Zonguldak İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Demirtaş, resmi araç ve şoförle Bolu'da yaptığı içki muhabbetinin sosyal medyada paylaşılması ve Pusula'da yayınlanmasının ardından ne yapacağını şaşırdı.
Bizimle sorunu olan gazetecilere bilgi uçurup haber yaptırıyor!
Bunlardan biri, Akay Turhan! "Televizyona işe almadım" diye bana yapmadığını bırakmadı! Hakaret etti, dava açtım, ceza aldı!
Avukatın parasını bile ödemedi. Bende arabasını bağlattım! Hala yaya geziyor!
Hırsından ne yapacağını bilemiyor! Daha dur, tazminat davası da geliyor!
Umut Şekerci, sosyal medya hesabından hakaret etti.
Dün tutuklandı ve Beycuma Açık Cezaevi'ne gitti. Bunun bir de tazminat davası olacak.
Bir de Yasin Hamzaçebi var! AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır'ın kadim dostu. Yasin Hamzaçebi, Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde "nitelikli dolandırıcılık, zincirleme nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tahsis edilmemesi gereken banka kredisini tahsis ettirip kullanımını sağlamak, nitelikli zimmet" suçlarından yargılanıyor. Savcı, son mütaalasında 100 yıldan fazla hapsini istedi. Üzerine kayıtlı hiç bir malvarlığı yok! "CEO'yum" diye işadamı havalarıyla elini-kolunu sallaya sallaya sokaklarda geziyor! Bir gazete almış, kendini o gazeteye de CEO yapmış!
Oradan bize saldırıyor! 20 Şubat 2018 Salı günü karar duruşması var! Sonucu hep birlikte göreceğiz.
Bir de reklam alamadığı kişileri yazan, sonra bize kızan bir Osman Sav var!
"Ali Rıza'ya şu kadar verdin, bana da o kadar vereceksin" der, sonra gider namaz kılar! Bütün günahları affolur! Öyle değil mi Ömer Selim Alan?
Her yazılana cevap vermeye ve dava açmaya kalksam, bu köşe yazılarını yazmaya vakit bulamam!
Bir de, bu kadar işin arasında Recep Demirtaş ile uğraşamam!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile arası bozulunca, "Ne yapayım. Mecbur kaldım, Hüseyin Özbakır'a sığındım. Yoksa bu koltukta nasıl kalacaktım?" diyebilen bir Recep Demirtaş'tan söz ediyoruz.
Bir de rakı şişesinde Recep olsan, ne güzel olacaksın!
Bu arada, Recep Demirtaş hakkında soruşturma başlıyor!
AK Parti Genel Merkezi konunun üzerinde.
İçişleri Bakanlığı'na da konu iletilmiş durumda.
"Nasıl olsa Zonguldak, büyükşehir olacak" diye Recep Demirtaş'ı görevden almayabilirler! Ama bu korku ona yeter!
Şoförünün eşini kadroya almadan görevi bırakma Recep! Biz din kardeşiyiz!
Recep Demirtaş'la meselemi, ağabeyimin inşaat şirketine indirgeyen her kimse, namussuz ve şerefsizdir!
Mesele şudur:
Recep Demirtaş, AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır'ın makamındadır. Danışman Levent Çebi, elinde bir kağıtla gelir, "Şunu imzala" der. Recep Demirtaş, o kağıda okumadan imza atar. Kağıtta benim hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu vardır.
Bunu duydum ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep Demirtaş'ın makamına gittim.
Söylemem gereken ne varsa hepsini söyledim.
Demirtaş, Banker Bilo gibi, "İmzaladım, ama sor bakalım, niye imzaladım?" dedi.
Ben de kendisine, "Bir gün haber olur, sende bana sorarsın" dedim.
Şimdi soruyorum:
"Sor bakalım, niye yaptım?"
Günün Fıkrası: Dilimin doğruluğuna bak
Bizim Yörük Efe, dağdan düze inerken, ibadetini gerçekleştirmek için en yakın köy camisine girer. İmam efendi, camiye gecikince, cemaat sabırsızlanmaya başlar.
Efe de, geçer mihrabın önüne, oturur rahlenin başına ve başlar ezberden Kur'an okumaya... Sesi de güzelmiş hani! Öyle de usul ve kaidesine göre okur ki, cemaat mest olur. O sırada imam camiye girer ve bu güzel sesi merak eder. Sıradan bir efe kadar Kur'an okuyamayan imam efendi, Yörük Efe'yi kıskanır.
Bu sebeple onu küçük düşürmek ister ve yanına giderek, alayla, efenin külahının ibiğinden tutarak, "Efe Efe, senin külahının ibiği neden eğri duruyor?" diye sorar.
Bunun üzerine Efe de, "Külahımın eğriliğini ne yapacaksın be adam, dilimin doğruluğuna baksan ya!" diye yanıt verir.