Yesari Sezgin&8230;
Eksiği ile fazlasıyla Zonguldak sevdalısı bir dostumuz.
Uzun yıllardır TMMOB Şehir Plancıları Odası İl Temsilcisi olarak söz sahibi oldu bu kentte.
Son yıllarda Kent Konseyi Başkanı olarak gördük, tanıdık.
Kimi zaman bir bilen, kimi zaman bir paylaşan olarak izledik.
Son olarak Kent Konseyi Başkanlığı&8217;nda Zonguldak-Kozlu arasında raylı ulaşım projesiyle gündeme geldi.
Adliye karşısındaki tarihi iskelenin restore edilip, TTK&8217;nın Yıldız-1 römorkörünün turizme kazandırılması için çaba gösterdi.
Başarılı da oldu.
Kent Konseyi olarak, pek çok çalışmanın yapılmasında çaba gösterdi.
Eksikti, fazlaydı, ama Sezgin&8217;i gündeme getiren başka bir konu da, TTK ve TOKİ işbirliği ile Üzülmez&8217;de yapılmak istenen 2 bin 400 dairelik &8220;Kentsel Dönüşüm Projesi&8221;ydi.
Sezgin, görevi gereği TTK adına bu projeyi yürüten isimlerden biri oldu.
Ve geçtiğimiz günlerde TTK&8217;daki görevinden istifa edip AK Parti&8217;den aday adayı oldu.
Dün basının karşısına çıktı.
Soruları yanıtladı.
AK Parti&8217;deki Ali Bektaş ağırlığına karşın adaylık yolunda şansının olduğuna, fikirlerinin kabul göreceğine inançlıydı.
Kent Konseyi Başkanlığı&8217;nda bu kadar uzlaşmacı bir yapı içinde olmasaydı, Sezgin&8217;i bugün çok daha fazla tartışabilirdi Zonguldak.
Sezgin; oldukça sakin, rahat ve bazı konularda kendinden emin konuştu.
Mesela kentsel dönüşüm konusunda şunları söyledi:
&8220;Benim diğerlerinden farkım, ben Zonguldak&8217;ta yaşıyorum.
Zonguldak&8217;ın içerisindeyim ve mesleğim şehir plancısı.
Yani şehircilik anlamında neler yapılması gerektiğini en iyi bilenin ben olduğuma inanıyorum ve bu konuda iddialıyım.
Bunu da, bugüne kadar yapmış olduğumuz çeşitli çalışmalarımızda ortaya koymaya çalıştık.&8221;
Sezgin, aynı zamanda Ankara&8217;dan Zonguldak&8217;a insan göçünü nasıl canlandıracağını anlattı.
Yerel ölçekli düzenlemeler ile insanların bu bölgeye nasıl akacağını anlattı.
Kentsel değişim ile birlikte bu yönde yapılabilecekleri paylaştı.
Bunların pek çoğu yıllardır bizlerin de paylaştığı düşünceler.
Önerdiğimiz düşünceler.
Yıllardır Ankaralıları;
&8220;Sabah kahvaltıya, akşam balığa davet edelim&8221; derken, ne demek istediğimiz pek anlaşılmadı, anlaşılmak istenmedi.
İnsanları Zonguldak&8217;a çekecek etkenlerin, ortamları, şartların yaratılmasının hiç zor olmadığını çok söyledik.
Çok yazdık.
Ama Zonguldak Belediyesi böyle şeylere kafa yormadı.
Siyasiler kafa yormadı.
STK&8217;lar kafa yormadı.
Onların daha önemli (!) işleri vardı.
Bu kentin insanlarına imkan yaratma adına tek bir somut adım atmadılar.
Sezgin&8217;in bu yaklaşımı önemli&8230;
Kim aday olursa olsun, kim başkan seçilirse seçilsin önemli.
Önemli olan bir şey daha var.
Seçmen&8230;
Zonguldak, projeleri tartışmalı&8230;
Adaylar, projeleriyle yarışmalı&8230;
Projeleriyle öne çıkmalı, ikna etmeli&8230;
Adayların, partilerin peşine koşan seçmenlerin önce bilinçli, duyarlı, istekli seçmenler olması şart.
Ayhan Kiraz&8217;ın hatırlattıkları&8230;
Lise yıllarıydı, onu tanıdığımda.
İlk olarak ödev için gitmiştim yanına.
TUSAK vardı.
Sonraki yıllarda da çok fazla ortak paylaşımlarımız olmasa da, ağabey-kardeş ilişkimiz sürdü.
Son birkaç yıldır daha yakından izliyor, gözlemliyorum.
ZonKişot&8217;un yeni sayısı çıkmış.
Her zamanki nezaketi ve paylaşabilme sevdasıyla çıkmış merdivenleri.
Kentin ısrarla ve inatla üreten, ürettiğini paylaşan az sayıdaki fikir amelelerinden, fikir işçilerinden biri Ayhan Kiraz.
&8220;Yoz kültüre karşı ZonKişot&8221; derken, aslında ne büyük bir çabanın içindeler.
İtirazcı olduğu kadar geçimsiz (!) bir isimdir Ayhan Kiraz.
Geçimsizliği, açık sözlülüğündendir.
Ama önce insandır.
Tartışırsınız.
Konuşursunuz.
Yeter ki, doğru anlatın.
Samimi olun.
Sizi dinler, anlamaya çalışır.
Dün kendisiyle sohbet ederken, böylesi değerlerin neden yerel yönetimler tarafından bu denli yalnız bırakıldığı sorusunu sorduk, bir kez daha kendi kendimize.
Ayhan Kiraz gibi değerlerin bilgi ve birikimlerini gençlerle paylaşabilmesi adına neden imkanlar yaratılmadığını sorduk.
Ve yerel seçimler yaklaşırken, Zonguldak&8217;ın bu zengin mozaiğinin yine unutulacağı endişesini yaşadık.
Basın yazınca&8230;
Pusula Gazetesi&8217;nin 19 Eylül 2013 Perşembe günü birinci sayfasında verdiği, &8220;Yüzen Termik Santral&8221; haberi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerini harekete geçirmiş, gemiye ceza yazılırken, bakım ve onarım için Ukrayna&8217;ya tersaneye gönderilmişti...
Aynı gemi dün Zonguldak Limanı&8217;na yeniden girdi...
Eski halinden eser yoktu...
Gemi olayı sadece bir örnek&8230;
Bu ve buna benzer durumları yıllardır yaşıyoruz.
Basın, böylesi olayları kamuoyu adına sorgulayıp ve denetlerken, asıl denetlemesi ve sorgulaması gerekenler nerededir?
Neden basının yazmasını beklerler?
Bazen yanıtını alamıyoruz soruların.
Devletin gücüyle çalışan bunca onurlu, şerefli, görevini layıkı ile yapan bürokratlar nerede?
Seçmenine namus sözü veren belediye başkanları nerede?
Adliye PTT&8230;
Atatürk Devlet Hastanesi&8217;ndeki PTT Şubesi, bazı günler hizmet vermediği için hastalar, hasta yakınları ve çalışanlar mağdur oluyor.
Bu konuyu daha önce paylaşmıştık.
Benzer bir durumla Zonguldak Adliyesi&8217;nde karşılaştık.
Nedeni tam olarak belli olmamakla birlikte şube erken kapanmış.
Vatandaş pul almaya merkeze geliyor.
PTT Başmüdürlüğü&8217;nü uyarıyoruz.