Ereğli, hastane yeriyle ilgili tartışmalar konusunda güzel bir başlangıç yaptı.
Toplandılar tartıştılar.
Cuma günü Sağlık Bakanlığı heyeti gelecek.
Cumartesi günü Ereğli´de başka bir toplantı yapılacak.
Yeniden tartışacaklar.
İnşallah son kararı bakanlığın adamları vermez.
Zaman yaratıp katılmak mümkün olsa keşke.
Sonuç şu; Zonguldak´ta da benzer bir tartışma var. Pardon!
Pek var sayılmaz.
Biz olsun istiyoruz.
Olmuyor.
Çünkü toplantı daveti yapan yok.
Gazeteciler sormasa konuşan da olmayacak.
Pusula olarak tarafları bir toplantıda buluşmaya davet ediyoruz.
Zonguldak, dar ve alan sıkıntısı yaşıyor.
Bu durumda kentleşme, 50 yıl sonrası nüfus, ulaşım ve diğer etkenleri göz önünde bulunduracak ciddi bir çalışma yapmak zorundayız.
Bakacakkadı´ya mı, Gaca´ya mı, eski Demir Ambarlarının bulunduğu alana mı, Tıp Fakültesi´nin yanına mı, İncivez´e mi, İnağzı´na yoksa Atatürk Devlet Hastanesi´nin bitişiğine mi?
Diyoruz ki en doğru kararı verelim.
Birlikte verelim.
Sayın Vali Erdal Ata´nın bu konuda bir çalışma yapması en doğrusu olur.
Vali Bey bugün var ama yarın gider.
Keza diğer bürokratlar da aynı şekilde.
Sonra kimsenin arkasından olumsuz konuşmayalım. Hep böyle olmadı mı?
Zonguldak´ın bu kadar çarpık yapılaşmasında Ankara´dan doğru verilen kararlar karşısında Zonguldaklılar sağıra yatmadı mı?
Evrensel düşünemeyen, geleceği göremeyen Zonguldaklılar atılan kazıklara ortak oldu.
Aynı çağrıyı Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar´a hem yazılarımda hem yüz yüze yaptım.
Zonguldak Belediyesi, üniversite, medya, yerel planlamacılar bir araya gelip, siyasetten arınarak tartışmalı.
Bu ortamı en güzel sağlayabilecek kişi Vali Erdal Ata olur.
Ancak bizimkilerden birçoğunun böyle bir toplantıda; "En iyisini siz bilirsiniz Sayın Vali´m" diyerek çekimser kalacağına, ancak geriden geriye homurdanacağına da eminim.
Bu yüzden Vali Bey´in böyle bir toplantının bir bölümünde olması veya hiç olmaması daha uygun olur.
Eğer daveti Vali Bey yaparsa katılımcı çok olur.
Kente 500 yataklı bir hastane yapılması gündemde ama bu konuda yüz yüze tartışamıyoruz.
Şaka gibi ama trajik bir durumla karşı karşıyayız.
Bizimkiler ya çok şakacı ya da halkı hala tınlamıyor. Eyy Zonguldaklı bil bunları bil de kafan dank etsin artık!
Toplandılar tartıştılar.
Cuma günü Sağlık Bakanlığı heyeti gelecek.
Cumartesi günü Ereğli´de başka bir toplantı yapılacak.
Yeniden tartışacaklar.
İnşallah son kararı bakanlığın adamları vermez.
Zaman yaratıp katılmak mümkün olsa keşke.
Sonuç şu; Zonguldak´ta da benzer bir tartışma var. Pardon!
Pek var sayılmaz.
Biz olsun istiyoruz.
Olmuyor.
Çünkü toplantı daveti yapan yok.
Gazeteciler sormasa konuşan da olmayacak.
Pusula olarak tarafları bir toplantıda buluşmaya davet ediyoruz.
Zonguldak, dar ve alan sıkıntısı yaşıyor.
Bu durumda kentleşme, 50 yıl sonrası nüfus, ulaşım ve diğer etkenleri göz önünde bulunduracak ciddi bir çalışma yapmak zorundayız.
Bakacakkadı´ya mı, Gaca´ya mı, eski Demir Ambarlarının bulunduğu alana mı, Tıp Fakültesi´nin yanına mı, İncivez´e mi, İnağzı´na yoksa Atatürk Devlet Hastanesi´nin bitişiğine mi?
Diyoruz ki en doğru kararı verelim.
Birlikte verelim.
Sayın Vali Erdal Ata´nın bu konuda bir çalışma yapması en doğrusu olur.
Vali Bey bugün var ama yarın gider.
Keza diğer bürokratlar da aynı şekilde.
Sonra kimsenin arkasından olumsuz konuşmayalım. Hep böyle olmadı mı?
Zonguldak´ın bu kadar çarpık yapılaşmasında Ankara´dan doğru verilen kararlar karşısında Zonguldaklılar sağıra yatmadı mı?
Evrensel düşünemeyen, geleceği göremeyen Zonguldaklılar atılan kazıklara ortak oldu.
Aynı çağrıyı Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar´a hem yazılarımda hem yüz yüze yaptım.
Zonguldak Belediyesi, üniversite, medya, yerel planlamacılar bir araya gelip, siyasetten arınarak tartışmalı.
Bu ortamı en güzel sağlayabilecek kişi Vali Erdal Ata olur.
