CHP&[#]8217;deki kongre tartışmalarının ötesinde kentte önemli bir seçim daha var.

Bülent Ecevit Üniversitesi, Rektörünü seçiyor.

Üç isim var yarışta.

Birincisi, ilk dönemini tamamlayan Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer&[#]8230;

İkincisi, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Uğurbaş&[#]8230;

Üçüncüsü ise, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya&[#]8230;

[*] [*] [*]

Hepimiz biliriz ki, böylesi yarışlarda kimi tanınmak için çıkar, kimisi isim yapmak için.

Kimisi seçilmek için çıkar, kimisi kendisini denemek için.

Ancak üç aşağı, beş yukarı kimin bu işe daha çok layık olduğu bellidir.

Kimin daha iyi yaptığı, yapabildiği, yapabileceği bellidir.

İlginç olan sol görüş adına birilerinin çıkmaması.

[*] [*] [*]

Uzun lafın kısası, Mahmut Özer, ilk dönemini başarısız ve çok tartışmalı şekilde tamamlasaydı, bu seçimlerin tansiyonu da yüksek olacaktı.

O zaman çok daha fazla şey söylenebilirdi.

Bugün fazla bir şeyler söylemek pek mümkün değil.

Rektörlük yeniden Mahmut Özer&[#]8217;e görünüyor.

Hakkıdır.

Neden mi?

Kısmen bahsedelim.

[*] [*] [*]

Özer, göreve geldiğinde, ben dahil pek çoğumuz farklı nedenlerden dolayı endişe içindeydik.

Üniversite büyüyecek miydi, küçülecek miydi?

Başka bir konu daha vardı.

Üniversitelerde türbanın serbest bırakılmaya başlandığı günlerdi.

Özer de, tam bu tartışmanın merkezinde atandı.

Pek çok iddia vardı.

Bu sürecin nasıl uygulanacağı merak konusuydu.

Akıllara gelen en önemli sorun şuydu:

&[#]8220;Öğrenciler ve akademisyenlere yönelik bir linç başlayacak mıydı?&[#]8221;

Ancak o endişelerin pek çoğu boş çıktı.

Evet, türban üniversiteye girdi, ancak kimse kimseyi yemedi.

Evet, başta türbanın girmesi pek çok akademisyeni, öğrenciyi rahatsız etti, ancak kimse kimseye karşı linç uygulamadı.

Hatta ve hatta kişi hak ve hürriyetleri adına bunun bir kazanım olduğunu yeni fark edenler oldu.

Görebildiğimiz kadarıyla Mahmut Özer, ideolojik anlamda baskıcı bir Rektör olmadı.

Aksine üniversiteyi daha fazla özgürleştirme çabası içinde olan bir Rektör oldu.

Öğrencilerin, akademisyenlerin siyasi düşüncesine ve inancına değil, aklına, bilime gösterdikleri ilgiye ve üretimlerine önem veren bir Rektör oldu.

[*] [*] [*]

Önceki Rektör Bektaş Açıkgöz döneminde çok önemli atılımlar sağlanmıştı.

Şahsen ideolojik farklılıkların ötesinde Açıkgöz sonrası aynı anlayışın devam edip etmeyeceğini merak ediyorduk.

Mahmut Özer döneminde üniversitenin büyümesi hız kesmedi.

Aksine katlanarak arttı.

Yeni yatırımlar, yeni bölümler hız kesmedi.

Bülent Ecevit Üniversitesi, her yönüyle daha sosyal, daha faal, daha paylaşımcı bir kurum haline geldi.

Türkiye&[#]8217;deki diğer üniversiteler arasında da ismi daha fazla anılmaya başlandı.

[*] [*] [*]

Özer döneminde dikkat çeken başka bir ayrıntıda, davet edilen konuklarla ilgiliydi.

Her görüşten yazar, sanatçı, bilim insanı davet üzerine Zonguldak&[#]8217;a geldi.

Fahri doktoralarını alanlar oldu.

Bunlar önemliydi.

Bunlar; üniversitenin her görüşe değer verip, saygı gösteren bir kurum haline gelmesi, gelebilmesi adına çok önemliydi.

Özer, bu yönüyle de sol görüşlü pek çok akademisyen ve öğrencinin takdirini kazandı.

Öylesine ki, seçilmesine katkı sağladığını düşünen bazı yakın arkadaşlarının tepkisine rağmen bu evrensel yaklaşımdan vazgeçmedi.

[*] [*] [*]

Her ne kadar üniversite ve kent arasındaki cam duvar tam olarak kırılamamış olsa da, bu dönem üniversite ve kentin birbirine daha fazla yaklaştığını görebiliyoruz.

Her anlamda yaklaştığını görüyoruz.

Kentin önemini, kentin geleceğini düşünen bir rektör oldu Mahmut Özer.

