Hafta sonu,
Demokrasi Platformu’nun açıklaması,
Dikkat çekiciydi.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan,
Demokrasi Platformu için,
‘CHP’nin arka bahçesi’ demişti.
Demokrasi Platformu da,
Basın açıklaması yaparak,
Çağlayan’ı hedef aldı.
Açıklamada, "Demokrasi Platformu’nu 'CHP’nin uzantısı' gibi göstermeye çalışmak, Zonguldak halkının aklıyla alay etmektir" ifadelerine yer verildi.
Açıkçası,
Erdoğan Kaymakçı gibi bir ismin,
Yalan söylemesine üzüldüm.
Keza,
Ben Alt Cemiyetteyken,
Demokrasi Platformu’nun basın açıklaması,
Basın grubuna atıldı.
Basın açıklamasından,
Yirmi dakika önce de,
CHP İl Başkanı Devrim Dural,
Ve,
Yardımcısı Emirhan Erdem,
Demokrasi Platformu’nun toplantısına katıldı.
Ben ordaydım yahu!
Demokrasi Platformu,
‘Zonguldak halkının aklıyla alay etmektir’ diyor,
Kendileri bizimle alay ediyor.
İnsanları aptal yerine koyuyorlar.
Devrim Dural,
Çağlayan’a cevap vermek için,
Demokrasi Platformu’nu,
Adeta maşa olarak kullandı.
Benim gördüğüm manzara,
Demokrasi Platformu’nun,
Gerçekten CHP’nin arka bahçesi olduğudur.
Erdoğan Kaymakçı gibi bir ismin,
Bu kurnazlığına,
Gerçekten üzüldüm.
Bakın ileri götürüyorum.
Basın açıklamasını,
Belki de,
Devrim Dural yazmıştır.
Zonguldak solunun,
Herkesi salak,
Kendini akıllı sanması,
Bana itici geliyor.
Millete,
Böcek gibi bakmayı bırakın.
Bu kurnazlıkları,
Daha kurnazca yapın bari.
Aptal yerine koymayın kimseyi.
Neticede,
Yapılan açıklama,
Demokratik değildir.
Devrim Dural’ın müdahalesi vardır.
Bu platform çökmüştür.
Zonguldak halkını,
Kandırmak için yapılan iki yüzlülüğe,
Ben şahidim.
Demokrasi Platformu’nda,
Demokratik bir şey kalmamıştır.
Tarafsız değildir.
Adeta bir vesayet odağıdır.
90’lar solunun vesayet odağından başka bir rolü yoktur.
Yazık…
* * * * * * * * * *
Zonguldak solu demişken,
Bir tespite daha yer vermek isterim.
Zonguldak solunun dengesi,
Mehmet Haberal’ın,
Zonguldak’tan aday yapılması ile bozuldu.
FETÖ’cülerin iftirası ile,
Ergenekon Davası kapsamında,
Cezaevinde olan Haberal’ın,
İçeriden çıkması için,
Vekil yapılması gerekti.
Oldu da.
Diyeceksiniz ki,
Denge nasıl bozuldu?
Şu kallavi solculara sormak lazım.
Mesela Demokrasi Platformu’na!
Mehmet Ali Birand,
32. Gün’de yaptığı belgeselde,
Rahşan Ecevit’in,
Bülent Ecevit’i,
Başkent Üniversitesi’nden kaçırdığı yansıtılıyor.
Ben şahsen izledim.
Neredeyse,
Haberal’ın hastanesinden,
Kaçırıldığı yansıtılıyor.
Şansa bak,
Bülent Ecevit,
Zonguldak ile özdeşleşmiş,
Zonguldak Milletvekili!
Buradan başbakan oldu.
Kaderin cilvesine bakın!
Rahşan Ecevit’in,
Hastanesinden adeta kaçırdığı Haberal,
Zonguldak’tan vekil adayı gösterildi.
Buna neden kimse itiraz etmedi?
Zonguldak solunun ayarı,
Bana sorarsanız,
Bu olaydan sonra kaçtı.
Bu da bir iki yüzlülük.
Zonguldak’ta ki solun,
Romantik ve ulvi söylemleri,
Bu yüzden bana ikircikli geliyor.
Bana sorarsanız,
Haberal’ın,
Zonguldak'tan aday yapılması,
Ecevit hatırası dolayısıyla,
Küfür gibidir.
Bizim solcular nasıl ikna oldu?
Bunu anlamak gerçekten güç.
Gerçi,
DEVA Partisi’ne,
Üçüncü sırayı veren partiden bahsediyoruz.
Zonguldak,
CHP’nin,
Umurunda bile değil.
Siyasetçilerinin mi umurunda olacak?
Görüyoruz işte.