Zonguldak’ta,
Sendikacıların kavgası sürüyor.
Biliyorsunuz,
Türk Eğitim Sen Başkanı Şahin Ören,
Geçtiğimiz günlerde açıklama yaparak,
Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı ile ilgili,
İddialarda bulunmuştu.
Çataklı’nın,
Hak etmediği bir parayı aldığı,
Bunun soruşturmada ortaya çıktığı,
Çataklı’nın parayı iade etmek istediğini belirtmişti.
Tabi Çataklı da,
Şahin Ören’i hedef alan bir açıklama yaptı.
Bugün ise,
Şahin Ören tekrar bombaladı.
Çok ilginç bilgiler var.
Eğitim İş Sendikası,
Diyarbakır annelerini ziyaret eden,
Sekiz kişiyi sendikadan ihraç etmiş.
Diyarbakır Anneleri kimdir?
Çocukları PKK’nın elinde olan annelerdir.
HDP’ye tepki olarak,
Oturma eylemi yaptılar.
Atatürkçüyüz diyen Çataklı,
HDP’ye karşı yapılan eylemi kaldıramadı anlaşılan.
Yani anlaşılabilir değil!
Bu ekibin devlete karşı bir alerjisi var.
Ama devletten ekmek yiyor.
Devletten yana duruşu olana tepki gösteriyorlar.
Ama izinli oldukları günlerin parasını devletten alıyorlar.
Diğer yandan,
Ören’in iddiaları devam ediyor.
Aynı Çataklı,
Sendikada daha ilk yılı dolmadan,
Sendikasına kayyum atanmasına sebep oldu.
Ama bunun nedeni sır!
Kimse neden olduğunu bilmiyor.
İddialar böyle!
Çataklı hak etmediği ücreti idarenin yazdığını söylüyor.
Bu ücret 2022 yılında yazılmış.
2025 yılındayız.
Üç sene geçmiş,
Çataklı iade edeceğim diyor.
‘İstemem yan cebime koy’ meselesi.
Şahin Ören!
Belki soruşturmada ortaya çıkan bu mesele olmasa,
Çataklı parayı iade etmese,
Devlete bu kadar düşman olmazdı belkide değil mi?
Diyarbakır Annelerinin ziyaret edilmesine bu kadar bozulmazdı!
Hem devletin ekmeğini ye,
Hem de devlete alerjin olsun.
Hayır bir de ‘Kurutuluş yok tek başına ya hepberaber ya hiç birimiz’ sloganları atıyorlar.
Ne yaptıysa,
Çataklı tek başına yapmış.
Komüniste,
Sosyaliste yakışıyor mu hiç?
Hani eşit paylaşımdı.
Hep bana Rabbena olmuş bu!
* * * * * * * *
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda,
Zonguldak sahilinde düzenlenen törende,
El kadar çocuklara,
Duman’ın Kufi şarkısı söylettirildi.
Şarkı zaten politik bir şarkı.
İçinde,
Uyuşturucu esintileri de var.
Yani Barış Manço şarkıları dururken,
Sırf siyasi hırslarınıza,
Bu çocukları nasıl alet ediyorsunuz?
Bu kadar mı gözünüz karardı?
Milleti sokağa çağırdılar.
Bir hafta kıpırrtı oldu.
Söndü.
Sonra kademe kademe,
Herkesi sokağa çekmeye çalıştılar.
Önce,
Üniversite öğrencileri ile başladılar.
Daha sonra,
Liseli çocukları kaosun içine sürüklediler.
Yetmedi,
İlkokul çocuklarını,
Siyasetin içine sokuyorlar.
Gerçekten toplumsal bir şey deniyorlar.
Liseli gençlerin,
Öğretmen atamalarına tepkileri benim hoşuma gitti.
Köşe yazımda destek de verdim.
Eyleme gideyim bakayım dedim.
Yani,
Liseliden çok,
Arkada,
CHP’li,
Veya sosyalist tayfa vardı.
Sloganların çoğu,
İmamoğlu eylemlerinden devşirme.
Gençler eylemi sonlandırırken,
Andımızı okudu.
Öncesinde politik bir söylemde bulundular.
Eskiden veya bu dönemde,
Liselerde andımız zaten okunmuyordu ki!
Arkada bir organizasyon,
Gençlere,
‘Andımızı da okuyun’ dedi.
Çünkü,
Onların iyi niyetini siyasete alet etmek istediler.
Sol cenah bu korkunç stratejiden kurtulmalı.
Yetişkinler ne yapıyorsa yapsın.
Gençleri ve çocukları manipüle etmeyin.