Ancak bu kentin ileri gelenleri, söz ve yetki sahipleri, temsilcileri henüz üniversitenin bu kent için önemini tam olarak anlayamadı.

Bu duyarsızlık, ilgisizlik, hazırcılık bu kavuşmayı ne yazık ki geciktirdi.

Eğitimden sosyal donatılara her alanda büyüyen, her alanda kentle daha fazla kucaklaşan Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü&[#]8217;ne seçilecek kişi, bu nedenle çok önemli.

Elbette Uğurbaş ve Çetinkaya da değerli isimler.

Ancak bu görev bir dönem daha Mahmut Özer&[#]8217;e yakışır.

[*] [*] [*]

Üniversiteye önemli adımlar attıran Mahmut Özer&[#]8217;in üç önemli artısı daha var.

Birincisi, farklı dünya görüşüne sahip akademisyenlerle kurduğu diyalog ve güven ortamı.

İkincisi, YÖK.

Üçüncüsü Cumhurbaşkanı.

Uğurbaş ve Çetinkaya da bunun farkındalar.

Üniversitemiz için kent için hayırlısı olsun.

Köktürk - Koçal - Furat ittifakı&[#]8230;

CHP&[#]8217;de yaşanan kongre süreci tüm hızıyla devam ediyor.

CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk, geçenlerde bahsettiğimiz çekek buluşmasına katılmadığını söylemişti.

CHP İl Başkanı Halil Furat da, Ali Koçal&[#]8217;ın olmadığını söylemişti.

Ancak öyle olmadığı ortaya çıktı.

Köktürk ile birlikte hareket eden Furat, Ali Koçal kanadını da yanına almış durumda.

Köktürk aslında orada&[#]8230;

Ruhu orada&[#]8230;

Alt çenesi orada&[#]8230;

Üst çenesi orada&[#]8230;

Sadece bedeni yok!

CHP&[#]8217;de netleşen kutupların altında elbette milletvekilliği seçimleri var.

Herkes kendi adamıyla, kendi ekibiyle birlikte hareket etmek isteyecek.

Öyle de oluyor.

Halil Furat kesin aday.

Harun Akın kanadında ise net bir isim yok.

Herkes Harun Akın&[#]8217;ın aday olmasını veya onun bir ismi işaret etmesini bekliyor.

Adaylık gibi bir düşüncesi olmayan Akın, mevcut yönetimden dert yanan, Köktürk ve Furat&[#]8217;tan dert yanan ilçe başkanlarının, ilçe yönetimlerinin oturup ortak bir aday belirlemesinden yana.

Köktürk ve Furat, Mehmet Haberal, Erkan Bülent Haberal ve Cevdet Uğurlu&[#]8217;ya kül yutturmaya çalışırken, fena yakalandılar.

Erkan Bülent Haberal, pek çok defa Tarık Coşkun ve Halil Furat&[#]8217;ın CHP&[#]8217;li olma dışında hiçbir meziyetlerinin olmadığını söylemiş, ancak seçim sürecince kendileriyle koşturdukları için, &[#]8220;Yapamayacaklarını ben de biliyorum, ama vefasızlık edemeyiz&[#]8221; diyerek desteklemişti.

Doğrudur, yanlıştır.

Onu tartışmıyoruz.

Her ikisinin de seçilmesi için çalışan Erkan Bülent Haberal&[#]8217;dı&[#]8230;

Cevdet Uğurlu&[#]8217;ydu&[#]8230;

Ancak Mehmet Haberal cezaevinden çıkınca işler değişti.

Temaslar kesildi.

Siyasi çıkar ilişkileri adres değiştirdi.

Maskeler düştü.

Ak koyun, kara koyun belli olmaya başladı.

Bu tartışmaların içinde yer almak istemeyen Mehmet Haberal da, bu tartışmaların içinde yer aldı.

Köktürk&[#]8217;ün ve Furat&[#]8217;ın gerçek yüzünü gördü.

Şimdi merak edilen şu:

Haberallar, Köktürk ve Furat&[#]8217;ın bu ucuz numaraları karşısında ne yapacaklar?

Kimin seçilmesi için çalışacaklar?

Daha önceki kongrelerde olduğu gibi asılacaklar mı?

Veya; &[#]8220;Bizim Zonguldak ile işimiz kalmadı&[#]8221; diyerek şamatayı mı izleyecekler?

Bizim tanıdığımız Erkan Bülent Haberal, bizim tanıdığımız Cevdet Uğurlu, Köktürk ve Furat&[#]8217;ın kendileriyle ilgili söylemlerini yanıtsız bırakmaz.

Bunların doğru ya da yanlış olduğunu anlatmak değil derdimiz.

Durum tespitinde bulunuyoruz!

Durum her haliyle vahim!

Başarılar diliyoruz.