Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nde yaşananlar, verilmeyen maaşlar ve lüzumsuz işler üzerine yazı kaleme aldığımızda en net savunma şu oluyor:
&[#]8220;Kozlu Belediyesi de maaş vermiyor. Onları neden yazmıyorsunuz?&[#]8221;
Bu sütunları düzenli takip edenler, Kozlu ev Kilimli Belediyelerinin ödemediği işçi maaşlarını da yazdığımızı görürler.
İşin özü; sorun, Zonguldak ve Kozlu meselesi değil.
Kim çalışanının hakkını ödemek, üç kuruşluk maaşını gününde vermek yerine, bunu yapmıyor veya yapamıyorsa, lüzumsuz işlere para harcıyorsa, birinin diğerinden farkı yok.
Olmaz&[#]8230;
Olamaz&[#]8230;
Olmamalı&[#]8230;
Bu işin partisi olmaz.
Siyaseti olmaz.
Muharrem Akdemir&[#]8217;i olmaz.
Ali Bektaş&[#]8217;ı olmaz.
Seçkin Özdemir&[#]8217;i olmaz.
Halil Posbıyık&[#]8217;ı olmaz.
Mithat Gülşen&[#]8217;i olmaz.
Mustafa Semerci&[#]8217;si olmaz.
Ömer Ünal&[#]8217;ı olmaz.
Adil Düzlü&[#]8217;sü olmaz.
Aydın Güngör&[#]8217;ü olmaz.
Satılmış Gebeş&[#]8217;i olmaz.
Olmaz oğlu olmaz.
Zonguldak Belediyesi, kent belediyesi olduğundan elbette daha fazla göz önünde&[#]8230;
Bu nedenle de her olay daha fazla göre batıyor.
Bir de alışkanlık haline getirmiş olması, onu daha ayrıcalıklı kılıyor.
Biraz fetva gibi olacak ama, ki ne haddimize;
Hangi belediye başkanı çalışanının üç kuruş maaşını zamanında vermeyip, incik-boncuk işlere para harcıyorsa, Allah&[#]8217;ından bulsun.
Bu halktan bulsun.
Oy verenlerinden bulsun.
Oy vermeyenlerinden bulsun.
Niye yazıyoruz bunları.
CHP&[#]8217;den bir yönetici dostumuz soğuk havada hızlı hızlı geçişirken durdurdu yolda;
&[#]8220;Bizim palmiyeleri görmüyorsunuz!&[#]8221; dedi.
Dedim ki:
&[#]8220;Görüyoruz görmesine de, alan memnun, veren memnun. Halkın çok da umurunda&[#]8230;&[#]8221;
&[#]8220;Benim umurumda&[#]8221; diyerek söylendi de söylendi.
Dedim ki:
&[#]8220;Senin Belediye Başkanın, git kendisine söyle.&[#]8221;
Dedi ki:
&[#]8220;Bizi mi dinliyor?&[#]8221;
Ve başladı geçtiğimiz aylarda yaşadıklarını anlatmaya&[#]8230;
Adam emekli olmuş. tazminatını alamamış.
Başkan Akdemir&[#]8217;den sert cevap alınca, partililere gitmiş.
Taşeron işçisi partililere gitmiş.
&[#]8220;Param yok. Evime götürecek ekmeğim&[#]8221; yok demiş.
Bu ve buna benzer pek çok olayda partililer, belediyeye yönlendirip yardımcı olmaya çalışmışlar.
Ve çoğunda söz verilip yerine getirilmemiş.
Ve bir şey daha ekledi.
&[#]8220;Ali Bektaş seçimi Zonguldak&[#]8217;ta alamaz.
Ama bizimkiler &[#]8216;zorla vereceğiz&[#]8217; diye uğraşıyor.&[#]8221;
Ve daha pek çok şey&[#]8230;
Yaklaşık bir haftadır Fen İşleri ve Temizlik İşleri&[#]8217;nde çalışan işçilerin söyledikleri ile çok sıkı CHP&[#]8217;li dostumuzun söylediklerini birleştirince, konuyu bugün manşete taşıdık.
Dişinden tırnağından artırıp taşeron işçisinin alacağını vermesi gereken, acil hizmetleri yapması gereken belediyenin palmiye dikesi tutmuş.
Şimdilik harcanan para, doğruysa, 60 bin liranın üzerinde.
Çerez parası.
Ama öyle değil.
Bu parayı yine Zonguldaklılar ödeyecek.
İller Bankası, babasının hayrına vermedi bu paraları.
Temizlik işçisinin söylediği gibi birincisi; palmiye Zonguldak&[#]8217;ta olsa ne olur, olmasa ne olur.
Burası Karadeniz.
İkincisi;
Bu çerez parası ile yapılabilecek bir sürü hizmet var.
Üçüncüsü;
Başkan Akdemir&[#]8217;in buna benzer bir sürü lüzumsuz harcamaları dikkate alındığında rakamların ne kadar büyüdüğü görülür.
Sen belediyenin bugüne kadar verdiği fakir ve asker aylıklarını salla, sonra verme, sonra git palmiye dik.
Olacak iş değil.
AK Partili Belediye Başkanı Secaattin Gonca da geçmişte, &[#]8220;Canlı palmiye Zonguldak&[#]8217;ta dallanıp budaklanmıyor&[#]8221; diyerek plastik ve ışıklı olanını diktirmişti.
Dediğim gibi, Akdemir veya diğerleri kim bu mantıkta belediye yönetmeye kalkıyorsa, o insanların ahı tutsun.
O alın terinin, yaşanan ızdırapların ahı tutsun!
İnsan kalmayı bilmek&[#]8230;
Diyor ki; George Orwell:
&[#]8220;Önemli olan yaşamak değildir, başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.&[#]8221;
Altına milyonlarca satır yazabiliriz bu düşüncenin.
Ama her şeyin özeti işte bu cümlede&[#]8230;
İçinde yaşadığımız şehrin yabanilerinden sıkılıyoruz.
Ve şaşırıyoruz.
Herkesin bu felsefeyi dile getirdiği yerde nasıl bu kadar kanı bozuk var?
Sütü bozuk var.
Nasıl bu kadar omurgasız adam var?
Her zaman söylediğim gibi görüş ayrılıkları, fikirsel farklılıklar, yaşamsal tercihler değil mesele.
Bunların pek çoğunu yargılayamayız bile.
Samimi bir nedene, gerekçeye dayandırılan etkenler değil.
İnsanı insandan soğutan, insanı insanları sevmekten, değer vermekten soğutan davranış biçimleri.
Say sayabildiğin kadar.
Bazen kimseyi değiştirmeye çalışmamak galiba en doğrusu.
Değişmek, gelişmek, yenilenmek isteyen zaten yapar.
Zonguldak&[#]8217;ta siyasetin, medyanın, iş dünyansın, STK mantığının en önemli ihtiyacı yukarıdaki cümlede saklı.
Tabii anlayabilene&[#]8230;