tonguç&[#]8217;un açıklamasını inandırıcı bulmayan çevreciler boş durmadı.
Bu şirketi arayıp böyle bir hata yapıp yapmadıklarını sorduklarında aldıkları cevap &[#]8220;1200&[#]8217;de hata yok, rakam Hattat Holding Hema&[#]8217;nın verdiği rakamdır&[#]8221; şeklinde olmuş.
Konuşulacak, açıklık getirilecek konulardan biri de bu.
Böyle çok konu var.
Kül konusu var. Küller gerçekten Hema&[#]8217;nın dediği gibi çıkarılan kömürün yerine yer altına konabilir mi?
Bu sorunun cevabını uzmanlar verecek.
Hema Amasra&[#]8217;dan yılda 6,5 milyon ton kömür çıkarabilir mi?
Bunun cevabını da uzmanlar verecek?
Toplantı enerji, termik santral ve madencilik alanlarında tanınan ve tarafsız olan uzman bilim adamlarıyla yapılması halinde fayda sağlayabilirdi.
Bu konuda bir organizasyon olduğunu da sanmıyoruz.
Sonuçta bugün bu toplantı yapılsaydı her zaman olduğu gibi çevreciler santral zararlı diyecekti, Hema ise zararsız.
Dolayısıyla konu uzayıp gidecekti.
Bu toplantı sorunu çözmeye yetmeyecekti.
Sorunu çözecek bir önerim var:
Referandum (halk oylaması) yapılmasının uygun olacağını düşünüyorum.
Gerçi Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu sürecinde halkın katılımı toplantısı var ama bu toplantı ne kadar katılım olacak da katılanlar görüşlerini ne kadar yansıtabilecek de referandum yerine geçsin.
Toplantıyı stadyumda yapsanız yine olmaz.
Kaldı ki biz zaten bütün seçmenlerin katılımıyla yapılacak bir oylamadan söz ediyoruz.
Daha önce çevrecilerin yaptığı 30 bin imzalık kampanyada bir nevi halk oylamasıydı ama takdir edersiniz ki 30 bin imza da bütün Bartın&[#]8217;ı yansıtmıyor.
Seçmenlerin katılımı ile yapılacak referandum gerçek anlamda cevap olur.
Ben derim ki bütün bu imzalar bir tarafa.
Şirketin santral yanlısı açıklamaları, çevrecilerin santral karşıtı beyanları, eylemler, gösteriler hepsi bir tarafa.
Sandığa gidelim, halka soralım.
Bu yörenin, bu çevrenin sahibi konuşsun.
Santral yapılsın mı yapılmasın mı halk karar versin.
Bırakalım halk kendi göbeğini kendi kessin.
Köyleri bile belediyeye bağlarken (en son Ağdacı ve Şiremirçavuş&[#]8217;ta olduğu gibi) halk oylaması yapıyoruz da termik santral gibi hayati bir konuda neden yapmıyoruz?
Asıl oylamayı bu konuda yapmak lazım.
Ne şirketin dediği olsun ne çevrecilerin ne de ÇED raporuyla altına imza atacak resmi daireler vasıtasıyla ve bakanlık kararıyla devletin ve hükümetin.
Bu kararı halk versin.
Hem biliyorsunuz gerçek demokrasilerde (biz henüz o mertebeye ulaşmadık ama olsun) her şey halka soruluyor.
Bunun en güzel örneği İsviçre&[#]8217;de.
Orada tuvalet yapılsa oylama yapılıyor, halka soruluyor.
Minare olayında gördük, halkın dediği oldu.
Madem demokrasi ile yönetiliyoruz.
Madem kendimizi Avrupa&[#]8217;ya uydurmaya çalışıyoruz.
O zaman halka sorulsun.
Referandum sürecinde şirket de çevreciler de kendi görüşleri doğrultusunda propaganda yapsın.
Halk zaten bir süredir iki tarafı da dinliyor.
Her iki tarafı da son bir kez daha dinlesin, sonra sandığa gitsin ve kararını açıklasın.
Yapılsın veya yapılmasın desin.
Evet ya da hayır. Sandıktan çıkacak sonuç neyse ona uyulsun ve saygı duyulsun.
Bu sorunu başka türlü çözemeyiz.
Dayatma ile ben yaptım oldu ile ya da insanları kandırarak, yanıltarak santrali yapmaya çalışmak çok büyük hata olur.
Demokrasi dışına çıkmak olur.
Halkın santrale karşı çıkan bir kesimini yok sayamazsınız.
Sayarsanız yanlış yaparsınız.
Referandum bu soruna kesin çözüm olur.
En demokratik yol bu.
Yapılmasına fayda var.