Ancak bizimkilerden birçoğunun böyle bir toplantıda; "En iyisini siz bilirsiniz Sayın Vali´m" diyerek çekimser kalacağına, ancak geriden geriye homurdanacağına da eminim.
Bu yüzden Vali Bey´in böyle bir toplantının bir bölümünde olması veya hiç olmaması daha uygun olur.
Eğer daveti Vali Bey yaparsa katılımcı çok olur.
Kente 500 yataklı bir hastane yapılması gündemde ama bu konuda yüz yüze tartışamıyoruz.
Şaka gibi ama trajik bir durumla karşı karşıyayız.
Bizimkiler ya çok şakacı ya da halkı hala tınlamıyor. Eyy Zonguldaklı bil bunları bil de kafan dank etsin artık!
Demirpark´tan öncesi, Demirpark´tan sonrası
Memleketin ilklerinin hep ayrı bir yeri vardır.
Zonguldak´ın ilk alışveriş merkezi Demirpark yapılırken çok şey söylendi.
Kıskançlık, hasetlik duyguları ile yaklaşanlar kadar böyle bir iş merkezinin gerekli olduğunu vurgulayanlar da vardı.
Zonguldak Türkiye´nin ilk cumhuriyet kenti.
Türkiye´de Fransız kültüründen gelen sosyal, sportif ve kültürel yaşamın temelini 100 yıl önce Anadolu da atan çok önemli bir kent.
Daha saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok ekonomik ve sosyal açıdan zengin bir kent.
Ancak bu kent insanları bir alışveriş merkeziyle ilk kez tam bir yıl önce tanıştılar.
Burada mağaza açanların tedirginlikleri vardı.
Şimdiler de onlar da dağıldı.
Konuya pek çok açıdan bakabiliriz.
Binlerce Zonguldaklı ilk kez yürüyen merdiveni burada keşfetti.
İlk günlerde tersten yürümeyi deneyenler, düşenler oldu.
İş merkezine girince ister istemez kendisine çeki düzen veren esnaf ve müşteriler oldu.
Kültürel dokuyu zenginleştirdi.
Zaman içinde Demirpark yönetimi de eksikliklerini kapatmaya çaba gösterdi.
Ankara, İstanbul ve diğer kentlerde yaşayanlar için bu tespit komik gelebilir.
Ancak bir alışveriş merkezinin insanların dünyasını nasıl değiştirebildiğini, ufkunu nasıl geliştirebildiğine tanık olduk.
Bazı değişiklikleri yaşarken fark edemiyoruz.
Sağlıklı bir analiz için bir yıl öncesine ve bir yıl sonrasına bakmak gerekiyor.
Kısaca Demirpark Zonguldak´ın vitrini oldu.
Daha iyi olacaktır.
Demir Ailesine kent olarak teşekkür borçluyuz.
Kutluyor, nice yıllar diliyorum.
Sırada Dedeman Otel´den öncesi, Dedeman Otel´den sonrası var.
Sonra başka başka yenilikler.
Zonguldak kabuğunu ancak böyle kırabilir.
Hani lafa geldiğinde bunları hepimiz biliriz de bir de idrak edebilsek!
Zonguldak´ın ilk alışveriş merkezi Demirpark yapılırken çok şey söylendi.
Kıskançlık, hasetlik duyguları ile yaklaşanlar kadar böyle bir iş merkezinin gerekli olduğunu vurgulayanlar da vardı.
Zonguldak Türkiye´nin ilk cumhuriyet kenti.
Türkiye´de Fransız kültüründen gelen sosyal, sportif ve kültürel yaşamın temelini 100 yıl önce Anadolu da atan çok önemli bir kent.
Daha saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok ekonomik ve sosyal açıdan zengin bir kent.
Ancak bu kent insanları bir alışveriş merkeziyle ilk kez tam bir yıl önce tanıştılar.
Burada mağaza açanların tedirginlikleri vardı.
Şimdiler de onlar da dağıldı.
Konuya pek çok açıdan bakabiliriz.
Binlerce Zonguldaklı ilk kez yürüyen merdiveni burada keşfetti.
İlk günlerde tersten yürümeyi deneyenler, düşenler oldu.
İş merkezine girince ister istemez kendisine çeki düzen veren esnaf ve müşteriler oldu.
Kültürel dokuyu zenginleştirdi.
Zaman içinde Demirpark yönetimi de eksikliklerini kapatmaya çaba gösterdi.
Ankara, İstanbul ve diğer kentlerde yaşayanlar için bu tespit komik gelebilir.
Ancak bir alışveriş merkezinin insanların dünyasını nasıl değiştirebildiğini, ufkunu nasıl geliştirebildiğine tanık olduk.
Bazı değişiklikleri yaşarken fark edemiyoruz.
Sağlıklı bir analiz için bir yıl öncesine ve bir yıl sonrasına bakmak gerekiyor.
Kısaca Demirpark Zonguldak´ın vitrini oldu.
Daha iyi olacaktır.
Demir Ailesine kent olarak teşekkür borçluyuz.
Kutluyor, nice yıllar diliyorum.
Sırada Dedeman Otel´den öncesi, Dedeman Otel´den sonrası var.
Sonra başka başka yenilikler.
Zonguldak kabuğunu ancak böyle kırabilir.
Hani lafa geldiğinde bunları hepimiz biliriz de bir de idrak edebilsek!