15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından gözaltına alınan generallerin ve askerlerin üzerlerinde kıyafet olmaması eleştirildi.

Yani yaka-paça gözaltı durumu tartışıldı.

Dün üst düzey bir yetkili, “Asıl üniformalı gözaltı yapılsa, eleştiri olurdu” dedi.

Bu tip durumlarda üniforma ile gözaltı işlemi yapılamayacağı, çünkü üniformanın kutsal olduğunu vurguladı.

Gerçi bizim FET֒cüler, o kutsal üniformalarıyla halkımızın üstüne kurşun yağdırdılar ama!

Hala şoktayım…

Acaba PKK terör örgütü, bir havaalanımızı ele geçirse, uçak kaldırıp Ankara’yı, TBMM’yi, Cumhurbaşkanlığını vurmayı düşünebilir miydi?

FETÖ kadar hain olabilir miydi?

Ben hala bu sorunun yanıtını arıyorum…

Ama vatana ihanet de var…

Şimdi hangisi tehlikeli?

Yazıklar olsun size…

Vatan elden gidiyor!

Hani durumun vahametini anlatmak için, “Vatan elden gidiyor” deriz ya…

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi yapılmak istenen başarısız darbe girişimi sonrası yaşananlar, “Bu vatan, kolay kolay elden gitmez” düşüncesini oluşturdu kafamda.

O, “göbeğini kaşıyan adam”, “bidon kafalı” diye küçümsediğiniz, “makarnacı” diye aşağıladığınız insanların demokrasi uğruna tankların önüne yattığını, kurşuna siper olduklarını görünce, Türk insanının zoru görünce nasıl da kükrediğine bir kez daha tanık olduk.

Türk milleti, yumurta gelmeden folluk aramıyor.

Bunu da öğrendik…

Ne hale geldik?

Hastaneye gidiyoruz.

Doktor paralel mi, değil mi?

Eğitim hayatımız başlıyor.

Okul paralel mi, değil mi?

Öğretmen paralel mi, değil mi?

Askere gidiyoruz.

Komutan paralel mi, değil mi?

Seyahat ediyoruz. Trafik durduruyor.

Polis paralel mi, değil mi?

İfade vereceğiz.

Savcı paralel mi, değil mi?

Mahkemeye gireceğiz.

Hakim paralel mi, değil mi?

Oysa böyle mi olmalı?

Adliyeye gideceğiz, ifade vereceğiz.

Cumhuriyet Savcısı mı, değil mi?

Askere gideceğiz.

Türk Subayı mı, değil mi?

Mahkemeye gideceğiz.

Hakim adil mi, değil mi?

Ne hale getirdiniz memleketi…

Gazete paralel mi, değil mi?

Televizyon paralel mi, değil mi?

Yok, sarhoş olmayacak kadar içebilirsin.

Zevk almadan sevişebilirsin.

Hoca izin verdi, bikini giyebilirsin.

Sanırım bunlar peygamberin, dinin, kitabın da paralelini bulmuşlar.

Bize anlatılan peygamber, öğretilen dinde böyle şeyler yoktu.

MÜSİAD’a uyarı…

Darbe girişimi sonrası insanlar demokrasi nöbeti tutuyor.

Zonguldak MÜSİAD, kurumlar olarak bu nöbete dahil oldu.

Vatandaşa su veriyorsunuz, oraya afiş asmışsınız.

Bir pet şişe suyun reklamı mı olur?

Yaptığınız çok ayıp. Bu ayıbı düzeltin.

Bir başka ayıbınız daha var.

17-25 Aralık sonrası kılık değiştiren FET֒cüleri de lütfen aranızdan atın.

Şimdi bana burada tek tek saydırmayın.

Saçıyla, sakalıyla tarif edecek halimiz yok.