Yıllarca Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı yap, sonra emekliye ayrıl, milletvekili ol.
65 yaşında yaş haddinden emekli olan üst düzey bir devlet memurunun yapması gereken şey, gidip torunlarını sevmektir.
Ama Hüseyin Özbakır, torunları yerine bizi sevdi!
Zonguldak'ı sevdi...
Bu sevginin nedenini, yeni yeni görüyoruz.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır, AK Parti İl Başkanlığı'ndaki bayramlaşma programında, "Bir arkadaşım var. 150 milyon dolarlık yatırım yapmak istiyor. Havaalanı bunu engelliyor. Çünkü yapacağı yatırımın bacası var. Bacası havaalanına denk geliyor. Bu yatırımla buraya gelirsek, Zonguldak için çok iyi olacak. Baca meselesini aşmamız gerekecek. İnşallah aşarız" deyince, hemen aklıma "baca" geldi.
Kömür nedeniyle hem çalışırken ölen, hem de sonrasında meslek hastalığının pençesine düşen Zonguldak insanı, son yıllarda termik santraller nedeniyle başta kanser olmak üzere birçok ölümcül hastalığa yakalandı.
Biz de, ilimizde, başta Filyos Vadisi olmak üzere çevreye zarar vermeyen emek yoğun yatırımlar olsun, bölge insanı iş-aş kazansın istedik.
Ama politikacılarımız; Zonguldak halkı yerine, hemşehrilerini, arkadaşlarını, akrabalarını, eşlerini, dostlarını düşündüler.
Ne diyor Hüseyin Özbakır?
"Baca meselesini aşmamız gerekecek."
Nasıl aşacaksın o baca meselesini Sayın Milletvekili?
Biz yıllardır "havaalanı açılsın" diye yırtınırken, sen şimdi arkadaşının bacası için havaalanını diline doladın!
Havaalanı bizim olsun, arkadaşının bacası senin!
Alın bacanızı gidin kardeşim!
"Baca" demek; "hava kirliliği", "su kirliliği", "toprak kirliliği" demek...
Saltukova'ya kurulacak bir sanayi bacası, "bölgenin en verimli tarım arazilerinin katledilmesi" demek.
Sayın Milletvekili...
Görev süren bittiğinde Zonguldak'ta yaşamayacağın için böyle rahat davranıyor olabilirsin.
Ama bizim gideceğimiz başka bir memleket yok.
Bizim havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletecek yatırımların peşinde koşma.
Madem arkadaşını çok seviyorsun!
O zaman o da seni seviyordur!
150 milyon dolarlık demir-çelik sektöründe bir yatırım yapsın!
Bacaya filan da gerek yok.
Fabrika inşaatında biz de çalışalım.
Ama çevreyi kirletecek bir yatırıma, sizin arkadaşınız değil, kim olursa olsun karşı çıkarız.
Kurbanda tosun kestik!
Mübarek Kurban Bayramı sona erdi.
Bayrama girerken kimseyi kırmayalım, üzmeyelim istedik.
Ama gerçekleri gizleyecek halimiz yok.
Bugün şifrelerini biraz verelim.
Belki kendileri basının karşısına çıkıp "delikanlı gibi" yaptıklarını savunurlar.
Olay şu:
İktidar partisinin tepe yöneticisi, iktidar partili bir belediyeye iki kamyon mal sattı!
Hem de öyle-böyle değil!
Satışın yöntemi konusunda da kimseden bir ses çıkmıyor!
"Doğrudan temin" desen, iki kamyon mal doğrudan temin edilemez!
"İhale" desen kimsenin haberi yok!
Tarafları yokladım, ama net bir yanıt alamadım.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, devletle iş yapanların partide "birim başkanı" bile yapılmayacağını söylüyor.
Mesela, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun, Kozlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne doğrudan teminle mal veriyor.
Bakalım bu belediye işinin içinden hangi "tosun" çıkacak!
Araya bayram da girdi!
Allah'a şükür, kurbanımızı kestik!
Ne kestiğimi merak ediyorsanız, söyleyeyim!
Vallahi tosun kestik!
Allah kabul eder inşallah!
Günün Sözü:
"Aslında insanların gerçek yüzleri her zaman ortadadır. Sadece bakmakta ve anlamakta geç kalırsın."
Bukowski