Dünkü manşetimiz;
&[#]8220;Müjdeler ne oldu Özcan Bey?&[#]8221;di.
Bu sütunlarda da;
&[#]8220;Külahımıza anlat Özcan Bey!&[#]8221; demiştim.
Teşvik, TTK&[#]8217;ya işçi alımı gibi konularda yalancı durumuna düşen AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar&[#]8217;ın rahat tavrını eleştirmiştik.
&[#]8220;Sayın Milletvekili&[#]8230;
TTK üzerinden siyaset yapmaya bayılıyorsun.
Duygu sömürüsü yapmakta da üzerine yok.
Hatırlıyor musun TTK için Zonguldaklılara verdiğin sözü.
Hani TTK&[#]8217;ya işçi alınıyordu.
Sahi ne oldu janjanlı müjdeler?
Ne oldu?
Alındı da biz mi duymadık?
23 Nisan törenin de değiliz Sayın Milletvekili.
Bir kentin kaderi sizin elinizde&[#]8230;
Sahi, sizin eliniz kimin cebinde!&[#]8221; demiştim.
Bu haber ve yorumlarımıza kamuoyunun farklı kesimlerinden büyük destek geldi.
Destekleyen dostlarımız arasında AK Partili yöneticilerin, partililerin tavrı bu çağrıyı daha da özel kılıyor.
Meğer Özcan Bey&[#]8217;den dertli ne çok insan varmış.
Umarız, Sayın Ulupınar bunlardan ders çıkarır.
Umarız, siyasetine, söylemlerine çeki düzen verir.
Özcan Bey&[#]8217;in teşvik ve TTK&[#]8217;ya işçi alımı konusunda bir söyleyeceği, itirazı varsa, biz buradayız.
Kamuoyu da kendisinden bu iki konuda somut açıklama bekliyor.
Aynı konunun muhatabı iki isim daha var.
Köksal Toptan ve Ercan Candan&[#]8230;
Toptan&[#]8217;ın taşkömürüne teşvik konusunda verdiği mücadeleyi biliyoruz.
Ama havayı atan Ulupınar oldu.
Bu kadar yazı-çizi, bu kadar tartışma mevcut yatırımcılara bir şey kazandırmadı.
AK Parti Milletvekilleri bu konuyu bir daha değerlendirsinler.
Köksal Bey çağırsın kömürcüleri Ankara&[#]8217;ya, Bakan Zafer Çağlayan ile görüştürsün.
İlgili diğer Bakanlarla görüştürsün.
Başbakan ile görüştürsün.
Ne diyor bu adamlar?
Yatırımcılar.
Sendikacılar.
TTK yönetimi.
TTK neden önemli?
ÇATES neden önemli?
İşçi neden alınmamış?
Zonguldak nereye gidiyor?
Milletvekilleri madem derdimizi doğru dürüst anlatamıyorlar, bıraksınlar, anlatanlara engel olmasınlar.
Yardımcı olsunlar, Zonguldaklılar anlatsın derdini.
Bir randevu çok şey değiştirir.
Okurlara teşekkür&[#]8230;
Hiçbir yayın organı, yayın politikaları nedeniyle, yayınlarının çeşitliliği ve olaylar karşısındaki tutumu nedeniyle hiçbir zaman okurdan tam not alamaz.
Çünkü bunun bir sürekliliği yoktur veya zordur.
Bu nedenle politik ve toplumsal haberler her zaman farklı tepkiler alabilir.
Bir gazetenin bir haberinden çok memnun kalan okur, o gazetenin başka bir haberinde o gazeteyi yerden yere vurabilir.
Bunlar olağan şeyler.
Burada en büyük değer, devamlılık ve istikrar.
Bir gazeteyi ve yayıncılığı en fazla kabul edilebilir etken, toplumsal çıkarlara olan saygısı ve çabasıdır.
Samimiyet ve doğruluktur.
Överken de, yererken de ortaya konulan içtenliktir.
Bizler bunların farkında olarak hareket etmeye çalışıyoruz.
Eksiklerimizle, fazlalıklarımızla birlikte bunları doğru ve en hızlı şekilde yapmaya çalışıyoruz.
Okur artık kentteki gelişmelere daha hakim.
İnternet kullanımı, sosyal medya kullanım oranındaki patlama, beraberinde kent haberlerine, kentteki politik ve sosyal gelişmelere olan okur duyarlılığını da patlatmış durumda.
Bu süreçte bizlere daha fazla çalışmak düşüyor.
Hızlı ve doğru habercilik adına daha fazla hassas olmak düşüyor.
Bu ilgi, kentte demokratik zeminin yaratılmasına da muazzam bir katkı sağlıyor.
İnternet yayınlarımız, mesleki sorumluluğumuzu daha da arttırdı.
Tüm evlere, tüm ceplere girmeye başladık.
Artık kent haberlerine duyarlı gençler görüyoruz.
Olaylara duyarlı davranan, takip eden, katılan ev kadınları görüyoruz.
Sizi tanıyan-tanımayan herkese bir şekilde ulaşıyorsunuz.
Bu bağlamda daha fazla hassas olmaya özen gösteriyoruz.
Bizler okurla kurduğumuz bu güzel ilişkimizi gece-gündüz demeden sürekli yeni haber güncellemeleriyle daha ileriye götürmeye kararlıyız.
Tavsiyemiz, imkanı olan herkesin bir akıllı telefon edinmesi.
İmkanı olmayanların internet kanalıyla yerel medyayı takip etmesi.
Bu imkanları olmayanların da bayilerden gazete almaları.
Dediğim gibi, bunlar sadece bizler için değil, kentteki demokratik zemine katkı sağlamak için çok önemli.
&[#]8220;Bizi okuyun&[#]8221; demiyorum.
Bu yönde çaba gösteren tüm yayınlara en azından biz göz atın.
Bakın, baktırın.
Kente, olaylara, gelişmelere duyarsız kalmamanın, en doğru, en hızlı yolu bu...
Sorgulamanın en doğru yolu buradan geçiyor.
Bu bağlamda okurlarımızın bilgi, fotoğraf ve paylaşımları da bizler için çok önemli.
Görüş, öneri, bilgi ve fotoğraflarıyla katkı veren tüm okurlarımıza, dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Zonguldak dün sabaha yine acılarla uyandı.
Bir tarafta kaçak ocakta 3 işçi, diğer tarafta TTK ocağında bir işçi yaşamını yitirdi.
Kaçak ocaklarla ilgili operasyonlar yapıldığı günden beri kısmen de olsa azalmıştı iş kazaları.
Milliyet&[#]8217;in Haber Müdürü dostumuz Azmi Yılmaz soruyor, Zonguldak&[#]8217;ta neler olduğunu.
Neresinden tutsak elimizde kalıyor bu kaçak konusu.
İzah etmekte, anlatmakta zorlanıyoruz acı gerçekleri.
Hatırlar mısınız, kısa süre öncesine kadar devam eden kaçak ocak tartışmalarını.
Ne oldu sahiden?
Konuştuk konuştuk ne değişti?
Hiçbir şey.
Bu kentin ekonomik kaderi değişmedikçe, bu ölümler son bulmaz.
Geride daha çok acılar kaldı.
Yaşanacak daha çok acılar var.
Bu insanları böylesi işsizliğe, ölüme muhtaç bırakan sisteme lanet olsun.
Bu madencileri evlatlarından, analarından, babalarından ayıran sisteme lanet olsun.
Doymayıp kaçak ocaklar üzerinden rant sağlayan, kaçak ocakları teşvik edenlere lanet olsun.